E-KİTAP PROJESİ®

~ TÜRKİYE'NİN e-KİTAP PROJESİ ~

KİTABINIZI HEM "EKİTAP" HEM DE "BASILI" OLARAK YAYINLAYALIM, TÜM DÜNYADA OKUNSUN VE SATIŞA ÇIKSIN.. * Anı, Roman, Şiir, Hikaye, Akademik çalışmalarınızı yayınlayalım * Tüm Paket Fiyatlarımızda SABİT FİYAT + YURTİÇİ - YURTDIŞI Dağıtım ve Satış İmkanı - * Kitabınız KİTAPYURDU, İDEFİX, D & R ve tüm kitap marketlerde..

POPÜLER KİTAPLAR
Başlıkla Eşleşenler
Başlıklarda Ara
İçeriklerde Ara
Postalarda Ara
Sayfalarda Ara
Filter by Categories
e-Kitap Hakkında
e-KİTAP OKUMA KILAVUZU
e-KİTAP SATIN ALMA KILAVUZU
Güncel & Global Haberler
Hobi Köşesi
İndirilecek Belgeler
İzlenecek Yol
Kapak Şablonları
Kitap & Yayın Dünyasından Haberler
Kitap Ebat ve Fiyatları
Kitap ebatı seçimi & maliyet şablonu
Kitap Şablonları
KİTAP YAYIN PAKETLERİMİZ
Piyano & Gitar Müzik yapma Sayfası
ŞİMDİ YAYINLAMAK İSTİYORUM
Yayınlanmış Makaleler
Yazarın Telif Hakları
Yazarlar

Diğer Arama Sonuçları...

ekitap yayıncılık {Avantajları&Yenilikleri}

Bir Kitap, 10 Ağaç!

Doğa Yusuf DökdökBir kitabın ilk baskı tirajı, kitaptan kitaba değişmekle birlikte, -ülkemizdeki genel uygulamaya göre- 2000 adettir. Satış kaygısı hesaba katıldığında 1000 veya 500 adet baskı da yapılmakla birlikte, popüler yazar kitaplarının maliyetini düşürerek ucuza satmak için başvurulan yüksek tirajlı baskılar ise bir seferinde yüzbin adete kadar çıkmaktadır.

Biz sıradan bir kitabı (sıradanlığı kitaplığından değil de sayfa sayısı, kâğıt gramajı ve tirajından kaynaklansın) ele alalım.

2000 adet kitap, tanesi ortalama 300 gramdan 600 Kg. eder. Yanisi 0,6 Ton!

Çevre ve Orman Bakanlığı web sitesinde bulunan ve Prof. Dr. Mustafa Öztürk tarafından 2005 yılında kaleme alınan yazıda belirtilen verilere göre;

Bir Ton kâğıt, 2,4 ton odundan yapılıyor. 2,4 ton odun elde etmek için ise 17 yetişkin çam ağacının kesilmesi gerekiyor. O bir ton kağıdı elde etmek için ayrıca 440 ton su ve 7600 kWh elektrik enerjisi kullanılıyor.

Kâğıt elde etmek için atık kâğıt veya az gelişmiş ülkelerdeki gibi alternatif bitkilerden faydalanılması durumunda yukarıdaki hesaplama geçerli olmamakla birlikte, su ve enerji kullanımı ile doğaya zararlı kimyasal madde kullanımı, ağaçtan üretilen kâğıttan çok daha farklı değil. Bu kimyasal madde çeşitlerini öğrenmek veya ağaçların kesilmesinden başlayarak kağıda kadarki yolculuğunun dehşetini yaşamak isteyenler, Çevre ve Orman Bakanlığı web sitesindeki belgeyi (MS Word dokümanı) inceleyebilirler.

Yine aynı kaynağa göre, her yıl dünya ormanlarının %1,3′ü (40 milyon hektar!) kâğıt üretiminde kullanılmakta. Bu da yaklaşık olarak bir İsviçre veya Paraguay yüzölçümüne denk geliyor.

Yani, 2000 tirajlı tek baskıda kalan mütevazı bir kitap basmak demek, doğaya ve insana karşı diğer maliyetlerinin haricinde 10 ağaç kesilmesi anlamına geliyor.

Bu kitaplar ne yazık ki, siz alsanız da almasanız da kitapçılardaki ve büyük marketlerdeki kitap reyonlarındaki rafları süslemeye devam ediyor ve böyle devam etmemesi için de ortada bir neden görünmüyor.

E-Kitap mı? O da ne ola ki? Şimdi ona değineceğiz:

 

Evrenin Yeni Belleği: Sanal Kitaplık*

“Web, ışıkları yanmayan ve bütün kitapların yerde yığılı olduğu bir kitaplığa benziyor…”
—Gerry McGovern¹

İskenderiye Kitaplığı’ndan, hatta belki de en başından beri, kitaplıklar bellek ile ilişkilendirilmiştir. “Çok sayıda cilt toplanmalıydı çünkü görkemli kütüphanenin amacı insan bilgisinin tümünü bir yere toplayabilmekti. Aristoteles için kitap toplamak bilim adamının çalışmalarından biriydi ve bir ‘anımsatma aracı olarak’ gerekliydi. Öğrencilerinden biri tarafından kurulan kütüphane ise genişletilmiş bir türdü: bu ‘Evrenin Belleği’ olacaktı.”²

Kitap hep bellek taşıyan bir ortam olarak görülmüştür. Bu düşüncenin uçları, Borges’in “Babil Kitaplığı”nın hayali “merkez”lerinden birinde buluşturulabilir.

“Letizia Alvares de Toledo, engin Kitaplık’ın yararsız olduğunu gözlemlemiş: açık söylemek gerekirse, tek cilt, genel düzene uyan, dokuz ya da on kadrata dizilmiş, sonsuz sayıda, sonsuz incelikte yaprağı olan tek cilt yeterliymiş. (On yedinci yüzyılın başlarında Cavalieri, som gövdelerin tümünün sonsuz sayıda düzlemlerin eklentisiyle oluştuklarını söylemişti.) Gerçi bu ipeksi vade mecum’u taşımak kolay olmazdı: görünen her sayfa benzerlerine açılırdı: düşünülemeyen orta sayfanın da arkası olmazdı.”³

Kitap ile bellek ilişkisi, kağıdın kaynağına, ağacın dokusuna, köklerine dek sürülebilir. Boş kağıdın, orada yazılı olabilecek her şeyin muhtemel toplamını içerdiğini ileri süren yazarlar çıkmıştır. Bu “toplam yazı”nın evrenin ta kendisi olduğuna inanan tarikatlarla doludur tarih: Tanrı, geçmişin, bugünün ve geleceğin belleğini taşıyorsa, evreni yarattığı alfabe belleğin toplamına eşit ve sonsuzdur.

Kitap, bellek olarak kağıt ortamını kullanan bir bilgi mekânıdır. Basılı yazının çizgisel ve artzamanlı mekânı. Kitabın, bellek olarak kağıttan daha “yumuşak” bir ortamı, “bit”lerin⁴ elektronik ortamını kullanan yeni bir türü, yazının bu kez ne çizgisel, ne de artzamanlı olan bir başka mekânını ortaya çıkartmıştır: elektronik kitabın bilgi hipermekânı.

Ağaç dokusundan silisyum temelli silikon çiplere kitabın yaşadığı bu dönüşüme, kitaplıkların dönüşümünün eşlik etmemesi düşünülemez. Aslında kitaplıklar elektronik ortamla kitaplardan daha önce tanışmışlardır. Kitaplık düşüncesinin doğuşundan beri çok çeşitli konuda çok sayıda kitabı okuyucu için erişilebilir kılmak adına geliştirilen katalog, kart vb. arama sistemleri, enformasyon ve iletişim teknolojilerinin sunduğu kapsamlı, hızlı ve esnek sınıflandırma yeteneklerinin çekimiyle yavaş yavaş elektronik ortama taşınmıştır. Katalogları ve arama motorlarını elektronik ortama aktarılan kitaplar izlemiştir.

Birer enformasyon mekânı olan kitapların mekânı olarak Kitaplık, enformasyonun mekânsal metaforu olmanın da ötesinde saf enformasyon mekânı haline dönüşmeye başlamıştır. Enformasyon dolaşımı üzerine kurulmuş, maddesel-olmayan, akışkan ve esnek bir ağ mekânı.

Elektronik kitaplar ve sanal kitaplıklar, yazılı kültürümüzün yeni bir evresine mi işaret ediyor, yoksa bitişine mi? Bu soru farklı bağlam ve niyetlerle bir çok kez sorulmuştur. Henüz cevabı belli olmayan bu sorunun çözümü, belki de gizlediği değişim göstergelerinde yatmaktadır.

“Sözel olandan yazılı olana –Sokrates ve izleyicileri tarafından uyarıyla karşılanan- tarihsel geçiş, entelektüel işleyişin kurallarını da tamamen değiştirdi. Yazılı metinler dolaşıma sokulabilir, incelenebilir ve notlarla zenginleştirilebilirdi; bilgi istikrarlı bir temele oturabilirdi. Yazılı olandan mekânik baskıya geçiş ve buna bağlı olarak okuryazarlığın halk arasında yayılışı, çoğu kişi tarafından Aydınlanma’yı mümkün kılan şey olarak gösterilir. Ve şimdi de bilgisayarlar, bir anlamda uygulanmış akılsallığın kusursuz örneği olarak, basılı sözcüğün otoritesini sarsıp, bizi spiralin farklı bir bölgesinde de olsa, sözel kültürleri karakterize eden süreç odaklılığa geri döndürüyorlar.”⁵

Aslında kağıt üzerindeki yazıyla ekrandaki yazı arasında belli bir süreklilik ilişkisi de mevcuttur. İnsanlar bilgiyi gelecek kuşaklar için erişilebilir kılmak için yazıyı, bilgi temelli bir iletişim teknolojisi olarak kullanmışlardır. Antik Yunan’ın “alfabetik zihni”, bir teknolojik paradigma dönüşümünün ürünüdür. “Benzeri tarihsel boyutlara sahip bir teknolojik dönüşüm de 2700 yıl sonra meydana gelmiştir, yani farklı iletişim tarzlarının etkileşimli bir ağ yapısıyla bütünleştirilmeleri. Bir başka deyişle, Üst-Metin ya da bir Üst-Dilin ortaya çıkışıyla, tarihte ilk kez, insan iletişiminin yazılı, sözel, görsel-işitsel tarzları tek bir sistemle bütünleştirilmiştir. (…) (Gerçek ya da ertelenmiş) seçili bir zamanda erişimi herkese açık küresel bir ağ içerisinde bir çok noktada etkileşime giren metin, imge ve seslerin aynı sistemde olası bütünleştirilmeleri, iletişimin niteliğini temelden değiştirmiştir.”⁶

Belleği kayda geçiren yazı, aynı zamanda belleğin yıkımını getireceği iddiasıyla eleştirilmiştir, tıpkı bugün elektronik ortam için ileri sürüldüğü gibi.

“Phaedrus’ta Platon, Sokrates’in ağzından yazının insani olmadığını; gerçekte sadece insanın zihninde var olan düşünceyi zihnin dışında kurmaya kalkıştığını söyler; yazı bir nesne, imal edilmiş bir üründür. Elbette aynı söz, bilgisayar için de geçerlidir. Daha sonra Platon, yine Sokrates’in ağzından yazının belleği çürüttüğünü söyler. Yazıya alışan unutkan olur, kendi öz kaynaklarından yararlanacağına dış kaynaklara bağımlı kalır ve öz kaynaklarını yitirir. Yazı zihni zayıflatır. Bugün aynı sözleri anne-babalar, öz kaynak sayılan çarpım cetvelini ezberleyeceğine hesap makinesi kullanan çocuklar için söylemektedirler.”⁷

Elektronik ortam, birlikte anıldığı “enformasyon hızı” boyutuyla, yazılı kültürün değerlerini tehdit eden bir güç olarak da görülmekte ve alınan her enformasyon paketinin bir öncekini silen hızlı akışıyla, insan algısını ve bu arada belleğini de dönüştürmekle suçlanmaktadır. Hız ile bellek, bildiğimiz tanımlarıyla birbirilerini itmektedir.

“SİBER-mekân, ya da daha doğrusu, ‘sibernetik zaman-mekân’, gazetecilerin pek sevdiği şu doğrulamada kendini bulur: enformasyon, yerine ulaştırılmasındaki hızla değerlenir, daha da iyisi, hız enformasyonun ta kendisidir. (…) Bugün, ENFORMASYONUN madde-zaman-mekânın nihai boyutu haline gelmesiyle birlikte, bilişimcilerin, mekânın varolmadığı bu zaman derinliğini, sınırlı olmayıp genelleşmiş enformasyon ile, fizik ve bilişimin tümüyle birbirlerine karıştığı bir ENFORMASYON-DÜNYA ile özdeşleştirme eğilimleri artmıştır.”⁸

Kitap ile elektronik kitabı, metin ile hipermetini Paul Virilio’nun kavramlarıyla konumlayacak olursak; bir yanda elektronik enformasyon iletiminin “hız-yönelimli psiko-coğrafi imparatorluğu” “enformasyon-dünya”da sürekli akan “sibernetik ideografi” ya da “elektro-optik enfografi” olarak Hipermetin (hypertext); öte yanda “bilgi”nin gövde bulduğu, algılanabilir zaman-mekâna tabi, çizgisel-artzamanlı, optik-grafik topografya, yani Kitap bulunmaktadır.

Basılı yazının mantığı sentaks kurallarıyla belirlenir. Söylemin temel yapısı olarak sentaks, insan zihninin dil aracılığıyla anlama ulaştığı bir haritalandırmadır. Basılı yazı aslında bir tür çeviri işlemini gerektirir: Basılı yazı okunurken anlama doğru çevrilir. Okurun deneyimi tümüyle mahremdir. Sayfaların belli bir sırayla çevrilmesi ve sayfa boyunca dikey hareket, basılı yazının zaman eksenini belirler. Basılı kitap durağandır, okur kitap boyunca hareket eder, kitap değil.

Oysa elektronik ortamda enformasyon, bir özel vericiden özel bir alıcıya doğru değil, açık bir ağ üzerinde hareket eder. Özel ağlar dışında, bu deneyim, kamusal bir nitelik taşır. Elektronik iletişim etkileşimlidir. Ekrandaki içeriğin bir noktasından bir başka noktasına, bir başka içeriğe ve oradan bir başkasına ulaşmak mümkündür; enformasyon potansiyel olarak her zaman ağ üzerinde mevcut olsa da basit bir tıklama ya da tuş darbesiyle silinebilir, değiştirilebilir. Okuma hızı ekranın kaydırma hareketiyle artmıştır. Temel hareket, daha ziyade birleştiricidir, dikey olarak toplayıcı değil. Sunum algıyı yapılandırır ve algı enformasyonun nasıl düzenlendiğine göre belirlenir.

Kitaptan ekrana doğru bu geçiş, neleri değiştirecektir? “Eski tarz, tek bir yazar tarafından daktilo edilmiş, yeniden gözden geçirilmiş, dizilmiş, basılmış, kitapçılar aracılığıyla dolaşıma sokulmuş, okur tarafından satın alınmış, yine eski tarzda, sayfaları baştan sona çevirerek, yazarın seçtiği çok sayıda mevcut imkân arasında gerekli yapı sayılan bir anlam yapısına doğru birleştirilmiş A Metni. Şimdi de B Metni, bir ya da bir çok yazar tarafından seçenekleri çoğaltan bir yazılım kullanılarak bilgisayarda oluşturulmuş hipermetin. Ortaya çıkan metin, eski tarzda çizgisel olarak da okunabilir, ama aynı zamanda açık bir metindir. Okuyucu çok sayıda alt anlatı patikalarına sapabilir, belli anahtar tanımlamalarla görsel unsurları çağırabilir, farklı bir çok olası sondan herhangi birini seçebilir. B metni ile yaptığımız nedir? Bunu hala ‘okumak’ olarak adlandırabilir miyiz? Yoksa, ‘metinlemek’ (texting) ya da “sözcük-pilotluğu’ (word-piloting) gibi bir terim mi uydurmamız gerek?”⁹

Roland Barthes, “S/Z”de, “ideal metin” olarak da adlandırdığı “ağ olarak metin”in, yani hipermetinin düşünü kurmuştur:

“Bu ideal metinde, hiçbiri diğerine üstün gelmeksizin, ağlar çok sayıda ve etkileşim halindedir; bu metin, gösterilenlerden oluşmuş bir yapı değil, bir gösterenler galaksisidir; başlangıcı yoktur; tersine çevrilebilir; hiçbirinin asıl giriş olmadığı çeşitli girişlerden geçerek ulaşırız oraya; harekete geçirdiği kodlar göz alabildiğince uzanırlar ve önceden belirlenemezler…; anlam sistemleri bu mutlak olarak çoğul metin üzerinde egemenlik kurabilirler, ancak dilin sonsuzluğuna bağlı olarak sayıları asla sonlu değildir.”¹⁰

Dünyadaki her şeyin bir Kitaba ulaşmak için varolduğunu düşünen Mallarmé gibi, metni henüz kurulmamış bir ağ olarak gören Jean-Joseph Goux da benzer bir yaklaşım içindedir: “henüz düşünülmemiş bir ağ düşüncesi, temsiliyetçi olmayan ve çokdüğümlü bir örgütlenme, bir metin düşüncesi… hiçbir şeyin başlıklandıramayacağı metin. Başlıksız, bölümsüz. Başsız, büyük harfsiz.”¹¹

Bir çok farklı metni kendi içlerinde ve birbirleri arasında etkileşimli olarak bağlantılayan hipermetin, kendisini görsel enformasyon, ses, animasyon ve diğer veri biçimleriyle bütünleştirerek genişleten “hipermedya” terimiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu durum, elektronik ortamın kitabı dönüştürdüğü bir başka noktayı ele verir. Elektronik kitap multimedya haline gelmektedir. Ya da, “multimedya giderek kitaba benzemektedir, katlayıp yatağa götürebileceğiniz, sohbet edebileceğiniz ya da size bir hikaye anlatabilecek bir kitaba.”¹²

Günümüzde, tümü internet erişimli olmak üzere, önce PDA (Personal Digital Assistant) adı verilen cep bilgisayarlarıyla, sonra kitap biçimi verilmiş tablet PC’lerle ve son olarak da bükülebilir, kullanılıp atılabilir “elektronik kağıt”la¹³, e-kitaplar artık tümüyle birer hipermedyaya dönüşmektedir.

Gerek hipermetin, gerekse hipermedya kavramları dolaysız olarak ağ mantığına bağlı oldukları için, hipermedya olarak elektronik kitapların birer düğüm oluşturarak kurdukları ağı, “sanal kitaplık” diye adlandırmak yanlış olmaz. Bu öylesine bağlantılı bir kitaplıktır ki, erişilebilirlik bakımından içerdiği kitapların toplamı olan bir Sanal Kitap haline gelmektedir.

Leiden Üniversite Kütüphanesi - J. C. Woudannus - 1610

Leiden Üniversite Kütüphanesi – J. C. Woudannus – 1610

Aslına bakılırsa, bağlamı biraz zorlayarak, “ağların ağı” internetin kendisinin devasa bir sanal kitaplığa benzediğini söylemek mümkündür, ama “ışıkları yanmayan ve bütün kitapların yerde yığılı olduğu” bir kitaplığa… Sağladığı hızlı enformasyon birikimi ve kayıt yeteneğiyle internetin, tıpkı İskenderiye Kitaplığı gibi, “evrenin belleği” olarak görülmeye aday bir konumu vardır. Ama aynı devasalık, gayri merkezi yapı ve bağlantı imkânlarının sonsuzluğuyla birleştiğinde, İnternet “enformasyon çöplüğü” olarak da adlandırılabilir.

Oysa zamanımızın sanal kitaplıkları, internet içerisinde oluşturdukları özel enformasyon mimarileriyle, sınıflandırma, arama ve erişim araçlarıyla bu kaosun içerisinde birer “düzen adası” olarak belirmektedir. Kütüphanecilik ve bilişim, başka bir çok alanda olduğu gibi iç içe geçmektedir. Bunu üniversitelerin kütüphanecilik bölümlerinin sunduğu uzmanlık nitelemelerinden de anlamak mümkündür: Enformasyon aracılığı, enformasyon erişim uzmanlığı, referans kütüphaneciliği, bilgi yöneticiliği, kitaplık enformasyon yöneticiliği, kitaplık medya uzmanlığı, internet kütüphaneciliği vb.

Sanal kitaplığın, birbiriyle sarmal bir ilişki kuran iki temel ekseni vardır: Bu eksenlerin biri, fiziksel kitaplar barındıran fiziksel bir kitaplığın, kayıtlarını, kataloglarını ve giderek kitapların elektronik versiyonlarını barındıran sanal uzantısıdır. Nitekim, iletişim ve bilişim teknolojilerinin gelişimiyle, önce British Museum and Library, Bibliothèque Nationale de France, Library of Congress gibi Batı’nın prestijli ulusal kitaplıkları, daha sonra da ilkokul kitaplıklarına kadar bir çok kamusal kitaplık, arama işlevleri başta olmak üzere, kayıt, erişim sağlama vb. işlevleri aşamalı olarak elektronik ortama taşımışlardır.

Diğer eksen ise, yalnızca elektronik kitapların bulunduğu, tüm mevcudiyeti ağ üzerinde olan sanal kitaplıklardır. Bu tür kitaplıkların öncüleri, genellikle telif yasaları kapsamı dışında kalan klasiklerin elektronik versiyonlarını barındıran ve hedeflenen kapsamıyla cüretkar “bellek” nitelemesine göz diken projelerdi. Hız kesmiş de olsa halen varlığını sürdüren “Gutenberg Projesi” bunların en ünlüsüdür.¹⁴ 1971’de Michael Hart tarafından, kendisinin “kopyalayıcı teknoloji” (replicator technology) adını verdiği, “bir bilgisayara girilebilen herhangi bir şey sonsuzca çoğaltılabilir” ilkesinden hareketle başlatılan “Gutenberg Projesi”, bilgisayara girilen herhangi bir kitabın (bu arada resimlerin, seslerin, hatta üç boyutlu nesne taramalarının) dileyen herkes için (hatta uydu aracılığıyla bu dünyada olmayanlar için bile) erişilebilir olması fikri üzerinde kuruldu.¹⁵ Erişilebilirlik adına, herhangi bir işletim sistemi tarafından tanınabilecek basit metin formatında¹⁶ yüklenen e-kitapların, herhangi bir internet tarayıcısı ile okunabilmesi esas alınmıştı.

Zamanla bu tür kitaplıklar giderek arttı. Bugün, fiziksel/kamusal ya da sanal/kamusal nitelikli kitaplıkların yanı sıra, çok sayıda özel, akademik, vb. sanal kitaplıklara, hatta farklı kategorideki bir çok sanal kitaplığı bünyesinde barındıran ya da erişim sağlayan sanal kitaplık “portal”larına rastlamak mümkün. Bu zincire, giderek hacim kazanan elektronik yayıncılık sektörünün, e-kitap üretim, satış ve dağıtımıyla uğraşan şirketlerin oluşturduğu elektronik ticaret siteleri de katılınca, kapsam tahmin edilebilir. Henüz, kitaptan e-kitaba, kitaplıktan sanal kitaplığa doğru hareketin başlangıç aşamalarında olduğumuz ve bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişim ivmesi hesaba katılırsa, kültürel bellek olarak sanal kitaplığın yol açacağı değişimin boyutları konusunda çok silik bir imgeye ulaşmak zor olmayacaktır.

Sanal kitaplıkların önünde, tıpkı e-kitap yayıncılığının olduğu gibi, güçlü bir fikri hak mülkiyeti engeli vardır. İnternet ortamında dolaşıma giren e-kitabın kopyalanabilir olması bakımından, telif kapsamı dışında kalan eserler haricindeki kitap, makale vb. malzemenin kamusal dolaşımı sorunu henüz tam olarak çözülememiştir. Sanal kitaplıklar, özellikle fiziksel kitaplıkların sanal uzantıları, bu sorunu üyelik vb. sistemlerle, giderek de kopya koruma teknolojisi gibi önlemlerle çözmeye çalışmaktadır. Yine de yayıncılar fikri hakları konusunda kamusal kitaplıkları önemli bir tehdit olarak algılıyorlar. Ancak, tıpkı okulların elektronik öğrenime, kitapçıların e-kitapçılara, müzelerin sanal müzelere dönüşmesi, daha doğrusu sanal paralel evrenini yaratması gibi, koruma, hacim yönetimi ve depolama, erişim sağlama gibi pek çok sorunla boğuşan kitaplıklar sanal uzantılarını oluşturmaya devam ediyorlar. Kitaplık portallarıyla birbirine bağlanan sanal kitaplıklar, internet içinde ikinci bir ağ kuruyor, evrensel kütüphanecinin dünyadaki tüm kitapları birleştirme düşü bir bakıma yeniden hayat buluyor.

Evrenin belleği olarak kitaplık, hep sonsuzluk imgesiyle düşünüldü. Ağın içerdiği ve içereceği düğümlerin birleşimindeki olasılıkların uçsuzluğuyla kurulan hipermekânda, kitaplar, yazı, kültür fragmanları, taklitler, simülasyonlar, unutuluşlar durmaksızın birbirine bağlanabilir. Ama enformasyon hızıyla atalete tutulan algının zaman-mekânı ya da kamusallığın kaygan zemini, bu çizgisel ve artzamanlı olmayan boyuta nasıl açılacak? Kütüphanecinin bile, hızla dokunan ağın her anını kuşatamadığı sonsuz bir kitaplıkta, ancak “zahir”den bakanın küresel bakışlarıyla her anı ve noktasını ”okuyabildiği” ve çıldırdığı o imkânsız kitabı kim okuyacak? Siborg mu? “İnsan-sonrası” (post-human)…

Peki ya e-kitaplara da, kitap kurtları gibi, virüs, internet solucanı türü haşarat bulaşırsa? Ya virüs, elektronik ortamda kodlanmış bilgiyi tüm ağ boyunca kendisini sonsuz sayıda kopyalayarak sonsuza dek dönüştürürse? Sorular açık, imkân da…

 

Bilmemenin Dayanılmaz Hafifliği

Google, geçtiğimiz aylarda Kitap Projesi‘nin mobil cihazlar için uyarlanmış yeni sürümünü duyurdu; siz duydunuz mu? Kataloğunda bir buçuk milyonu aşkın e-kitap bulunan bu kütüphaneye artık telefon ve diğer portatif cihazlardan da ulaşılıp kitap okunabiliyor.

Ücretsiz yüklenebilen “Stanza” (iTunes Bağlantılarıdır) ile “eReader” ve üç dolara satılan “Classics” yazılımlarıyla Apple’ın iPhone’u da, Amazon’un Elekronik Kitap (E-kitap, E-tablet) cihazı “Kindle”a ciddi bir rakip haline geldiğini göstermişti hani… Stanza’yı bugüne değin bir milyondan fazla kişi indirmiş cebine. Kimi kurcalamak içinse, kimi kitap okumak, “e-kitap” okumak için.

Stanza Bestsellers

Stanza Bestsellers

Amazon, ilk çıktığı günlerde yok satan Kindle’ın ikinci modeli “Kindle 2″yi geçen yılın sonlarında piyasaya sunmuştu. iPhone veya Kindle’ın elektronik kitap tableti olarak en önemli özellikleri, bir bilgisayar bağlantısına ihtiyaç duymaksızın internet veya kablosuz telefon ağlarından kitap indirebilmeleriydi; biz bilelim veya bilmeyelim halen de öyle…

Stanza kütüphanesinde 100.000′in üzerinde, Amazon’un kütüphanesinde 270.000′i aşkın e-kitap bulunuyor. Amazon’un, sadece iPhone üzerinde çalışan Stanza’nın sahibi Lexcycle firmasını satın aldığı –bugün– duyuruldu. Google, saman altından su yürütüyor.

Ya biz ne yapıyoruz?.. Kitapla hatırlı bir ilişki kurabilmişlerden konuya biraz aşina olanlarımız varsa da, onların “Öyle de kitap okunur muymuş canım…” diyerek geçiştirmesiyle bekleşiyoruz. Bekleyelim… Bekleyelim ki dünya teknoloji ve çevrimiçi perakende devleri gelsinler, öyle kitap okunur muymuş okunmaz mıymış göstersinler. Biz yine bildiğimizi okuyalım.

İnternet üzerinde mevcut ve artık milyonlarla ifade edilen elektronik kitap sayısının yüzde doksan dokuz nokta doksan dokuzu Türkçe dili dışındaki eserler.

“Bu Türkçe bilenler için ne anlam ifade ediyor?” diye sorulacak olursa, bunun en isabetli yanıtı, “Matbaanın bu topraklara Avrupa’dan üç yüz yıl sonra gelmesi ne anlam ifade ediyorsa, o…”dur.

Classics

Classics

İyimser, günümüz gerçeklerine uymasa da güne not düşen başka bir bakış açısı ise okunması yapmasından daha kolay uzun bir cümleyle bize şunu söyler:

“Üniversitelerin kimi kendi içlerinde yürüttükleri, kimi ünvan yükseltme tezlerine konu olmakla kalan çalışmaları artık birleştirmeleri ve genele yayma iradesini göstermeleri, bunun için öncelikle yayınevleri ve yazar örgütlerinin bu çalışmalara dahil edilmesi, sonralıkla halihazırda konuyla ilgilenmekte olan uluslararası organizasyonlara dahil olunması, sahipsiz metin zenginliklerimizin yasal yoldan nasıl işlenebileceği konusuna telif hakları kapsamında açıklık getirilmesi, bu arada aydınlanma yolunda “etken” bir unsur olarak “okuma” eyleminin erdemlerini “edilgen” topluma anlatma erkini elinde bulunduran “bir hısım” medyanın ticari amaç gütmeksizin(!) gündem oluşturmayı kendine heves edinmesi, mevcut ve müstakbel telif hakkı sahiplerinin bu haklarını paraya çevirebilecek mekanizmaların ülkemizde de oluşturulması ve böylelikle kitapların sayısal bilgi haline dönüştürülmesine başlanarak dileyen okurların erişimine açılması için aradan otuz yıl geçmesinin beklenmemesi…”

– Amiiin!..

Yani insanlığın genel yararının değil, bireyciliğin yüceltildiği, zümrecilikten, taraf(k)ârlıktan çoğu birey bile olamayan bir insan topluluğu için olmayacak duaya idi amin. Bizde bazı şeylerin dank etmesi zaman alabiliyor.

Bu da kendiliğinden gerçekleşmiyor elbette; “beklenmedik bireycilerin” atı alıp Üsküdar’ın hâkim bir tepesinden pis bıyıklı bir gülümsemeyle dank ettirmesi gerekiyor.

Yenilik ve devrimsel nitelikleri toplumca bilinmeyen bir konu, kanıksanması şöyle dursun, henüz hiç irdelenmemişken, “duble yol devrimcilerimizin(1)” Milli Eğitim Bakanlığı eliyle hangi kapalı kapılar ardında, hangi tepeden inme e-kitap cihazını, hangilerimizin içtiği rakıdan arttırdıkları vergilerle finanse ederek, hangi “bireyleri” zengin edeceğini de pek yakında görüp öğreneceğiz. Haberiniz oldu mu?.. Amaçlarını “çocukları çantalarındaki kitapların ‘ağırlığından’ kurtarmak” olarak açıklamışlardı hani…

Belki de herşeyi, Bilmesek daha iyi olurdu..!

"Amazon.com yeni gelişmeler"

, Elektronik Yük. Müh. Murat UKRAY tarafından yayınlandı

* (ARIES, S:1, Haziran-Ağustos 2012)

Kaynakça

  1. Gerry McGovern, “Egovernment: Epublisher”, NUA White Paper, Şubat 2001, http://www.nua.com (Artık yayında olmayan bu web sitesi yerine belgeye şu adresten ulaşabilirsiniz: (http://www.veribaz.com/viewdoc.html?egovernment-epublisher-446310.html)
  2. Alberto Manguel, Okumanın Tarihi, çev. Füsun Elioğlu, Yapı Kredi Yayınları, 2001, sf. 223
  3. Jorge Luis Borges, “Babil Kitaplığı”, Ficciones – Hayaller ve Hikayeler, çev. Tomris Uyar – Fatih Özgüven, İletişim Yayınları, 1998, sf. 75, dipnot 4
  4. Bit: B(inary) (Dig)it, yani ikili sayı sözcüklerinin kısaltılmasından türetilen “bit” sözcüğü, bilgisayar dilinde en küçük enformasyon birimini belirtmek için kullanılır. 0 ve 1 lerden, yani açık / kapalı mantığından oluşan dijital enformasyonun en küçük birimi, 0 ve 1 değerine sahip olan bit’tir. Normal boyutlarda bir kitabın elektronik versiyonu, yaklaşık 10 milyon bit’ten oluşur.
  5. Sven Birkerts, “Hypertext: Of Mouse and Man”, The Gutenberg Elegies – The Fate of Reading in an Electronic Age, Faber and Faber, 1994
  6. Manuel Castells, The Rise of the Network Society (The Information Age: Economy, Society and Culture – Volume I), Blackwell Publishers, 1996, sf. 328
  7. Walter J. Ong, Sözlü ve Yazılı Kültür: Sözün Teknolojileşmesi, çev. Sema Postacıoğlu Banon, Metis Yayınları, 1995, sf. 98
  8. Paul Virilio, L’art du Moteur, Galilée, 1993, sf. 180-181
  9. Sven Birkerts, “Hypertext: Of Mouse and Man”, a.g.y.
  10. Roland Barthes, S/Z, Seuil, 1970 (1996), sf.11-12
  11. Jean-Joseph Goux (Numismatique II), aktaran: Jacques Derrida, La Dissémination, Seuil, 1972, sf. 203
  12. Nicholas Negroponte, “Boks without Pages”, Being Digital, Coronet Boks, 1995 (1996), sf. 71; ayrıca bkz. “The Future of the Book”, Wired 4.02, Şubat 1996, http://www.wired.com/wired/archive/4.02/negroponte.html
  13. “Elektronik Kağıt”: Yüksek kontrastlı, düşük maliyetli, okunabilir/yazılabilir/silinebilir ortam
  14. Project Gutenberg, http://www.promo.net/pg/
  15. Bkz. “History and Philosophy of Project Gutenberg”, 1992, http://www.promo.net/pg/history.html
  16. “Plain vanilla ASCII” – Enformasyon Değişimi için Amerikan Standard Kodu’nun düşük bir türevi.

 

Online kitap {Avantajları&Yenilikleri}

 

E-Kitap keşfedildi(!)

Ülkemizde elektronik kitap yayıncılığı denenmeye başladı. Bu konuda ilk olduğunu söyleyen bazı yazarlar, kendisine sponsor olan portalların desteğini de alarak İnternet alemine daldılar.

Stephen King’den esinlenenler seri kitaplarından ilkini feda(!) ederken, bir diğer yazarımızın okurlarına yine bir ilkle ortaya çıkıldığı savıyla kitap yazdırılıyor.

Yeni yayın dünyası haberlerini okumuşsanız: Stephen King’in, yeni romanı sadece internetten elde edilebiliyor  olduğunu ilginç bulabilirsiniz. Matbaa yok, kitapçı yok, şeklen kitap yok. Bilgisayardan doğrudan bilgisayara, okuyucuya servis.

Kâğıt ve dokunma duygusundan vazgeçemeyenlerdenseniz, ‘dosya indirme’ yoluna gidersiniz. İlgili siteye girip gerekli ücreti (plastik para; kredi kartıyla elektronik yoldan-internette) ödedikten sonra, dosyayı yani kitabı kendi bilgisayarınıza taşır ve kâğıda döker okursunuz.

King’in elektronik kitabı (e-kitap) internete çıktığı gün 400 binin üzerinde ‘alıcı’, bilgisayar kullanıcısı yayınevi sitesine girmiş. 2.5 sterlini bastıran 400 bin okuyucu peşin peşin King’in son romanına ilgisini, isteğini belirtmiş oluyor.

Bu, yakın gelecekte kitabın, genelde edebiyatın yaşayacağı evrimin ilk ve önemli bir habercisi bence. Örnek olay, nelerin değişeceğine ilişkin ipuçlarını da taşıyor aslında.

Birincisi hemen saptanabilir: Kitabın hacmen küçülmesi! King’in internette servise konan romanı sadece 65 sayfa… Yayıncı bu hacimdeki bir kitabın internet üzerinden yayımlanmasının çok daha ucuza mal olduğunu belirtiyor.

Doğru ve haklı. Daha önce yine burada değinildiği üzere kitap / edebiyat ürünü, niteliği ne olursa olsun, sonuçta bir ‘meta’dır. Ve piyasa koşulları içinde üretilir, biçimlenir. Son örnek bunu yeterince ortaya koyuyor.

Küreselleşme diye adlandırılan içinde yaşadığımız dönemin birbirinden doğan ve birbirini bütünleyen iki temel öğesi var.
 

* Bilgi başta olmak üzere her tür ürünü mümkün olabilen en geniş ‘tüketici’ye en hızlı, en ucuz yoldan ulaştırmak.
 

* En fazla bilgi; en yaygın, en hızlı servisle en çok ve en hızlı kazancı sağlamak.

Şimdi yine örneğe dönüp ‘e-kitap’ öncesi, klasik yolu izleyelim. Yazar, dosyayı yayınevine teslim eder. Muhtemelen bilgisayarda yazılmış metin, yayınevinde kâğıda dökülüp redakte edilir. Bunlar yeniden bilgisayara yüklenir. Sayfa düzenlemesi yapılır. Kapak tasarlanır. Dağıtımcı ve satıcılarla görüşülür, ön sparişler alınır, buna göre baskı adedi belirlenir. Dosya matbaaya gönderilir. Kitabın içi ayrı, kapağı ayrı basılır, bunlar ciltlenir. Matbaadan çıkan ürün depolara nakledilir. Oradan yüzlerce merkezdeki dağıtımcıya, satıcıya yeniden nakledilir… Tüm bunlar, ayrıca dağıtımcı ve satıcı kâr payları ‘girdi-ek maliyet’ olarak kitabın üst fiyatına yansır vb. vb.

e-kitap’taysa basım ve sonraki işlerin tümü ortadan kalkıyor. Hız ve ekonomi!

Buraya dek iyi. Öteki yanına baktığımızdaysa iş biraz değişiyor. Dediğim gibi her şeyden önce, kitabın hacmi düşüyor, azalıyor. Hızlı dolaşımı, ortalama bir bilgisayara sahip herkesin kitaba ulaşımını sağlamak için bu gerekli. Daha fazla, daha yüksek kapasiteli bilgisayar (bellek vb) gerektiriyor. Elektronik-sanal ortamın da kendine göre ‘hacim’ sorunu var!

Denebilir ki, bunun da çaresi var. Tabii ki: Daha fazla bellek, kapasite gerektiren hacimdeki kitap için birkaç dosya açılır. Yani kitap bölümlere ayrılıp öyle servise konur. Abonelik sistemi uygulanır ya da okuyucu, aldığı-tükettiği kadar ödeme yapar. Bu da bir avantaj. İlk bölümü aldınız, beğenmediniz, ötekilere bakmazsınız… Fena mı?

Galiba iş biraz da oraya gidiyor. Haberin ikinci kısmına bakılırsa, ‘e-kitap’ın gördüğü ilgi King’i tam da düşündüğümüz türden ‘yeni bir proje’ye götürmüş: Bundan sonraki kitabını internette ‘tefrika’ etmeyi tasarlıyormuş yazar.

Öyleyse sanal âlemle matbaanın ilk aşamasına dönüyoruz demektir. Terry Eagleton, maddi üretim tarzı ve koşullarının sanatsal üretim biçim ve ideolojilerini de belirlediğine işaret eder.

Bana göre ise, Asıl tartışılması gereken noktaya geliyoruz: kitabın ‘içi’, edebiyat, yeni üretim, dağıtım biçim ve koşullarından nasıl etkilenecek?

K-Kitap: “Korsan E-Kitap” {Kitabın Korsan hali}

KATI VE SIVI halden GAZ haline geçişin e-hali K-Korsan Kitap furyası:

Müzik korsanlığından sonra kültür hayatımıza kitap korsanlığı da eklenmiş bulunuyor. Hayır, sokak aralarındaki yerlere serilmiş tezgâhlarda satılan korsan kitaplardan bahsetmiyoruz. Artık “Korsan E-Kitap”lar da var.

Bazı İnternet sitelerinde Elektronik Kitap, E-Kitap, E Kitap, eKitap, Sanal Kitap adı altında orijinal kitapların bire bir kopyaları yayınlanmakta. Bunlar ya metin şeklinde ya da kitaptan taranmış sayfalar olarak karşımıza çıkabilmektedirler. Bu tür dosyalara E-Kitap değil, olsa olsa K-Kitap (Korsan Kitap) denebilir.

Bırakın izni, yazarının haberi bile olmadan İnternet’e sürülmüş bu dosyaları okumaya çalışmak, ahlâkî sakıncaları bir yana, kullanıcılarını fiziksel zarara uğratabilecek tehlikeler taşımaktadır. Bunlardan bazıları, bilgisayar virüsleri veya truva atı tabir edilen “Trojan”ları kolayca bulaştırabilmek amaçlı olarak dağıtıma verilmişlerdir.

Bedava kitap okumak isteyenler için kütüphanelerimiz var. Daha önce hiç kütüphaneye gitmemiş olanlar için söylüyoruz; okurlar kitapları kütüphanelerde okumak zorunda değiller. Kütüphaneye kayıt olan bir okur, hem okuma ihtiyaç ve isteğini giderebilir hem de daha önce bilmediği veya okumayı düşünmediği yüzlerce (bazı kütüphanelerde binlerce) kitaptan oluşan bir hazineye kavuşmuş olur.

“Elektronik Yayıncılık” kavramını küçümseyenlere kulak asmayın.

K-Kitap okumayalım. Okumaya çalışanları uyaralım.

 

E-Kitap’ların bugünü, yarını

Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Bölümü Öğretim Görevlisi Sn. Melike Taşçıoğlu‘nun Grafik Tasarım dergisinin Mayıs 2007 tarihli 8. sayısı 16. sayfasında yayınlanan “Özgün Kitap Tasarımı, Sanat Kitabı ve Elektronik Kitap Hakkında…” başlıklı yazısından bazı bölümler aktarıyoruz.

Yazımızın başında, “Sanat Kitabı” tanımının özgün kitap tasarımı anlamında kullanıldığını ve sanat kitabı dediğimiz yerlerde aynı anlamı ifade etmek istediğimizi hemen belirtelim.

Elektronik çağ yeni kapılar açıyor. Ama benim özlediğim, somut objenin tutulabilme duygusudur. Bilgisayarların hızla uçtuğu ve ütopyaların sanal gerçek yolculuklarına doğru süzüldüğü zamanda, ben, geride kalmaktan mutluyum ve ellerimin arasına alabildiğim fiziksel objenin, bir sonraki sayfasını çevirmenin sabırsızlığını yaşamanın keyfini sürmekteyim.

Sn. Taşçıoğlu’nun yazısında geçen bu söz, dipnotunda da belirtildiği gibi Edward Hutchins’e ait. Elektronik kitap kavramına karşı olanların, -bu insafsız bir niteleme olabilir, alışmak istemeyenlerin diyelim- öne sürdüğü birinci ve en önemli itiraz gerekçesini yukarıdaki paragraf özetliyor aslında.

Yazının tamamı okunduğunde E-Kitap kavramına itiraz niteliği taşımadığını, kitap kavramının geneline farklı bir pencere açtığını hemen belirtelim. Sn. Taşçıoğlu’nun yazısındaki tek bir hususa itirazımız var, onu da bu yazının sonunda bulacaksınız.

Yazıda geçen bazı önemli ayrıntılar da var ki, çoğunluğun hissetme şansı bulamadığı veya kullanırken önemsemediğimiz detayları kapsıyor. Başlığında bulunan türden kitapların elektronik ortamda tekrar edilmesinin, üretilmesinin neden mümkün olamayacağı ve nihayet “Kitap” nedir sorusuna verilmiş bazı usturuplu cevapları Sn. Taşçıoğlu’nun yazısında bulabilirsiniz.

Yazısının tamamını aktarmak yerine önemli bulduğumuz bazı paragraflara yer vermekle yetineceğiz. Yazının tamamını, Grafik Tasarım dergisinin ilgili sayısından okuyabilirsiniz. Özellikle Anadolu’da yok satan dergiyi bulabilmeniz şartıyla tabii.

Kitap, genel bir tanımlama yapıldığında; “ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yapraklarının bütünü” olsa da, daha iyi bir tanımlama için kitabın, hem fiziksel hem de işlevsel yönleri incelenmelidir. Kitap, grafik bir dil ile görsel iletişim amacı taşıyan, bir ya da birkaç bölümden oluşan, sistematik sunum ve sunduğunu koruma amacı taşıyan bir bütündür.

Kitap, yaygın olan görüşün aksine, salt “yazılı bilgi taşıyan” bir nesne değildir. Bilgiyi ve yazıyı taşıyan nesne, bir mikrofilm ya da e-kitap olabileceği gibi, bir nesne olarak kitap da var olan metinleri taşıyan yüzeyler grubu olmaktan öteye giderek, görsel iletişimi, sıralı anlatıma elverişli formu ile farklı biçimlerde sunabilir.

Kitabın bilgi taşıma amacı taşımadığı; formunu kullanarak iletişimini sağladığı biçimine “Sanat Kitabı” adı altında rastlanmaktadır. Özgün kitap tasarımı olarak da adlandırılabilen bu alanda kitap tasarımcısı ya da sanatçısı formu, amacına yönelik kullanımında çok daha özgürdür. Burada kitap, formuna ait, sayfa, sayfaların açılma düzeni, biçimi ve sıralanma gibi özellikleri ve kâğıt, mürekkep, baskı ve ciltleme tekniği gibi malzeme ve uygulama özellikleri ile görsel ya da yazınsal yolla iletişim kurar. Sanatçı kitabı orijinal eserdir; önceden var olan bir eserin çoğaltılması değildir. Sanat kitabı, aynı zamanda biçime ait anlamlandırma ve oluşturma özellikleriyle, tematik ya da estetik konuları kaynaştıran kitaptır. (Sn. Taşçıoğlu’nun dipnotunda bu paragrafın Johanna Drucker, The Century of Artist Books, Granary Books, New York, 1995. sf.2′den alıntılandığı belirtiliyor)

Yazıda, Grafik Üstadı Bülent Erkmen’in, Salı toplantıları, “Bir Kitabın Organları” Yapı Kredi Yayınları, 1993. sf.97′deki bir ifadesi de bulunuyor. Şöyle:

Grafik tasarımcı Bülent Erkmen sanat kitabını “yeni kitap” olarak tanımlamış ve yeni kitabı şöyle sorgulamıştır:

“Bu kitaplarda kitap yapısı, kitap mekânı, yazı, resim, kâğıt, dizgi, cilt, düzenleme gibi elemanlarla kurulur, birlikte inşa edilir. Bu kitaplarda bakmak okumaktır, görmek okumaktır, elimize aldığımız kitabın üzerinde düşünmek okumaktır. Şimdi acaba böyle bir kitapta yazar, yazıyı, yazma eylemi dışında arar mı, kâğıt ya da boşluk, yani beyaz alan, cilt, resim de ayrıca bir yazı mıdır? Bu bir yazarın yazmadan yazacağı, yazının kendisini kullanmadan yazabileceği bir kitap mıdır? Okunacak olanı yazıda ya da resimde aramak yerine kitabın kendisinde mi aramalıyız?.”

Sn. Melike Taşçıoğlu’nun yazısı devam ediyor:

(…) Elektronik medyanın gelişmesi ile birlikte gündeme gelen e-kitaplar giderek yaygınlaşmış ve basılı kitabın geleceğine ilişkin soruların giderek çoğalmasına neden olmuştur. Günümüzde karşılaşılan durum, kullanım açısından kodeksin ortaya çıkışıyla ve çoğaltım açısından da tipografi tekniğinin bulunmasıyla ortaya çıkan yeniliklere benzetilebilir: Kodeks öncesinde tomar (scroll) kitaplar kullanılmış, fakat, bu form, kaydedilmesi ve daha sonra bulunması gereken bilgi çoğaldıkça, yerini, daha küçük boydaki sayfaların birbiri üzerine getirilerek birleştirilmesi ile oluşan, dolayısıyla tüm ruloyu açmak yerine, aranılan bölümün çok daha hızlı ve zahmetsiz bulunabilmesine olanak tanıyan kodeks formuna bırakmıştır. Kodeksin, rulonun yerini alması yaklaşık 400 yıl gibi uzun bir süreç olsa da, kalıcılığı, pratikliği, güvenirliği ve daha kolay ulaşılabilirliği onun hâlâ “kitap” denildiğinde ilk -ve çoğu zaman hâlâ tek- form olarak aklımıza gelmesi ile ispatlanmış durumdadır. 1450′de Gutenberg’in tipografi tekniğini geliştirmesi, kitapların, daha fazla sayıda üretilebilmesine olanak vermiş ve basılan kitabın yayılarak daha geniş kitlelere ulaşabilmesine imkân tanımıştır -tıpkı bugün internetin yaptığı gibi.

 

E-Kitap Teknolojisinde Var olma Savaşı

E-Kitap teknolojisi yeni formatlarla gelişiyor. Şu anda genel kabul gören tek bir standart olmamakla birlikte, ücretli veya bedava yayınlanan binlerce E-Kitabı bu yazılımlar sayesinde okumak mümkün.

Adobe‘nin iş ortamı için doküman paylaşma yazılımı olarak piyasaya çıkardığı ve kullanıcılara ücretsiz dağıttığı Acrobat Reader yazılımı, bugün bir İnternet standardı haline gelmiştir. İnternet tarayıcı programlarına eklenti özelliği geliştirilmeden önce, kullanıcılar bu programın PDF uzantılı dokümanlarını oluşturan yazılımlarla üretilmiş çalışmaları, ücretsiz dağıtılan Acrobat Reader yazılımıyla okuyabiliyorlardı. Özellikle profesyonel çıktıların taslak sunumları aşamasında çok işe yarayan bu yazılım, reklamcılık sektöründe çok popüler olmuştu.

Kitap satışlarının nüfusuna oranla oldukça yüksek olduğu ve Amazon.com gibi bir yeni ekonomi şirketini yaratmış A.B.D., metinlerin elektronik ortamda da para ettiğini görmezden gelemezdi. Üstelik on yıllarca önceden telif hakkı sona ermiş metinlerle başlayan gönüllü ve amatör girişimler sonucu zaten belli bir arşiv rakamına da erişilmişti.

Adobe‘nin Acrobat Reader‘ı gelişip yayılarak hepimizin bilgisayarlarında bir standart halini alınca Microsoft her zamanki gibi trendi izleyerek bir kenarda duran Reader yazılımını tozlu raflardan indirdi ve ClearType™ adını verdiği teknoloji ile donatarak güncelledi. Bilindiği gibi bu yazılım da halen ücretsiz olarak dağıtılıyor. Adobe ise buna CoolType™ adını verdiği teknolojiye sahip Acrobat tabanlı yeni eBook Reader yazılımıyla cevap veriyor. Üstelik bu yazılım da ücretsiz.

Elektronik ortama aktarılan kitap metinlerinin hızla artması ve gelişen teknolojiye paralel olarak taşınabilir cihazların çoğalmasıyla şu anda avuç içi bilgisayarlar ve özellikle kitap okumak için özel olarak tasarlanan cihazların ileride oluşturacağı pazar üreticilerin iştahını kabartıyor.

Kağıt gibi ekranlar tasarlayabilen bir aşamaya gelmiş bulunan elektronik endüstrisi için bu pazara yönelik ürünlerin geliştirilmesi süreci kaçınılmaz olarak devam ederken, bu gibi cihazlarda kullanılacak yazılımların ilk örnekleri kullanılmaya başlandı bile.

Önceleri basit metin editörü yazılımların ürettiği e-Text’ler, bunları okuyabilen ve kullanıcısına sunabilen cihazlar için yeterli oluyor iken, ses ve resim gibi multimedya öğelerinin de ortama katacağı albeniyi düşünen endüstri tasarımcıları ve bu arada yazılım geliştiriciler, kendi standartlarını ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Bu programlar halen bir kitabın sayfasını çevirir gibi bilgisayarların ekranındaki ikonlara veya sadece kitap okumak için geliştirilmiş cihazlarda olduğu gibi kendi üzerindeki düğmelere basıldığında görüntülenen sayfalara sahip. Bunlardan iddialı olanlarında ise, Elektronik Kitap sürümü buna izin veriyorsa, siz arabanızı kullanırken sesli olarak kendi kendisini okuyabilen özellikler mevcut.

E-Kitap teknolojisi, biz farkında olmadan dev adımlarla ilerliyor. Bugün Internet üzerinden ücretsiz yazılım ve kitapları indirmek en fazla yarım saatinizi alıyor. Yazılımı bir kere bilgisayarınıza kurduğunuzda, sanal kütüphanenizde görmek istediğiniz başlıkları arttırmak ise çocuk oyuncağı.

İleride bu kitapları sadece masaüstü veya dizüstü bilgisayarlarınızla değil, aynı zamanda küçük bir kitap boyutunu geçmeyen cihazlarla okuyacağız. Üstelik bugün ısınma turları mahiyetinde yüksek fiyatlarla sunulan bu tür cihazlar, yarın kalınca bir kitap fiyatını geçmeyecek.

"Amazon.com yeni gelişmeler"

, Elektronik Yük. Müh. Murat UKRAY tarafından yayınlandı

e kitap {Kitap yayınlamak}

İnternet’te kendi kitabınızı yayınlayarak

Siz de milyoner olabilir misiniz ?

ekitap yayınlamak

Bu pekala yabancı bir yazar için olduğu kadar artık *e-Kitap Projesi ile sizin içinde ve türkiyedeki yayınlanan bir eser için de mümkün..

Peki nasıl mı? Gelin, şimdi burada kısaca anlatalım..

Ülkemizde e-kitap kavramı henüz yaygınlaşmamasına rağmen tüm dünyada self-publishing dediğimiz kendi kitabınının elektronik versiyonunu hazırlayıp istediği fiyattan satan  ve yazdıkları kitaplardan önemli miktarda para kazanan pek çok yazarın bulunduğunu biliyor musunuz?
 
Başta Amazon olmak üzere çoğunluğu ABD’de bulunan online kitapevlerinde elektronik kitap okuyucu, tablet, bilgisayar ya da akıllı telefonlarda okunabilecek farklı formatlarda kitaplarınızın satışını gerçekleştirebiliyorsunuz. 
 
Bu sitelerde, yemek tariflerinden şiir kitaplarına, çocuk masallarından ders kitaplarına kadar her alanda yazdığınız kitapların satışını yayınevlerinden bağımsız olarak gerçekleştirebiliyorsunuz. Üstelik kitabınızı satacağınız web sitelerinin büyük bir kısmı size yazdığınız kitabı hiç bir ücret almadan adım adım e-kitap formatına dönüştürmenizde yardımcı oluyor. Kapak tasarımı konusu ise çoğunlukla yazarlara bırakılıyor ve kendisi uğraşmak istemeyenler için Fiver.com gibi sitelerde çok küçük ücretler karşılığında profesyonel tasarım hizmetleri sunuluyor. Bu mikro yazılım sitelerinde e-kitap projesi kitabınızın kapak tasarımı veya ekitap formatının dünya standartlarına getirilmesi için gerekli araştırmaları ve geliştirmeleri de sizin adınıza yürütmekte ve global yayıncılık ağında sizi en iyi şekilde temsil edeceğini unutmayın..
 
Kitaplar hazırlandıktan sonra o sitenin ilgili kitap kategorilerinde tanıtılarak sizin belirlediğiniz fiyatlarla satılıyor. Bu sistem, özellikle ilk defa bir kitap yayınlatmak isteyen kişiler açısından oldukça önem arzediyor. Yayınevlerinin popüler kitaplar dışındakileri yayınlama konusundaki endişeleri yüzünden ilk yazdığı kitabı yayınlanmakta güçlük çekenler bu yöntemle hem kitaplarını kendileri yayınlıyabiliyor, hem de küçümsenemeyecek oranda gelir elde edebiliyorlar.
 
Amazon’un Kindle ve Apple’ın ITunes elektronik mağazalarının yanı sıra Lulu ve Smashwords başta olmak üzere çok sayıda online kitabevi bu konuda faaliyet gösteriyorlar. Elbette satılan kitapların büyük bir kısmı İngilizce. Ancak, pek çok site yabancı dillerde yazılan kitapların da satışına izin veriyor. Örneğin Lulu.com sitesinde şu an itibariyle 123 Türkçe e-kitap bulunuyor ki, bunların büyük bir kısmı yine e-Kitap Projesi tarafından yayına hazırlanıyor ve yazar adına satışa çıkartılıp yayın danışmanlığı ve kitap kapak tasarımı ile dizaynı yapılmıştır..
 
Oysa Klasik yayıncılıkta, Normal şartlar altında yayınevleri tarafından yazarlara satış gelirlerinin %5’i ile %15’i arasında ödeme yapılır. Örneğin $10 piyasa fiyatı olan bir kitabın satış gelirinden yazara düşen pay en fazla $1.5 düzeyindedir. Oysa ki, bir yazarların İnternet’te pazarlanan e-kitapları çoğunlukla $1-$2 fiyat aralığında pazarlanır ve websiteleri yazarlara satış gelirlerinin %60-%70’ini ödemeyi taahhüt eder.   Bu yüzden de, bir e-kitap yazarı $2 fiyat belirlediği bir kitaptan $1.4 kazanabilir. Elbette, şirketler ABD merkezli olduğu için vergiler konusunda IRS formlarını doldurup vergi muafiyeti konusunda başvurunuzu da yapmış olmanız gerekiyor.
 
 
Bu konuda verebileceğimiz en güzel örneklerden birisi Amanda Hocking. Yazdığı hiçbir romanı yayınevlerine yayınlatmayı başaramayan Hocking son çare olarak Amazon’da $2.99 fiyatla satmaya başladığı kitaplarından 20 ayda 1.5 milyon adet satarak $2.5 milyon gelir elde edip adını e-kitap milyonerler kulübüne yazdırmayı başarmış.
 
Türkiye’de e-kitap konusunda öncülük eden İdefix sitesi şu an itibariyle 3637 e-kitap bulunduğunu bildiriyor. Kitap fiyatları 10 TL civarında olmakla birlikte 4TL satış fiyatıyla sergilenen kitaplara bile rastladım. Ancak, Türkçe olarak sunulan e-kitaplar arasında çok satan kitapların bulunmaması, yayınevlerinin henüz online telif ihlallerine karşı teyakkuz halinde olduğu izlenimi veriyor!
 

eKitabın Basılı Kitaba göre Avantajları

Bilginin aktarımında yüzyıllardır en önemli materyal olarak kullanılan kitaplar, bugünün etkileriyle elektronik kitaplar olarak dönüşmeye başlasa da, kitap yine bildiğimiz kitap. Kalem mürekkebiyle ve elektronik mürekkeple yazıldığı aslında pek de farketmiyor. Kitabı kitap yapan elbette içerisinde barındırdığı bilgiler.

Günümüzde iki çeşit kitap formatı mevcut;

  • Klasik baskılı kitap
  • Elektronik kitap

Klasik baskılı kitaplar, yüzyıllardır kullanılıyor. Günümüzde klasik baskılı kitaplara birkaç gün içerisinde kolaylıkla erişebiliyoruz. Fakat bu bugün için böyle, İbrahim Müteferrika’ya kadar bu topraklarda bir kitaba erişmek çok çok daha zordu. Elektronik kitaplar ise kullanım geçmişi yarım asır bile değil, çok yeni ve hala değişim ve dönüşüm içerisinde. Ülkemizde çok yaygın kullanılıyor olmasalarda, e-book formatlı kitaplar ve e-book okuyucuları dünyada çok yaygın bir biçimde kullanılıyor.

Elektronik kitapları kullanmanın birçok avantajı vardır;

Basım masrafı yok

Bu yüzden daha ucuz . Türkiyede telif haklarına saygı yeterli ölçüde olmadığı için daha pahalı. Yasal olarak telif sahibi korunduğunda bu saygı vicdani olmasa da zorunlu olarak artacaktır.

Daha kolay erişilebilir.

E-kitap okuyucunuz, tabletiniz veya telefonunuz ile tek bir tıklamayla  saniyeler içerisinde elektronik kitaplara erişebilirsiniz. Türkiyede her kitabın elektronik formatını elde etmek mümkün değil. Çünkü telif haklarına saygı yok. Yayıncılar da ticari kaygılar neticesinde elektronik baskı yapmaya yanaşmıyor. Fakat, uluslararası kitap yayınlarının büyük bir çoğunluğunun elektronik formatlı halini bulmak çok kolay.

Kolay taşınabilir, kolay erişilebilir.

Elektronik kitaplar, e-kitap okuyucu aygıtınızın belleğinde bulunacakları için somut olarak bir yer kaplamazlar. Bu yüzden, 1000 sayfalık bir kitabı yanınızda çok rahat taşıyabilir ve her daim erişim imkanı bulabilirsiniz.

hafif

İnteraktiflik

Elektronik kitaplarda, video, ses, animasyon veya soru cevap uygulamaları gömülebilmektedir. Bu da gerek eğitsel gerek se etkileşim yönünden fayda sağlamaktadır. Klasik kitaplarda bu imkan bulunmamaktadır.

Konfor

E-kitap okuyucularınıza herhangi bir dilin sözlüğünü yükleyerek, bilmediğiniz kelimeleri tek tıklamayla karşılığını öğrenebilirsiniz. Klasik kitaplarda bu süreç çok zorlayıcıdır fakat elektronik kitaplarda bu zorluğu hissetmezsiniz.

Elektronik kitap formatları

Günümüzde yaygın olarak kullanılan iki e-book formatı vardır Epub ve Mobi. Epub açık bir elektronik kitap formatı iken, Mobi formatı Amazon firmasının kendi elektronik kitap formatıdır.

PDF bir e-book formatı mıdır ?

Tam olarak PDF bir e-book biçimi değildir. Ebook formatları reflow özelliğinde olmalıdır. Yani her ekran genişliğinde yazılı içerik boyuta göre kayar özellikli olmalıdır. PDF formatı ise yapı olarak buna uygun değildir. Fakat, elektronik kitap okuyucuları çok iyi bir deneyim sunmasalar da PDF formatlı içerikleri açabilmektedir. Bu yönden bakıldığında kısmi olarak e-book formatı olarak değerlendirilebilir.

E-book Cihazları ?

Algı olarak e-book deyince insanların aklına PDF geliyor. PDF tam olarak bir e-book formatı değil. PDF okuyucularının bulunduğu her cihaz da e-book okuyucu değil. Bir cihazın e-kitap okuyucu olarak değerlendirilebilmesi için elektronik mürekkep (E-ink) özelliğinin olması gerekmektedir. E-ink’in özelliği ise göz sağlığı ve okuma konforu açısından gerçek kitaba çok yakın deneyim imkanı sunmasıdır.

Piyasada çeşitli E-kitap okuyucuları bulunmaktadır. Bunlardan en yaygını ve bence en iyisi, Amazon Kindle modelleridir. Adını en çok duyduğum diğer iki ürün ise Nook ve Sony E-reader ürünleridir.

 

E-kitap ve E-kitap okuyucuları hayatımıza girdi. Peki e-kitap okumamızın avantajları nelerdir? Belli bir yatırım gerektiren e-kitaplar gerçekten buna değer mi? Basılı kitapları okumak daha mı güzel? Elbette e-kitap okumanın bazı dezavantajları da var ama şimdi biz e-kitap okumanın faydalarına bir göz atalım:

Akademik ekitaplar

  • E-kitaplar daha ucuz. Türkiye’de bu ucuzluk henüz farkedilmiyor fakat yurt dışında e-kitaplar basılı kitapların üçte biri fiyatına satılıyor. Bir defa e-kitap okuyucu edinme maliyetine katlandıktan sonra kitaba vereceğiniz para daha az olacaktır. Ücretsiz kitaplar da var elbette.
  • E-kitaplar sayesinde daha az kağıt harcanabilir. Daha az ağaç kesilir. Bu çok önemli bir artı. Ciddi bir tasarruf için e-kitap kullanımının yayılması gerekiyor elbette.
  • E-kitaplar kolay taşınabilir. Bir okuyucuyla onlarca e-kitap taşınabilir. Böylelikle kitaplarınızı zorlanmadan taşırsınız ve istediğiniz zaman okuyabilirsiniz.
  • E-kitaplar az yer kaplar. 1-2 kitap içinönemli değil ama yüzlerce kitabı saklamak için ciddi yer gerekir ve bu kitapların bakımı da zaman alır. İşte e-kitaplar bu sorunu tamamen ortadan kaldırıyor (E-kitap okumanın dezavantajlarında fiziksel kitap ihtiyacına da değineceğiz).
  • E-kitaplarda arama, not alma çok daha kolay. Elektronik ortamda olmanın verdiği çok güzel avantajlar var. Örneğin arama motorunda arama yapar gibi kitapta arama yapabilirsiniz. İstediğiniz yere not yerleştirmeniz veya yerimi eklemeniz mümkün.
  • E-kitap okurken yazı büyüklüğünü değiştirebilirsiniz. Yine Elektronik ortamda olmanın artılarından birisi olan yazı büyüklüğünü değiştirme sayesinde gözünüzü tırmalayan bir boyuta katlanmak zorunda kalmazsınız.
  • E-kitap edinmek çok hızlı ve kolay. Bir e-kitabı beğendikten 5 dakika sonra okumaya başlayabilirsiniz. Hemen satın alın, indirin, cihazınıza yükleyin ve okumaya başlayın. Ne kadar pratik değil mi (E-kitap okumanın dezavantajlarında kitapçıları gezememenin eksikliğine de daha sonra değineceğiz)?
  •  E-kitapların saklanması ve korunması çok daha kolay. Buna uç bir örnek vereyim. İskenderiye Kütüphanesi e-kitap olarak saklansaydı şu an bilim ve teknik çok daha ileride olabilirdi.
  •  E-kitaplardan baskı alabilirsiniz. E-kitapların çok avantajı olsa da basılı kitaplar hiçbir zaman ölmeyecektir, ben buna inanıyorum. Doğal olarak bazen ille de baskı almak gerekebilir.
  • Ayrıca, E-kitaplardan istediğiniz anda baskı alabilirsiniz.
 

"Amazon.com yeni gelişmeler"

, Elektronik Yük. Müh. Murat UKRAY tarafından yayınlandı

 

e-Kitap Projesi {YENİ Gelişmeler & iLERİ Teknolojiler- EDİTORYAL}

Sevgili e-kitap projesi okurları, bildiğiniz gibi, yayın hayatına geçtiğimiz, 2010 yılı başlarından beri, 2013'e projemizde pek çok gelişmeler & yeni çalışmalar yaptık.

BUNLARDAN BU YAZIMIZDA KISACA ve özetle bahsedeceğiz.

e-BANDROL UYGULAMASINA GEÇİLMESİ İÇİN KOSGEB-TUBİTAK İLE E-KİTAP PROJESİ ORTAK AR-GE ÇALIŞMASINA GİRMEKTEDİR (ÇOK YAKINDA ekitap projesinde, destek olacak olan yazar ve sponsorlarımızın ve konuyla ilgilenen bilişim uzmanlarının bu akademik çalışmada desteklerini beklemekteyiz:

http://www.ekitaprojesi.com/akademik-uygulamalar

Bildiğiniz gibi, *E-kitap projesi, ilk kez *2010 yılı Nisan ayında, acizane şahsım tarafından, temeli kendi hazırlamış olduğum akademik araştırma türündeki Kıyamet Gerçekliği ismini verdiği Kitaplarımı, klasik yayıncılığa alternatif olacak bir şekilde yine kendi çalışmalarımla tarafından Amerika'da buna uygun Print on Demand (Talebe göre yayıncılık) sisteminin tesadüfen çözülüp Türkiye'deki web yayıncılığına uygun olarak dönüştürülmesiyle yayın hayatına başlamıştı. Projenin ilk uygulamaları, İlk kez üniversitelere ve akademisyenlerin ders notları veya kitaplarının web yayıncılığı ile elektronik yayıncılığının düşünülmesi veya akademik çalışmaların ve tezlerin kitap haline getirilmesi düşüncesiyle başlanılmış olsa da, daha sonra proje tüm yazarlara ve genel kitleye her çeşit roman hikaye, şiir vs. kitabın hem e-kitap olarak ve hem de basılı olarak Print on Demand (POD), yani kitap istenildiği oranda talebe göre yayıncılık ilkesine göre çalışan, web temelli ve global yayıncılık ağlarıyla bağlantılı web yayıncılık sisteminin matbaa yayıncılığı sistemine uygulanmasıyla hayata geçmiş ve böylece ilk kez profesyonel anlamda başlamıştı. Tabi o zamandan bu zaman pek çok mesafe kat edildi, hem dünyada ve hem de bizim yayın çizgimiz açısından.

* Örneğin, bu yıl başında başladığımız CANLI KİTAP UYGULAMASI ve YAZAR TANITIM SEMİNERLERİ'miz ile hem online web sayfamız üzerinde ve hem de kitaplarımızı yayınladığımız global dağıtım ağları vasıtasıyla, PROJEMİZLE YAYINLANAN BİR ESER POD (Print on Demand) VE "PREMIUM KATALOG" sayesinde türkiyede hiçbir yayınevinin online kataloglarına bile ulaşamayacağı dünyaca tanınan ekitap sitelerine (Barnes &Noble, Amazon.com, Apple i-BookStore, Sony, Kobo, Smashwords, Taylo & Baker, Diesel e-books …v.b gibi onlarca global dağıtımcı) girmesini ve kitap devlerine sizin de kitaplarınızın girmesi ve listelenmesi sağlanarak ulaşılması güç bir hedefi gerçekleştirdik. Ki, görüleceği üzere bunlar küçük çapta değil, DÜNYA GENELİNDE HATIRI SAYILIR kitap satıcıları olduğunu düşünürsek, projemizin başarısı bu noktada bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

* Yine, 2013'E YEPYENİ BİR PROJE İLE başladığımız, bir diğer önemli gelişme de, e-Kitap Projesinin "KARDEŞ PROJESİ" ve ingilizce versiyonu olan *CHEAPEST BOOKS markası ile kurmuş olduğumuz hem online e-kitap satış sitesi olan ve hem de yurtdışı okurlarımız için tasarlanan http://www.cheapestboooks.com oldu.

*E-KİTAP PROJESİNİN İNGİLİZCE VERİSİYONU OLAN VE PROJEMİZİ TÜM ORTADOĞU VE DÜNYA ÇAPINDA BİR PROJEYE ÇEVİRECEK OLAN "The Cheapest Books" online kitap satış ve her türlü yabancı dildeki çalışmayı yayınlama imkanı sunan ve yepyeni yabancı yazarları da ekitap projesi kapsamına alacak olan sitemizin altyapısı bu yılın başında kuruldu, ve özenle geliştirildi, içerdiği binlerce e-kitabı görsel ve kolay okunabilen formatta sunan site, bununla da kalmadı, ayrıca yurtiçinde KİTABINI YAYINLADIĞIMIZ YAZARLARIMIZIN DA YURTDIŞINDA TANITIMI VE ESERLERİNİ EKLEDİĞİMİZ bir sistem haline geldi. Bu yeni, amatör yazarlarımız için hem türkçe eser yazan veya ingilizce yabancı dil olsun büyük bir avantaj..

* Yine, geçen yıl ilk prototipini kurduğumuz ve halen daha deliştirilme aşamasında olan ve e-kitap projesi üzerinden de online baskısı tükenmiş veya DRM hakkı olmayan birçok klasik eseri de e-Kitap olarak anında indirilebilir formatta, "SANAL KÜTÜPHANE" -BOOKSHELF UYGULAMAMIZ"da da TÜRK & DÜNYA EDEBİYATI'ndaki KLASİK ESERLERİ pek yakında okurun hizmetinize sunacağız.

* Dolayısıyla artık, başta islam coğrafyasındaki yayınlanacak olan ingilizce çalışmaların önünü de açacak olan bu proje ile, aynen e-kitap projesinin türkiye versiyonu gibi, yazarlar çalışmalarını word formatında gönderip hem e-kitap ve hem de basılı olarak yayına çıkarma imkanına kavuşacaklar. Özellikle, bu projeden haberi olmayan Suriye, Irak, Suudi arabistan, Ukrayna Rusya, ve diğer komşu ülkelerdeki arapça, rusça veya orjinali çeviri olan ingilizce olarak tüm yabancı veya türk yabancı yazarların dünyaya açılmalarını sağlayacak bu yeni proje ile, artık e-kitap projesi bağlantılı olduğu global yayıncılık ağı ile evrensel ve samimi bir online kitap yayın projesi haline gelmektedir.

Tabi, yeni gelişmeler oldukça, sizlere buradan aktaracağız. Şimdi e-kitap projesi kapsamında ele aldığımız AR-GE ÇALIŞMALARIMIZI kısaca anlatacağım bu kısımda:

Şematik diyagramlar: e-bandrol sisteminin uygulamasını gözteren blok diyagramlar..
işte, projeye sunacağım ilk makale ile konu türkiye basın yayın ve telif hakları gündeminine getirilecektir, ilk makalemden e-bandrol uygulası ile ilgili ilk çıkan sonuçlardan birkaç bölümleri burada siz sevgideğer okurlarımızla paylaşıyoruz:

Murat UKRAY*
1Founder and Developer e-Kitap projesi & e-Kitap Yayıncılık

* Yük. Elektronik & Haberleşme müh. Yıldız Teknik Üniversitesi,
İstanbul-2013, muratukray@hotmail.com

 

KISACA E-KİTAP VE YENİ TEKNOLOJİLERİ {ÖzetGiriş}

e-Kitaplar hem dağıtımı kolay olan sayısal içerikten oluş-makta hem de bir fikir eseri olduğundan satışı ve dağıtımı denetim altına alınması gereken nesnelerdir. e-Kitap içeriğinin DRM uygulamalarıyla korunmasına ek olarak, basılı kitaplar için kullanılan bandrol sisteminin e-Kitaplar için de kullanılması ve bandrol dağıtımının bağımsız bir otoritenin denetiminde olan bir sistem tarafından yapılması gerekmekte-dir. Bu çalışmada e-Kitap uygulaması için geliştirilen e-Bandrol Sistemi mimarisi, bileşenleri, aktörleri ve komple bir çözüm öneri sunulmuştur. Önerilen mimaride, komple e-Kitap uygulamasında var olan yayıncı, dağıtıcı, yazar, okuyucu aktörlerine ek olarak e-Bandrol sistemi de bir aktör olarak eklenmiştir. Bir e-Kitabın tanıtımı, dağıtımı veya satışı meta-verileri üzerinden yapılır; satış aşamasında tahsilat sonrası otomatik olarak tekil bir e-bandrol üretilir ve ilgili e-Kitap içerisine gömülerek, e-Kitap bandrollü olarak okuyuca aktarı-lır. Mimari de yayıncı, yazar da birer aktör olduğu için e-bandrol sistemini kullanabilir ve sorgulayabilirler.

1. Giriş
e-Kitap uygulaması kağıt kitapları tamamlayan önemli bir alternatif çözümdür; ancak, e-Kitap uygulamasında hem sosyal hem de teknik açıdan çözülmesi gereken birçok problem vardır. Örneğin e-Kitap uygulaması, genel anlamda e-Gazete ve e-Dergi gibi elektronik yayıncılık uygulamalarından farklıdır. Çünkü e-Gazete ve e-Dergi gibi elektronik yayıncılıkta gelir modeli reklama dayalıdır; halbuki e-Kitap uygulamasında gelir modeli içerikten elde edilmektedir. Bu durum da içeriğin korunması veya izinsiz kopyalanması gibi güvenlik durumlarını ortaya çıkarır. Ayrıca, e-Kitaplarda kağıt, baskı, ciltleme gibi maliyetler yoktur; yalnızca verinin saklanması ve işlenmesi gibi kağıt kitaplara göre daha ucuza mal olan giderler vardır. Bu durumda da sosyal açıdan sayfa sayısı gereğinden fazla olan kitapların çoğalmasına neden olacaktır. Yani okuyucu aynı bilgiyi almak için daha çok sözcük, cümle, paragraf okumak zorunda kalacaktır.

e-Gazete ve e-Dergi uygulamasında gelir modeli reklama da-yalıdır ve içeriğin olabildiğince çok okuyucu tarafından okunması ve erişilmesi istenir; böylece alınabilecek reklam sayısı ve ücreti artacaktır. Bu nedenle içeriğin korunması ve kopyalanması gibi problemleri yoktur. Halbuki, e-Kitap uygu-lamasında gelir modeli doğrudan kitaba ait içeriğin kullandı-rılması ve okunmasından elde edilecektir. Böyle olunca e-Kitaba ait içerik korunmalı, verilen haklar ölçüsünde kullandırılmalı ve saklanmalıdır. Örneğin, okuyucu kitabı nasıl okuyacak/formatı ne olacak, ödünç verebilecek mi, istediği anda yazıcıdan çıkış alabilecek mi, kitabını kaybederse tekrar elde edebilecek mi, e-Kitaplardan oluşan sanal kütüphanesine koyabilecek mi gibi soruların yanıtları ve çözümleri teknik açıdan karşılanmalıdır.
Ayrıca e-Kitaplar da, fikri sanat eserleri kanunu (FSEK) kap-samında birer eserdir ve her ürünün üzerinden benzeri olmayan tekil bir bandrol iliştirilmelidir. Geliştirilen bir mimari ile e-Kitap uygulmasında e-Bandrol çözümü getirilmiştir. e-Bandrol sisteminin birkaç görevi vardır; en öncelikli görevi talep edilen e-bandrol isteklerini FSEK kapsamında karşılamak, log tutmak ve yazar ile yayıncılara raporlama yapmak şeklindedir. Satıcı konumundaki dağıtıcı veya kitapçı aktörü satış ile ilgili tahsilatı gerçekleştirdikten sonra e-Bandrol sistemi aktöründen e-bandrol talep eder ve aldığı e-bandrol ile alıcı bağlantı-aktarım bilgilerini yayıncıya gönderir. e-Bandrol sistemi bağımsız bir otorite tarafından işletilmelidir.
e-Kitaplar hem dağıtımı kolay olan sayısal içerikten oluşmakta hem de bir fikir eseri olduğundan satışı ve dağıtımı denetim altına alınması gereken nesnelerdir. e-Kitap içeriğinin DRM uygulamalarıyla korunmasına ek olarak, basılı kitaplar için kullanılan bandrol sisteminin e-Kitaplar için de kullanılması ve bandrol dağıtımının bağımsız bir otoritenin denetiminde olan bir sistem tarafından yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada e-Kitap uygulaması için geliştirilen e-Bandrol Sistemi mimarisi, bileşenleri, aktörleri ve komple bir çözüm öneri sunulmuştur. Önerilen mimaride, komple e-Kitap uygulamasında var olan yayıncı, dağıtıcı, yazar, okuyucu aktörlerine ek olarak e-Bandrol sistemi de bir aktör olarak eklenmiştir. Bir e-Kitabın tanıtımı, dağıtımı veya satışı meta-verileri üzerinden yapılır; satış aşamasında tahsilat sonrası otomatik olarak tekil bir e-bandrol üretilir ve ilgili e-Kitap içerisine gömülerek, e-Kitap bandrollü olarak okuyuca aktarılır. Mimari de yayıncı, yazar da birer aktör olduğu için e-bandrol sistemini sorgulayabilirler.
e-Kitap yayıncılığı, içeriğin belirli bir formatta üretilmesi, dağıtım ve satışı, bandrollenmesi ve dağıtım miktarının bağımsız bir otorite tarafından sayılması ve içeriğin izin verilen ölçülerde kullanılması gibi unsurları barındırır. Bu nedenle e-Kitap yayıncılığı geleneksel elektronik yayıncılık uygulaması ile farklılık gösterir. Dolayısıyla var olan İnternet hizmetleri, veri formatları ve verinin aktarılması gibi olanaklar dışında e-bankacılık uygulamasında olduğu gibi aktörler arasında özel etkileşimlere ve güvenlik mekanizmasına ihtiyaç duyulur.
 
2. e-Kitap Uygulaması Aktörleri
Bir e-Kitap sistem mimarisinde aktörler yazar, yayıncı, dağıtı-cı/satıcı, e-Bandrol sistemi ve okuyucu olarak beş gruba ayrılır. e-Kitap ise bu aktörler arasında üretilen, satılan, aktarılan ve tüketilen sanal kıymetli bir nesnedir. e-Kitap nesnesi kitabın içeriğine ek olarak kütüphaneci bilgileri, satış/pazarlama bilgile-ri, kullanım hakları bilgileri gibi ek bilgileri de içerir. Bu bilgilerden bir kısmı herkese açık, bir kısmı ise ilgili aktörlere açık ve bir kısmıda gizlidir.
Yazar aktörü; aktörlerden ilki kitap içeriklerini üreten ve ha-zırlayan eser sahibi yazarlardır; bir yazar yayınevi aracılığıyla eserlerini e-Kitap haline getirerek kitap dolaşım kanalına sokar. Ana görevi özgün veya derleme eserler üretmek olup beklentisi satış rakamlarının bir otorite tarafından denetlenmesi ve kendisinin kolayca bu bilgiye ulaşabilmesidir. Dolayısıyla yazar aktörü ile yayıncı ve e-Bandrol sistemi aktörleri arasındaki birebir ilişkisi vardır.
Yayıncı aktörü, yazarınlardan telif hakkını aldığı eserleri e-Kitap haline getiren ve satış kanalına sokan aktördür. e-Kitap içerikleri yayıncı tarafında veya yayıncının kendi insiyatifinde olan bir dosya yöneticisinde tutulur. Yayıncının ana görevi yazarlarla sözleşme yaparak eser hakkını devralmak, herbir e-Kitap için sanal kıymetli veri nesnesini üretmek ve bunların meta-verilerini dağıtıcılara dağıtmak, satış sonrası üretilen e-bandrolu alıp kitap içeriğine gömerek kitap içeriğini okuyucu aktarmaktır. Her yayınevi kendi kitap içeriklerini kendi tarafında saklar ve ancak satış sonrası okuyucuya belirli güvenlik mekanizması altında aktarır. Dağıtıcı veya kitapçılarda kitapların içeriği tutulmaz. Böylesi bir uygulama hem sistemi dağıtık sistem haline getirir, hem de yayınevlerinin sahip olduğu içerikler üçüncü şahıslara karşı korunmuş olur.

Dağıtıcı aktörü, yayınevlerinin satış kanalına soktuğu eserlerin meta-verilerini alarak kendi satış kanalına sokar; satışı yapılıp bedeli tahsil edilen e-Kitaplar için e-Bandrol sisteminden e-bandrol talep eder ve aldığı e-bandrol ile okuyucu bilgilerini yayıncı aktörüne gönderir. e-Kitap içerik aktarımı doğrudan yayıncı ile okuyucu aktörleri tarafından gerçekleştirilir. e-Bandrol sistemi aktörünün birkaç görevi vardır; en öncelikli görevi talep edilen e-bandrol isteklerini FSEK kapsamında karşılamak, log tutmak ve yazar ile yayıncılara raporlama yap-mak şeklindedir. Satıcı konumundaki dağıtıcı veya kitapçı aktörü satış ile ilgili tahsilatı gerçekleştirdikten sonra e-Bandrol sistemi aktöründen e-bandrol talep eder ve aldığı e-bandrol ile alıcı bağlantı-aktarım bilgilerini yayıncıya gönderir. e-Bandrol sistemi aktörü bağımsız bir otorite konumunda olmalıdır.

Okuyucu aktörü, ilgi duyarak satın aldığı e-Kitapları sahip oldu-ğu haklar ölçüsünde okuyabilir, kağıda yazdırabilir, sanal kütüphanesine koyabilir, ödünç verebilir, başkasına devredebilir/ bağışlayabilir ve miras bırakabilir. e-Kitap kıymetli bir veridir; künye, içindekiler, tanıtım metni gibi herkese açık kısımları olduğu gibi özellikle içerik kısmı koruma altındadır ve sahip olunan haklar ölçüsünde kullanılabilir. Kitaplarda olduğu gibi sahip olduğu e-Kitapları da çeşitli şekillerde değerlendirebilir.
 
3. e-Bandrol Sistem Mimarisi
e-Bandrol sistemi, okuyucuya satılarak veya promosyon olarak dağıtılan e-Kitaplara gerçek zamanda e-bandrol üreten, bilgileri arşivleyen ve hem yayıncı hem de yazar aktörlerine sorgulama, raporlama hizmeti veren bir bilgisayar sistemidir; böylece her satış ve indirme anında dinamik olarak e-bandrol üretilir. e-bandrol üretimi bir otorite tarafından yönetilir. Yönetim paneli üzerinden de eser sahibi, yayınevi ve elektronik ortamdan satış yapan kurum sorgulama yapabilirler.


Şekil: e-Bandrol Oluşturma Sürecinin Evrimi: (Soldaki resim) İlk evvela, karesel bir geometrik piksellerden oluşan dijital kod-lanmış resim yüzeyi üzerindeki taranmış noktalar belirli bir esere ilişkin Unique (tekil) bir kod oluşturulmak üzere sayısal bir işaret üretilir. (Sağdaki resim): Ardından, bu noktalar belirli bir algoritma içerisinde birleştirilerek dot-matrix işlemiyle e-bandrol’e ilişkin son kod programlama ile üretilmiş olur (Not: Bu programların günümüzde en yaygın kullanılan en önemlileri makalenin sonunda verilmektedir)..

e-Bandrol sistemi kağıt kitaplara yapıştırılan bandrol uygula-masının e-Kitaplar için gerçekleştirilmiş çözümüdür. e-Bandrol sistemi elektronik bandrol üretmenin yanısıra, e-Kitap uygula-masında birçok katma değer de sunmaktadır. Örneğin, kağıda basılı seçeneği olmadan ilk defa e-Kitap olarak yayınlanacak bir eserin ilk sahibin kim olduğunun belirlenmesine destek vermesi, eserlerin meta-veri arşivinin olması, eserin satış veya dağıtım raporlamasının sunulması gibi birçok işlevi de vardır.

e-Kitap olarak yayınlanacak bir eserin bilgileri e-Bandrol Sis-temi girilir ve hangi koşullarda e-bandrol üreteceği bilgileri ayarlanır. Örneğin, bir e-Kitap için sonsuz sayıda e-bandrol üretilebileceği gibi, belirtilen bir satış sayısına kadar e-bandrol üretmesi istenebilir; belirli sayıya ulaşıldığında gerekli yerlere uyarı mesajı gönderilir ve e-bandrol üretilmesi duraklatılır. Kısacası e-Bandrol sistemi hem klasik bandrol uygulamasını sağlamakta hem de yazar, yayıncı ve dağıtıcıya raporlama ve sahip belirleme imkanı sunmaktadır.
 
Şekil: de e-Kitap sistem mimarisi aktörleri ve bir e-Kitabın okuyucuya ulaştırılması (satılması) haraketleri (transactions) gösterilmişti; o şekil üzerindeki hareketler üst düzey tanımla-mayı göstermekte olup diğer ara işlemlerin de alt-hareketleri vardır. Örneğin Şekil-2 de e-bandrol üretilmesi için aktörler arasındaki hareketler çizgi arasındaki numaralarla 1, 2, 3 gibi sırasıyla gösterilmiştir; numarasız çizgiler ise her zaman ba-ğımsız olarak yapılabilecek sorgulama (query) hareketleridir.
 
Tasarlanan sistemde e-bandrol üretim süreci ve aktörlerarası etkileşimler ve gerekli süreç süreç sırasıyla aşağıdaki gibi açıklanabilir:
 
1. aşama: e-Kitap meta-veriler aracılığıyla satış kanalına eklenir ve e-Kitap satışı gerçekleşir.
2. aşama: Satış gerçekleştirilip tahsilat yapıldıktan sonra e-Bandrol Sistemi’nden yeni (ilgili eser için) bir e-bandrol ürtilmesi istenir.
3. aşama: e-Bandrol Sistemi tarafından o eserin için belirlenen politika uyarınca tekil bir e-bandrol üretilir. İlgili bilgiler arşivlenir.
4. aşama: Alınan e-bandrol yayıncıya (veya dağıtıcıya) gönderilir.
5. aşama: Yayıncı (e-Kitap içerik saklayıcısı) aldığı e-bandrolu e-Kitap içerisine gömer ve bandrollü kitabın içeriğini okuyucuya aktarılır.
6. aşama: Dağıtıcıya/satıcıya doğrulama bilgisi gönde-rilerek satış sonlandırılır.

 

e-Bandrol Üretim Politikası:

Tasarlanan e-Bandrol sisteminde bandrol üretimi önceden belir-lenen politikalar uyarınca yapılır. Bu amaçla kağıda basılı kitap-lar için kullanılan bandrol uygulaması gibi bir politika belirlene-bileceği gibi yeni geliştirilen politikalardan birisi de seçilebilir. Klasik bandrol uygulamasında belirli bir miktar bandrol talep edilir; önceden bandrol bilgileri belirlenir ve bu bandroller gelen isteklere göre teker teker atanır. Sahip olunan bandroller bitince ilgili yetkililer uyarılır. Burada belirli bir satışa göre sınırlama vardır. Diğer yeni geliştiren bandrol üretim politikaları da eser sahibiyle yapılan sözleşme uyarınca veya eserin konusu itibariy-le seçilebilir. e-Bandrol sisteminde e-bandrol üretim politikası ihtiyaca göre sürekli değişip gelişecek özelliktedir.

4. Örnek e-Bandrol Uygulaması ve Programlaması

QR-Code e-Bandrol UYGULAMASI:

QR (Karekod) Nedir? Avantajları Nelerdir?

 


QR Kod, Mobil cihazların kameralarından okutulabilen özel matriks barkod türüne verilen addır.

 

 

Şekil: Örnek e-bandrol çeşitleri. Renkli ve desenli olabilecekleri gibi, bir siyah-beyaz formatta oluşturulmuş QR e-bandrol resmi yapılabilir.

Yayınevi bir program vasıtasıyla bu konu üretip basılı kitabın arkasına veya e-kitapta kitabın indirilmesinden sonra kaynak dosyasının içeriğine kolayca eklenebilecek bu bandrol ile kitabın, hem elektronik güvenliği temin edilmiş olur ve hem de, diledikleri takdirde, kitaplarının kapağına eklenmek üzere bir QR kod hazırlanış olur ve böylece klasik bandrol uygulamasının çok daha ötesinde yayıncı kimliği kitabın içeriği, fiyatı vs. ile ilgili ek bilgiler de bu bandrol ile kitaba özgün olarak dijital olarak da tanımlanmış olur. Böylece, Kitapçı raflarından e-bandrollü kitabı eline alan herhangi bir okur, QR kodu görüp, mobil cihazıyla bunu okuttuğunda –yazarın/yayıncının isteğine göre- ya yazarın web sitesine, ya da kitap için hazırlanmış tanıtım klibine vb. yönlendirilerek eserin tanıtımı için de ekstra bir imkan açılmış olur.

Korsanla Mücadelede İçin Karekod Uygulaması:

Kültür ve Turizm Bakanlığı, korsanla mücadele kapsamında, kitap, sinema ve müzik eserlerindeki bandrollerde bu QR-DİJİTAL KAREKOD sistemini uygulaması en uygun yöntem olacaktır. Bu sebeple, Karekod ya da İngilizcesiyle QR (Quick Response) Code, bir tür iki boyutlu barkoddur. İlk olarak 1994′te Toyota tarafından arabaların üretim süresini takip etmek için kullanılan teknoloji, günümüzde Türkiye’de çoğunlukla ilaçların üzerinde bulunuyor. Fakat karekod son yıllarda, özellikle de akıllı telefonların gelişmesiyle Augmented reality, yani yoğunlaştırılmış gerçeklik olarak da karşımıza çıkmaya başladı — mesela Akmerkez’in yakın zamanda uygulamaya koyduğu bir yarışmada, alışveriş merkezinin içinde çeşitli yerlere yapıştırılmış yedi fil resmini (yani aslında karekodunu) bulup telefonlarına okutanlar sürpriz hediyeler kazanıyorlardı. Wallpaper dergisi de Ocak 2010′da yoğunlaştırılmış gerçeklik üzerine özel bir sayı hazırlamıştı — derginin çeşitli sayfalarında yer alan ufak kodu, derginin internet sayfasına gidip bilgisayarınızın kamerasına okuttuğunuzda, derginin o sayfası ekranda canlanıyordu. Üstelik dergiyi sağa sola oynattığınızda ekrandaki görüntü de oynuyordu. (Örneğini aşağıdaki resimde bu uygulamayı görebilirsiniz.)

 

Şekil: Bir QR-Karekod uygulaması ile bir derginin uzaktaki bir mobil cihaz ile okunması.

Sonuç olarak, FSEK kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlı-ğı’nın ajandasındaki yerini alması gereken proje bazındaki bu uygulama bu kadar heyecan verici yeniliklerinin yanında aynı zamanda; bu e-barkodlarda yeni karekodu sistemi uygulayarak korsan kitap ve CD’lerle savaşmayı da planlayabilir.

Uygulama Programları:

1- Kaywa QR-Code Reader (Android işletim sistemli mobi cep ve tablet cihazları için bandrol uygulaması programı):
http://reader.kaywa.com/

2- Quick Mark Barcode Reader (Windows PC uygulamaları için):
http://www.quickmark.com.tw/En/basic/index.asp

Not: Bu programla aynı zamanda grafik renk skalasından uygun renkler seçilerek renkli e-bandroller de üretilebilmek-tedir.

Şekil: Örnek renkli e-bandroller: Benzer uygulama ile, her e-kitaba özel OCR cihazlarında veya programlarda okunabilecek şekilde seri bandroller üretilerek esere tahsis edilebilir. Hatta, bunlar siyah/beyaz kodlar olabileceği gibi, renkli de olabilir..

5. Sonuç ve Değerlendirme
Fikri ve sanat eserlerinin satışı, dağıtımı veya eserin özgünlüğü konusunda bandrol uygulaması pekçok ülkede kabul edilmiş ve yasalarla tanımlanmıştır. Geliştirdiğimiz e-Bandrol sistemi, öncelikle e-Kitap veya elektronik ortamda dağıtımı/satışı yapılan sayısal ürünlerin bandrol gereksinimi karşılayacak niteliklere sahiptir; ayrıca temel işlevine ek olarak yazar veya yayıncıya satış veya dağıtım raporlanması, eserin ilk sahibinin belirlenme-si, eserlerin meta-verilerinin bulunduğu bir arşiv ortamı sunması gibi birçok özelliği vardır. Böylesi bir e-Bandrol sistemi uygu-landığı ülke veya bölgelerde otorite olarak kabul edilmiş bağım-sız kurumlarca/organizasyonlarca işletilmelidir. Ancak, rapor-lama sistemi eser sahibi ve telif hakkı devredilmiş olan yayıne-vince yapılabilmelidir. Böylece fikri ve sanat eserlerin elektronik ortamda satışı ve dağıtımı yönetilebilir bir şekilde denetim altına alınmış olacak ve aktörlerin hakları sayılabilen bir sistem altında korunmuş olacaktır.

Dolayısıyla, böyle Geliştirilen e-Bandrol sistemi ile diğer aktörler arasındaki etkileşim, açık bir şekilde belirlenmiş ilkeller (primitves) ara-cılığıyla gerçekleştirilir. Böylece farklı birçok özelliğe sahip e-Kitap sistemleri kolayca e-bandrol uygulmasına uyarlanabilirler; ancak, e-bandrol sistemi gerçek gücünü yine tarafımızca tasarlanan ve geliştirilen e-Kitap Sistem Mimarisi içerisinde göstermektedir. Bu mimaride e-Kitap veya sayısal ortam ürün-lerinin dağıtımı, satışı ve bandrollenmesi ile tüm aktörler belir-lenmiş ve aktörler arasındaki ilkeller tanımlanmıştır. e-Kitap uygulaması yaygınlaştıkça böylesi bir sistemin kullanılması kaçınılmaz olacaktır.

Diğer açıklayıcı nitelikteki makalelerimizi ve yazılarımızı aşağıdaki kitapçıklarımızdan online okuyabilir veya bilgisayarınıza indirebilirsiniz..

KİTAPÇIK-I {e-kitap ileri teknolojileri serisi}

e-Kitap ve e-Kitap Projesi Nedir? Amacı nedir?

-e-Yayıncılık ve Kısaca kendi yayıncılık hikayem-

KİTAPÇIK-II

e-Kitap Projesi’nin Uygulama Alanı ve Kapsamı Nedir?

– Kısaca maddeler halinde AR-GE kapsamı-

KİTAPÇIK-III

FSEK Tabanlı e-Bandrol Sistem Tasarımı ve                                        

-QR-Karekod Uygulaması

 

Sevgiyle kalın..

 

M. Ukray

e-Kitap Projesi

EDİTORYAL

 

en çok satan kitap

Yabancı

Arka Kapak

 

"Albert Camus"nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan "Yabancı", aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir "varlık"ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi "Meursault", bir simge kahraman değildir, "adı" olmayan bir "Yabancı"dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma… Camus'yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. "Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir," der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.

Yazar:Albert Camus

Sayfa Sayısı: 119
Baskı Yılı: 2003
Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

 

 
Profili görmek için lütfen tıklayın.

 

Bu Ürünü Tercih Edenlerin Satın Aldığı Diğer Ürünler
 

 

 

 

 

 

 

 

 

Düşünceleriniz


Ürün açıklaması, fiyat ve diğer özellikler ile ilgili düşüncelerinizi paylaşmak isterseniz aşağıdaki formu doldurup bize iletebilirsiniz.

 

Yorumunuz:

 

2012 Yılının ilk haftasında en çok okunan kitap listesine yaptığımız araştırma ile bu yazımızda ulaşabilir siniz.

Haftanın en çok satan ilk kitabı çıkışı ile büyük ses getiren İskender Pala Od kitabı, onu ardından Şah Mat ve Sinan Yağmurun çok ses getiren kitabı Aşkın Gözyaşları 3 Kitabı izliyor; sizin için burada listeledik:..

1. İskender Pala Od

Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı ‘OD’ ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre’nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus’un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.

 

Kitabı 30% İndirim ile Hemen Satın Al

2. Şah Mat

Suç psikiyatristi olarak polise destek vermekteolan Claps’in suçluların davranış profiliniinceleyerek olası şüphelileri tespit etmek gibiçetin bir görevi vardır. Ancak bu sefer ortadaki
cinayet hiç de basit değildir. Karşısında acımasız,kararlı, unutulmak istemeyen ve şehrin korkulurüyası olmayı amaçlayan bir seri katil vardır.
Çözüm hep avuç içinde gibidir ama bir türlüulaşılamamaktadır, aşılan her bir basamak katilinininin derinliklerine dalmaktan başka bir işeyaramaz.
 

Kitabı 28% İndirim ile Hemen Satın Al

3. Aşkın Gözyaşları 3

“Şems! Ey seyyarelerin en tekinsizi! Çarpacak bir beni mi buldun? İyi ki beni buldun. Hoş âmedî! Hoş âmedî! Seni arıyordum Şems! Ama dağıla dağıla. Seni bekliyordum Şems! Ama savrula savrula…
Allahım beni Şems ile yarala! Öyle yarala ki akan gözyaşlarım cehennemi söndürsün. Ağlamaktan kör olup görmesem de cennetini. Sen varsın ya!
Şems, Kimyanın yüzüne doğru eğilirken, pencereden bir ışık huzmesi süzüldü odaya. Oda göz kamaştıracak bir şekilde ışıkla dolmuştu. Bir gül kokusu yayıldı odanın her yanına. Kimya başını pencereye doğru çevirdi. Hemen ayaklarını dizlerine, dizini ise karnına doğru çekti. Tıpkı bir bebeğin anne karnında durması gibi. Kimya yatağın içinde doğrulmaya çalıştı. Tebessüm etti. Dudağından; “Efendimiz… Efendimiz…”
Başı yastığın sağ ucuna düştü.”
 

Kitabı 30% İndirim ile Hemen Satın Al

4. Öteki Tarih 1

Osmanlı İmparatorluğu son 150 yılında bir çözülme sürecine girmişti. Bitmez tükenmez savaşlar, yenilgiler ve büyük insan kayıpları devletin devamı konusunda derin endişeler yaratmıştı. İmparatorluğu yıkılmasını önlemek için yapılan her girişim başarısızlıkla sonuçlanırken, iktidarı elinde tutan kadrolar, olan bitenden emperyalist güçleri ve onlarla işbirliği yapan azınlıkları sorumlu tutmak eğilimindeydi. Ama kaçınılmaz son geldi ve Osmanlı İmparatorluğu tarihe gömüldü. Cumhuriyet’in kurucularının neredeyse tamamı, Mustafa Kemal dahil olmak üzere, bu hezimetlerle dolu tarihin mimarı olan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin üyeleriydi. Daha sonra iktidara gelenler de onların ideolojik akrabalarıydı. Bu kadrolar 1923ü bir sıfır noktası olarak gördüler, küllerinden doğan Zümrüd-ü Anka kuşu gibi bir Türk ulusu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti imal etmeye soyundular.
 

Kitabı 22 % İndirim ile Hemen Satın Al

5. Can Boğazdan Çıkar

Motorların farklı yakıtla çalıştığı gibi…
Hastalıklarımızın büyük bir kısmının yediklerimiz ve içtiklerimizden kaynaklandığı bilimsel anlamda da ispat edilmiştir. Kişilerin mizaçlarına uygun beslenmemesi, hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda, farklı motorlarda farklı yakıtlar kullanıldığı gibi; insanların da birbirinden farklı mizaç ve yapılara sahip olduğu, alınan gıdayı hazmettirecek enzimin her bünyede aynı güçte ifraz edilmediği belirlenmiştir.
Kan grubunuza göre beslenin
 

Kitabı 22% İndirim ile Hemen Satın Al

6. Aklından Bir Sayı Tut

Mark Mellery, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut -1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Mellery öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarım nasıl bildiğimi göreceksin. Küçük zarfı aç.”
“Aldıklarını geri vereceksin Vermiş olduklarını aldığın zaman. Biliyorum ne düşündüğünü, Ne zaman uyuduğunu, Nereye gittiğini, Nereye gideceğini. Seninle bir randevumuz var, Bay 658.”
 

Kitabı 23% İndirim ile Hemen Satın Al

7. Zaman Çarkı

Ya sizi bekleyen bir son olmasaydı…
Hayatındaki insanlar birer birer siliniyor. Kocaları, sevgilileri, ailesi ve arkadaşları yaşayıp ölüyor ama o hep aynı kalıyor. Sevdiklerini kaybederken hep çaresiz. İnsanlar onun neden sürekli genç göründüğünü merak ettiğinde ise yer değiştirmek zorunda. Tüm olasılıklar karşısında üç yüz yıl yaşamış biri olarak yanlış bir şey söylediği an, zaman çarkı tepetaklak olabilir.
Elise tıbbi bir mucize sonucu ebediyen genç kalacaktır. Hayatı üç yüz yıl önce başlamıştı. Versailles Sarayı’nda, 14. Louis’nin hükmettiği bir devirde. İlk kez her şeyi göze alıp sonsuz gençliğinin sırrını, sevdiği adamla paylaşmaya karar verdiğinde bu isteğinin neden olacağı tehlikeleri – hem kendisi hem de tüm dünya için – hayal bile edemez. Bilim bu duruma yanıt verecek bir seviyeye ulaştığında ancak birileri onun çaresizliğini görebilecek.
 

Kitabı 23% İndirim ile Hemen Satın Al

8. Gizli Anların Yolcusu

Çağdaş edebiyatımızın en sevilen yazarlarından Ayşe Kulin, Gizli Anların Yolcusu ile bir kez daha okurlarını şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşmeye zorluyor. Bu kitap yerleşik ve düzenli hayatlarımızın nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bir anda yıkılıp gidebileceğini gösteriyor bize… Acı bir kaza… Bir anda ağızdan kaçan bir söz… Ansızın yayınevine gelen bir dosya… Birbirine dolanmış eşarplar… Bütün bunlar, aykırı bir aşkın başını ve sonunu belirlemeye yeter mi?
 

Kitabı 18% İndirim ile Hemen Satın Al

9. Aşktan Dinle

Aşk sultânı Hz. Mevlânâ’nın, Mesnevî isimli eserinde “Ey bizim sevdası hoş olan, güzel olan aşkımız, Ey bizim bütün mânevî hastalıklarımızın, dertlerimizin tabibi” diye anlattığı aşk, Allah’ın yeryüzünde kendisinden göründüğü İnsan-ı Kâmil’den, yani Allah’ın mânâsından başkası değildir. O, bu mânâyı rehber edinip, kendi vücûdu içinde nefsini rûhunun esiri haline getirerek birlemiş, aşkın da bu birliğin efendisi olmasına vesîle olmuştur. Bunun içindir ki ona, nefisleri efendi kılan mânâsında “Efendimiz (Mevlânâ)” denilmiştir.
 

Kitabı 22% İndirim ile Hemen Satın Al

10. Duyguların Rengi

Kaybolmuş ve adaletsiz bir dünya… Mississippi, Jackson; 1962. Siyah kadınlara, beyaz çocukların bakımında güvenilen ancak gümüşleri parlatma konusunda güvenilmeyen bir dönem. Skeeter, Aibleen ve Minny… Kimse arkadaş olacaklarına inanmazdı. Her biri başka bir gerçeğin peşindeydi. Ve bir araya geldiklerinde anlatılacak sıra dışı bir hikâyeleri oldu.
On yedinci beyaz çocuğunu büyüten ve kendi oğlunun trajik ölümünün neden olduğu yaraları iyileştirmeye çalışan Aibleen, aşçılıktaki başarısı da en az dilinin sivriliği kadar dillerden düşmeyen Minny ve üniversiteden dönüp onu büyüten biricik hizmetçisinin neden evlerinden ayrıldığını anlamaya çalışan Bayan Skeeter. Duyguların Rengi, acıların, acıları alaya almanın, değişimin ve umudun sonsuz zamanda yankılanacak evrensel hikâyesidir.
 

Kitabı 22% İndirim ile Hemen Satın Al

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.
 

2012 Yılının ilk ayında en çok ilgi çeken kitap listesine yaptığımız araştırma ile bu yazımızda ulaşabilir siniz.

Bu Ayın en çok satan ilk kitabı büyük ilgi gören Hayat – Dürbünümde Kırk Sene (1941-1964), b7u kitabın 2. olan Hüzün – Dürbünümden Kırk Sene (1964-1983) ve Elif Şafak Firarperestçok Kitabı izliyor;

1. Hayat – Dürbünümde Kırk Sene (1941-1964)

Çağdaş Türk edebiyatının en sevilen kalemlerinden Ayşe Kulin, ilklerin yazarı olmayı sürdürüyor. Daha önce yüzbinlerce satılan Veda ve Umut adlı kitaplarının devamı niteliğindeki iki kitabı birden Everest Yayınları tarafından yayımlanan Ayşe Kulin, yeni yıla damgasını vuruyor.
Veda ve Umut’u severek okuyanlar için şimdi Hayat ve Hüzün günleri başlıyor.
Hayat ve Hüzün Ayşe Kulin’in kaleminden bu kez kendi hayatına bir yolculuk…
 

Kitabı 20% İndirim ile Hemen Satın Al

2. Hüzün – Dürbünümden Kırk Sene (1964-1983)

Bu kitapta yazdıklarım, babamın da var olduğu dünyada geçirdiğim kırk yılın, dürbünüme çarpan resimleridir; özelimde ve ülkemde 1941’den bu yana yaşadıklarımdan, gördüklerimden seçmelerimdir. Kitabıma, beni çok etkileyen, çok üzen, çok sevindiren, bende iz bırakan, belleğimde hep kalan anılarımı aldım. Babamın vefatına kadar beni ilmek ilmek örerek bu günkü ben yapan kişileri, olayları kendi gözümden, kendi kalemimle aktardım.
 

Kitabı 25% İndirim ile Hemen Satın Al

 

3. Elif Şafak Firarperest

Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına… şaşırmak ölene kadar… şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek… budur son tahlilde Âdemoğullarına, Havvakızlarına kendilerini keşfettirten serüven.
 

Kitabı 35% İndirim ile Hemen Satın Al

4. Aşkın Gözyaşları

Şems, Mevlâna ve Aşka dair çok kitap okuduğumu zannediyordum. Yanılmışım! Dostum Sinan Yağmurun doğum tarihini unutarak”bunu yazan kişi mutlaka Şemsin yakın arkadaş olmalı!” diye düşündüğümde kitabın henüz başlanndaydım. Kitap bitti. Artık eminim; kesinlikle Sinan Yağmur Tebrizli Şemsi yaşayarak anlamış ve yakından tanışıyor.
 

Kitabı 40% İndirim ile Hemen Satın Al

5. Şah & Sultan İskender Pala

Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş.
Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş.Çaldıran… Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride.Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi?
 

Kitabı 20% İndirim ile Hemen Satın Al

 

6. Aklından Bir Sayı Tut

Mark Mellery, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut -1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Mellery öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarım nasıl bildiğimi göreceksin. Küçük zarfı aç.”
“Aldıklarını geri vereceksin Vermiş olduklarını aldığın zaman. Biliyorum ne düşündüğünü, Ne zaman uyuduğunu, Nereye gittiğini, Nereye gideceğini. Seninle bir randevumuz var, Bay 658.”
 

Kitabı 30% İndirim ile Hemen Satın Al

 

7. Zaman Çarkı

Ya sizi bekleyen bir son olmasaydı…
Hayatındaki insanlar birer birer siliniyor. Kocaları, sevgilileri, ailesi ve arkadaşları yaşayıp ölüyor ama o hep aynı kalıyor. Sevdiklerini kaybederken hep çaresiz. İnsanlar onun neden sürekli genç göründüğünü merak ettiğinde ise yer değiştirmek zorunda. Tüm olasılıklar karşısında üç yüz yıl yaşamış biri olarak yanlış bir şey söylediği an, zaman çarkı tepetaklak olabilir.
Elise tıbbi bir mucize sonucu ebediyen genç kalacaktır. Hayatı üç yüz yıl önce başlamıştı. Versailles Sarayı’nda, 14. Louis’nin hükmettiği bir devirde. İlk kez her şeyi göze alıp sonsuz gençliğinin sırrını, sevdiği adamla paylaşmaya karar verdiğinde bu isteğinin neden olacağı tehlikeleri – hem kendisi hem de tüm dünya için – hayal bile edemez. Bilim bu duruma yanıt verecek bir seviyeye ulaştığında ancak birileri onun çaresizliğini görebilecek.
 

Kitabı 30% İndirim ile Hemen Satın Al

 

8. Gizli Anların Yolcusu

Çağdaş edebiyatımızın en sevilen yazarlarından Ayşe Kulin, Gizli Anların Yolcusu ile bir kez daha okurlarını şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşmeye zorluyor. Bu kitap yerleşik ve düzenli hayatlarımızın nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bir anda yıkılıp gidebileceğini gösteriyor bize… Acı bir kaza… Bir anda ağızdan kaçan bir söz… Ansızın yayınevine gelen bir dosya… Birbirine dolanmış eşarplar… Bütün bunlar, aykırı bir aşkın başını ve sonunu belirlemeye yeter mi?
 

Kitabı 30% İndirim ile Hemen Satın Al

 

9. Aşktan Dinle

Aşk sultânı Hz. Mevlânâ’nın, Mesnevî isimli eserinde “Ey bizim sevdası hoş olan, güzel olan aşkımız, Ey bizim bütün mânevî hastalıklarımızın, dertlerimizin tabibi” diye anlattığı aşk, Allah’ın yeryüzünde kendisinden göründüğü İnsan-ı Kâmil’den, yani Allah’ın mânâsından başkası değildir. O, bu mânâyı rehber edinip, kendi vücûdu içinde nefsini rûhunun esiri haline getirerek birlemiş, aşkın da bu birliğin efendisi olmasına vesîle olmuştur. Bunun içindir ki ona, nefisleri efendi kılan mânâsında “Efendimiz (Mevlânâ)” denilmiştir.
 

Kitabı 30% İndirim ile Hemen Satın Al

 

10. Başın Öne Eğilmesin

Tanık aynı zamanda suçludur…
Medyanın siyasi iktidara biat ettiği, toplumunu kandırdığı, olup-bitenleri milletinden gizlediği yerde ne özgürlük, ne insan hakları, ne demokrasi, ne hukuk olur. Ve gazete yazarı bu büyük suçun kaçınılmaz parçasıdır.Ve bir gün herkes gibi gazetecinin de başına bir şey gelebilir.
O zaman suçlu tanık, aynı zamanda mağdurdur da…”
 

Kitabı 40% İndirim ile Hemen Satın Al

 

1. Küçük Mucizeler Dükkanı

Kitapları bütün dünyada 14,0 milyondan fazla satan ve birçok dile çevrilen DEBBIE MACOMBER, yürek ısıtan romanlarıyla şimdi de Türkiyede… Küçük Mucizeler Dükkânı “Artık o eski tasasız kız değilim. Yaşadığım her günün değerini biliyorum. Çünkü hayatın ne kadar değerli olduğunu öğrendim…
Hiçbir şeyi, özellikle de hayatı hafife almaz oldum. Artık hiçbir günümü boşa geçirmiyorum. Çektiğim acıların bir karşılığı olduğunu öğrendim…” Hayatın içinden dört güçlü kadm… Küçük mucizeler, büyük umutlar Ve dostluğun iyileştirici gücüne dair şımsıcak bir hikâye…”
 

Kitabı 20% İndirim ile Hemen Satın Al

 

2. Aşkın Gözyaşları 3

“Şems! Ey seyyarelerin en tekinsizi! Çarpacak bir beni mi buldun? İyi ki beni buldun. Hoş âmedî! Hoş âmedî! Seni arıyordum Şems! Ama dağıla dağıla. Seni bekliyordum Şems! Ama savrula savrula…
Allahım beni Şems ile yarala! Öyle yarala ki akan gözyaşlarım cehennemi söndürsün. Ağlamaktan kör olup görmesem de cennetini. Sen varsın ya!
Şems, Kimyanın yüzüne doğru eğilirken, pencereden bir ışık huzmesi süzüldü odaya. Oda göz kamaştıracak bir şekilde ışıkla dolmuştu. Bir gül kokusu yayıldı odanın her yanına. Kimya başını pencereye doğru çevirdi. Hemen ayaklarını dizlerine, dizini ise karnına doğru çekti. Tıpkı bir bebeğin anne karnında durması gibi. Kimya yatağın içinde doğrulmaya çalıştı. Tebessüm etti. Dudağından; “Efendimiz… Efendimiz…”
Başı yastığın sağ ucuna düştü.”
 

Kitabı 40% İndirim ile Hemen Satın Al

3. Can Boğazdan Çıkar

Motorların farklı yakıtla çalıştığı gibi…
Hastalıklarımızın büyük bir kısmının yediklerimiz ve içtiklerimizden kaynaklandığı bilimsel anlamda da ispat edilmiştir. Kişilerin mizaçlarına uygun beslenmemesi, hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda, farklı motorlarda farklı yakıtlar kullanıldığı gibi; insanların da birbirinden farklı mizaç ve yapılara sahip olduğu, alınan gıdayı hazmettirecek enzimin her bünyede aynı güçte ifraz edilmediği belirlenmiştir.
Kan grubunuza göre beslenin
 

Kitabı 25% İndirim ile Hemen Satın Al

 

 

 

e-Kitap Projesi Amerikan Vergi Mükellefiyeti Belgelerimiz (YENİ)

e-KİTAP PROJESİNİN YASAL PROSEDÜRÜ

E-Kitap projesi kapsamında kullandığımız vergi ve yasal prosedürleri içeren sözleşmeler, tamamen Amerikan vergi sistemine entegreli olarak, yayıncı kuruluş ile tarafımız arasındaki anlaşmalar arasında gerçekleştirilir. Bu şekilde, Amerika-Türkiye arasında belirlenen vergi oranları miktarınca her kitabı yayınlanan yazarımızın uluslararası platformda te'lif ve satış ücreti bedeli üzerinden gerçekleşen ve %10 olarak belirlenen Copyright telif hakkı vergi bedeli ilgili kurumlara ödenerek anında mahsup edilir. Dolayısıyla, bu önemli süreç de görüldüğü gibi, e-kitap projesi tarafından online olarak gerçekleştirilir. Örneğin, ana e-kitap yayıncılarımızdan birisi olan smashwords üzerinde tanımlı olan bu karşılıklı anlaşma sayesinde yazarın vergi süreci e-kitap projesi üzerinden bu anlaşma ile kolaylıkla tanımlanarak yasal prosedür sağlanmış olur.

 

Aşağıdaki resimleri verilen belgelerimizde, bu anlaşmaların detaylı prosedürünün bir kısmı gösterilmeye çalışılmıştır.

 

W8-BEN FORMU:

 

e-Kitap yayın süreci: Yeni bir teknoloji & Sancılı bir süreç {Kısaca e-yayıncılığın Tarihçesi}

Küçük Baş (e-Kitap) Yayıncılık

(aka Small Press ya da Vanity Press ya da Self-Published / Kendi-Yayını kitap)

(Olası) Anlamı

Kitabî anlamı ile yıllık baskı ve kitap sayıları ile belli bir sınırı aşmayan yayınevlerine verilen isim 1). Her ne kadar bu sayılar değişken olsa da, ülkemiz için bakıldığında küçükbaş yayıncılık şiir ya da öykü, sadece belli miktarlarda değil, belli türlerde yayın yapan yayınevleri için kullanılabilir. O zaman Küçük Baş Yayıncılık'tan anlayabileceğimiz şey, onun büyük dağıtım ağları, büyük kitapçılar ya da yüksek baskı (kopya) sayıları ile ilgili olmadığıdır 2). Dilimizde pek karşılığı olmayan birkaç kavram ile birlikte anlaşılabilecek küçükbaş yayıncılık -örneğin print-on-demand vb.- dolaylı yoldan kurulan okur-yazar-kitap ilişkisini, direk olarak kurmaya ve seri üretim, endüstriyel ve ticari yayıncılık alanının dışında kalmaya özen gösteren bir yayıncılık anlamına gelir, gelmektedir, gelebilir, gelmiştir.

 

 

 

 

Küçükbaş yayıncılık (ya da küçük baş yayıncılık) “kendi-yayını” (self-published) kitap kavramı ile oldukça yakın sayılır. Kendi-yayını olarak kitap, yazarın, üretim sürecine dahil olmadığı, parasını kendisinin verdiği, kurumsallıktan çoğu kez yoksun bir yayınlama türüdür. Bir yayınevine, kitabın baskı maliyetini karşılayarak verilen kitaplar, yazarı, yine yazar olarak konumlar, üretimin hiç bir yerinde -istisnalar hariç olsa da- yazdığı şey ile üretilen kitap arasında, doğrudan bir ilişki yoktur. Denilebilir ki, mecra önemli değildir. Konvansiyonel olan devam eder. Örneğin kendi-yayını şiir kitapları, kendi-yayını romanlar, çoğu kez şiir ya da roman türünün sınırları içinde kalmakta ve çeşitli yayın imkansızlıkları yüzünden bir yayınevinin desteği olmadan yayınlanmaktadırlar. Bununla birlikte, özellikle Şiir Kitapları konu olduğunda, şiir tarihi, kendi-yayını-kitaplar ile doludur. Zamanının yayın-ağları içinde değer ve imkan bulamayan birçok öncü şiir kitabı, okurun önüne bile ulaşamayacak şekilde, çok sınırlı sayılarda, şairinin kendi çabası ile bastığı ve dağıttığı kitaplar olmuştur da 3). Bu açıdan bakıldığında şiir yayınının konvansiyonel anlamda yayıncılığın ana-akım çizgisinde kendine pek yer bulamadığını, çoğunlukla yeni gelen şairin çoğu kez bu mecraları kullanmak istemediğini de görüyoruz.

Büçük Baş (Klasik) Yayıncılık

Sınaî (Klasik) Yayıncılıktan Farkı

KBY (küçük baş yayıncılık) ile sınai (Büyük baş dediğimiz veya endüstriyel, ticari) yayıncılık arasındaki farklar aşağıdaki tabloda özetlenmeye çalışılmıştır.

Sınayi Yayıncılık KBY
Kitle (sözde/ideal okur, şiir kamusu) yönelimli Okur yönelimli (çoğu kez tek bir okur)
Yazar, yazmak dışında yayın sürecine katılmaz Yazar, yayın sürecinin son aşamasına kadar oradadır
Yazar, tanıtım sürecinde bir meta olmayı göze alır Yazar, tanıtım sürecinin aşamalarını kendisine rağmen yerine getirir
Endüstriyel Yayıncılık kuralları geçerlidir Kişisel yayın süreçleri geçerlidir
Süreç sonunda kitap, kitleye fırlatılır. Süreç içinde kitap oluş halindedir, sürecin sonu asla yoktur.
Kitabın okurlara ulaşması, ancak okurların kitap dışındaki başka yayınlar tarafından tanıtılması, dağıtım sürecinin sağlıklı geçmesi ile mümkün olmaktadır. Yazar, bu süreçlerden habersizdir. Okur ile yazarın tanışıklığı “orada” başlar. Kitap, bir mübadele aracı olmaktan çıkmış, “okur-için” haline gelmeye başlamıştır.
Seri üretimin belirleyici ve baskıcı hiyeraşileri tekrarlanmaz Kitaplar tek tek üretileceği için yazar, her aşamada kitabı yeniden düzenleyebilir.
Metin, mutlaktır. Metin muğlaktır ve oluş halindedir.
Kâr, zarar odaklı başlar. Maliyet hesabı bile yazar tarafından karşılanabilir ya da okur, yazara kitabın üretiminden kendisine gelişine kadar bazı aşamalarda yardımcı olabilir.
Yeni baskılar yapılabilir, bu baskılar çoğu kez geliştirilemez. Yeni baskı, asla yeni bir kopya değildir, geliştirilmiş, güncellenmiş, metin/yazar ilişkisi yaşayan bir hale gelmiştir. Okur da çoğu kez sürece katılabilir. (Bkz. Mail-art)
Kitabın basımı için yazar adına uzun bir bekleme süresi olabilir. Genellikle kitabın yayınlanacağı tarihi yazar belirler.
Kitaplar genellikle zincir kitapevlerinde ve süpermarketlerde bulunur. Kitaplar genellikle zincir kitapevlerinde ve süpermarketlerde bulunmaz.
Okur tarafından yazara ulaşmak zordur. Genellikle yazar ulaşım bilgilerini kitaba yazar.
Konvansiyonel anlamda editörlük yapılır. Editörlüğün içeriği değişmiş ya da editörlük ortadan kalkmıştır.
Kitap tasarımları alışılageldik yöntemlerle yapılır. Kitap tasarımları, özellikle de kapakları, konvansiyonel yöntemlerden daha farklı tasarlanır.
Kitabın en azından yayıncısı tarafından kabul görmesi gerekir. Kitabın kimse tarafından kabul görmesine, onay mekanizmalarından geçirilmesine gerek yoktur.
Kitaplar için hizmet karşılığı para temelli yarışmacı bir sistemin koşullarında yayın kararı alınır. Kitabın yayınlanılması kararında “piyasa koşulları” rol oynamaz.
Son ürün kitaptır. Kitap, son ürün değildir.

Sınai Yayıncılığa karşı Kitap olarak KYB

Tarihsel süreçte, küçük baş yayıncılıkla sinaî yayıncılığın belki en önemli farkı küçük baş yayıncılığın yeni ortaya çıkan, ezoterik ya da avangart şairlerin şiirlerini de yayınlanabilir kılması olmuştur, böylece şiiri dinamik ve gelişen bir mecra haline getiren çağdaş edebiyatın değişen yüzünün ve sürekli olarak tekrar tanımlanan estetik hükümlerin gün yüzüne çıkmasını sağlanmıştır. Küçük baş yayıncılığın bir diğer tarihsel önemi de, Kitap üzerinde oluşturulan kutsal halenin sadece bir ilüzyon olduğunu ortaya çıkarması ve hep halının altına süpürülen finansal ilişkilere dair mekanizmalara vurgu yapmasıdır. Küçük baş yayıncılıkla ilgili düzenlenen forumlarda “Kitap ne yapar?” sorusundan hareketle, kitabın “yayıncı tarafından temsil edilen belirli bir topluluk tarafından yazara bahşedilen bir kabul” olduğu söylenerek, kitabın yayıncının kültürel ya da ekonomik olarak biçtiği değeri temsil ettiği önermeleri tartışılagelmiştir, çünkü bir kitabın yayınlanması demek bir anlamda yayıncının zaman, enerji ve finansal kaynak harcaması demektir. Anaakıma dair pazarda, yayıncılar bu harcamadan bir geri dönüş bekler. Oysa, şiirde bu şekilde bir ekonomik mekanizma genellikle işleyemez. 4) 5) 6)

Endüstriyel yayıncılık ile Şiir arasındaki ilişki, Şiir tarihinin, aslında hiç bir zaman bir çoğaltım ve dağıtım aracı olarak “yayın mecrasını” düzgün kullanamasından da kaynaklanmaktadır. Bu ikili birbirini 16. yüzyıldan itibaren tanımış, fakat pek sevmemişlerdir. 21. yüzyılın aşırı gelişmiş yayın anlayışı, tüm katmanları ile şiir / yayıncılığını çok da içinde barındırmamıştır. Ülkemizde, 2010 yılına ilişkin istatistikler incelendiğinde, Cumhuriyet'in Batılı anlamda yayın faaliyetleri ile kurduğu ilişkinin geldiği noktada, sadece şiir yayıncılığını kenarda tuttuğunu görülmektedir 7). Türkiye özelinde düşünüldüğünde, zaten çok geride kalmış yayıncılık sektörünün, bu tür galaktik bir büyüme sırasında, şiir gibi gayet minör bir türü barındırmaması, modern şiirin ve şairin, tümel yerine tekille ilişkisine uygun düşse de (iyi şiir az satar, az görünür, değeri sonra anlaşılır klişesi), talep edilen ilginin bir türlü gelmemesi, şairin, duruş problemlerine işaret etmektedir de. Şiir, nerededir sorusu, burada apayrı bir soru olarak karşımızda çıkar.

Sözlü Kültür / Yazılı Kültür / Basılı Kültür

Bu ayrımlar açısından bakıldığında, Küçük Baş Yayıncılık, iki katmanda şiirin gelişimini besleyecek özelliklere sahiptir. Öncelikle çoğu modern şairin iddia etmeye çalıştığı şekilde Şiir = Kelam / Logos ilişkisi için mecra yaratımında (örneğin ses için kayıt cihazları, daha kısıtlı alanda üretilip, dağıtılabilecek örneğin pikap, kaset, cd kayıtları gibi) etkili olacaktır. Modern zamanlarda, kitabın, büyük bir taşıyıcı olarak kabul edilmiş yeri, şiir gibi birinci derecede sadece kadîm anlamları ile otantikliğini koruyan bir türün, lehine olmuş değildir.

20. yüzyılın başında, modern sanatın mecra ile girdiği ilişki, şiir için imkan olarak 1950'lerden sonra -belki de Soğuk Savaşların, Ulus-Devletleri kapattığı 100 yıllık hapis hayatından sonra yerelden-küresele gelişmeye yeltenmesi ile- görülebilir olmuştur. Günümüz şairi için şiirin başlangıç şartları ve kayıt altına alınması bir problem değildir. ”İlk Dize” mitolojisi bir yana, aslında şairin, son halini verip yayınlamaya karar verdiği bir şiirin, nasıl bittiği ya da sona erdiği ya da erdirildiği pek açık değildir. İki uç arasında salınan şiir üretimin doğası -bir uç olarak doğaçlama ile rüyada konuşma, diğer uçta, hazır-yapıt (ready-made) mantığına üretilmiş buluntu şiir- kendiliğinden olan ile kayıt altında sabitlenmiş olarak Söz'ün fazlarına indirgenmesi bir yanda gereklilik gibi görünürken, bir yanda, şairin, orada ne iş yaptığı gibi bir soruyu da ortaya çıkarması ilginçtir.

Sözlü Kültür'den Yazılı Kültür'e Kitap

(bu bölüm yardım bekliyor)

Yazılı Kültür'de Kitap

(bu bölüm yardım bekliyor)

Masaüstü Yayıncılık

 

Apple Macintosh

 

 

Masaüstü Yayıncılık, 1985 yılında, MacPublisher isimli programın Apple tarafından piyasaya sürülmesi ile başlamıştır 8).

 

Aldus, Logosu

 

 

Yine 1985 yılında Apple tarafından piyasaya sürülen Apple LaserWriter isimli yazıcı ile birlikte, birkaç yıl içinde PageMaker (Aldus) isimli yazılımın endüstri standartlarını belirleyecek kadar profesyonelleşmesi ve yaygınlaşması gerçekleşti.

Masaüstü Yayıncılık ifadesi Aldus'un kurucusu Paul Brainerd tarafından ortaya atılmıştır. Kişisel bilgisayarın gelişimi ile birlikte, 1980'lerde sadece yazı karakteri büyütüp küçültme olarak görülen bilgisayar-yayın ilişkisi, bu araçların ortaya çıkması ile birlikte, bilgisayarın sadece bir daktilo olmadığını da kanıtlamıştır. İlk yıllarda oldukça ilkel olsa da, gazetelerin mizanpajlarına ve bir yığın yeni mecra ve yayın türünün gelişmesinde masaüstü yayıncılığın, dijital ya da elektronik yayıncılığa önemli bir köprü sağladığı da görülmektedir.

Dijital Yayıncılık

(yardım bekliyor)

Elektronik Yayıncılık

Elektronik Yayıncılığın Tarihçesi

Kısaca e-yayıncılık olarak da söylenebilecek olan elektronik yayıncılığın tarihi, geleneksel yayıncılığa kıyasla oldukça kısadır ancak önemli gelişmeler içerir. İlk e-yayıncılık ürünü olarak 1980’lerde ortaya çıkan düz metinli e-mailler gösterilebilir. Bir e-mailin kullanıcı tarafından bir e-mail listesine (zincirine) gönderilmesi, en basit anlamda elektronik bir yayıncılık olarak kabul edilebilir. Bu tür e-mailler hiçbir resim veya şekil vb. içermediği için son derece basit/yoksul sunumlar olmuştur. Ayrıca bu düz metinler özellikli bir sunuma ve şekil ya da resim kullanılmasına uygun değildi. Üstelik birtakım karmaşık tabloların ve şemaların elle yapılması çok daha zordu. Bunun yanı sıra kullanıcılar (gerçek anlamıyla okurlar) kendi imkânlarıyla bazı yayımlar yapıyorlar ve hemen hemen tüm sitelerde bu tür gayretler artıyordu.

1980’lerin sonu, 1990’ların başında daha kullanışlı yeni birtakım araçların ortaya çıkmasıyla bu tür bir dağıtım/neşir yolu terk edilmeye başlandı. CD-ROM’ların ortaya çıkmasıyla elektronik yayıncılık için çok daha etkili ortamlar oluştu. Mükemmel kalitede resimler, şekiller, düşük maliyetli yatırım ve uzun bir ömür. Bu tür bir yayıncılık hâlâ kullanılmakta olan ve ansiklopediler, sözlükler, atlaslar, rehberler/kılavuzlar gibi daha özel bir alanda yapılan yayıncılıktan daha başarılıydı. CD-ROM, farklı formatların kullanılmasına daha elverişliydi. Derken, her bir yayın için ayrı bir CD-ROM’a ayrı bir istemcinin (client) yüklenmesi gerektiğinde, bu iş kütüphaneler için baş edilmez bir hal aldı. Kütüphaneler kullanımı artırmak, yüklemeyle ilgili büyük bakım çalışmalarından kaçınmak, güncel kalabilmek gibi işler için farklı araçlar icat etmeye başladılar.

Sonunda 1994-1995 yıllarında ilk elektronik gazete/dergi/yayınlar (e-journals) ortaya çıktı. Dağıtımı yapılan ilk elektronik yayın Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (IEE) tarafından çıkarılan Electronics Letters Online oldu.

Elektronik yayıncılık modelleri şöyle sıralanabilir:

  1. Geleneksel Modeller (Elsevier 9), Springer 10), Kluwer, IOP,APS gibi önemli yayıncıların çoğu)
  2. Alternatif Modeller (HighWire 11), the European Journal of Comparative Law,JHEP Journal of High Energy Physics gibi yayıncılar)
  3. Yıkıcı Modeller (ArXiv 12), Australian Journal of Human Rights 13), the European Legal Research Archive gibi girişimci yayıncılar)

Elektronik Yayıncılığın Faydaları

Tüm metinlere elektronik olarak ulaşılabilme ana özelliğini yanı sıra bu tür yayıncılığın elektronik baskıya (e-edition) kattığı bir dizi önemli değer daha vardır. Bunlar kısaca şöyle belirtilebilir

  1. Elektronik içindekiler (fihrist) ve özetler
  2. Direk son yayına ulaşabilme imleci
  3. Önceden tanımlanmış profillere (abone ya da üye) yeni makalelerin eklendiğini mesajla bildirecek bir uyarı sistemi
  4. Bir sonraki sayıda yer alacak, kabul edilmiş çalışmaların listelenmesi
  5. Yayında (güncel ve ulaşılabilir) olan makalelerin listesi
1) Wikipedia maddesine göre ABD için bu rakamlar yılda 10 kitap ya da 50 milyon $ civarındaki rakamlar için bu tanım verilebilir, fakat Türkiye şartlarında bu rakamlar, büyük yayınevlerinin bile hayal edebileceği rakamlar değildirler. Son istatistiklere göre ABD'de yayın endüstrisi yaklaşık 24 milyar }dolarlık bir büyüklüğe erişmiş, sırf 2009 yılında e-kitap satışları 350 milyon dolar sınırına erişmiştir. bkz 2009 yılı istatistikleri
2) dadamatik.com Dergiler, Dergilerimiz Serkan Işın
3) Örneğin, Edgar Allen PoeTamerlane and Other Poems (1827), Liste isim bazında oldukça kalabalık sayılabilir: Alexander Pope, Alexandre Dumas, Alfred Lord Tennyson, Anais Nin, Beatrix Potter, Benjamin Franklin, Carl Sandburg, D.H. Lawrence, Deepak Chopra, E. Lynn Harris, e.e. cummings, Edgar Allen Poe, Edgar Rice Burroughs, Ernest Hemingway, Ezra Pound, George Bernard Shaw, Gertrude Stein, Henry David Thoreau, Irma Rombauer, James Joyce, John Muir, Ken Blanchard, Ken Keyes, Jr., Lawrence Ferlinghetti, Leo Tolstoy, Lord Byron, Louis L'Amour, Louise Hay, Marcel Proust, Margaret Atwood, Mark Twain, Marlo Morgan, Mary Baker Eddy, Nathaniel Hawthorne, Pat Conroy, Percy Bysshe Shelley, Robert Bly, Robert Ringer, Robert Service, Robinson Jeffers, Rod McKuen, Rudyard Kipling, Spencer Johnson, Stephen Crane, Stephen King, T.S. Eliot, Thomas Hardy, Thomas Paine, Tom Peters, Upton Sinclair, Virginia Woolf, W.E.B. DuBois, Walt Whitman, Willa Cather, William Blake, William E.B. DuBois, William Strunk, Zane Grey,

 

Ücretsiz e-kitap indirebileceğiniz en iyi 20 site

Ücretsiz e-kitap indirebileceğiniz en iyi 20 site

\Günümüzde giderek daha da yaygınlaşan e-kitaplar (e-book), orjinal bir kitabın ele alınıp okunması kadar keyif vermese de, bazı zamanlarda orjinalinden daha kullanışlı olabiliyor.kullanışlılığını arttıran önemli bir etmen de bu online kitaplara ücretsiz olarak ulaşabilmemiz olacaktır.
işte bu bildiride, rahatlıkla ulaşabileceğiniz ve ücretsiz olarak indirebileceğiniz e-kitapları barındıran 

\Günümüzde giderek daha da yaygınlaşan e-kitaplar (e-book), orjinal bir kitabın ele alınıp okunması kadar keyif vermese de, bazı zamanlarda orjinalinden daha kullanışlı olabiliyor.kullanışlılığını arttıran önemli bir etmen de bu online kitaplara ücretsiz olarak ulaşabilmemiz olacaktır.
işte bu bildiride, rahatlıkla ulaşabileceğiniz ve ücretsiz olarak indirebileceğiniz e-kitapları barındıran en iyi 20 e-book sitesine yer vereceğiz.

 

1- free-ebooks

\

siteden, ücretsiz e-kitapların yanında e-dergiler de indirebiliyor, dilerseniz sizde bulunanları paylaşabiliyorsunuz. ayrıca site ücretsiz üyelikle kendi kütüphanenizi oluşturmanızı da sağlıyor.

 

2- Scribd

\

Scribd; Word, Excel, PowerPoint, PDF ve diğer popüler formatların desteklediği online dökümanların paylaşıldığı bir site. bu dökümanları ücretsiz olarak indirebilir dilerseniz de sitenizde yayınlayabilirsiniz.

 

 

3- 4eBooks

\

bilgisayar programcılığı üzerine yazılmış online kitaplardan oluşan geniş bir kaynak.

 

4- ManyBooks

\

bu siteden PDA, iPod ya da eBook okuyucunuz için ücretsiz ekitaplar indirebilirsiniz. sitede 22 bin kadar online kitap bulunmakta ve hepsi de ücretsiz.

 

5- FreeBookSpot

\

üyelik istemeyen site, 96 kategoriden oluşan yaklaşık 5 bin e-kitaplık arşivinde, arama yapmanıza da olanak sağlıyor.

 

6- AskSam Ebooks

\

Shakespeare, Lewis Carroll, Charles Dickens, Edgar Allen Poe ve Jane Austen gibi yazarların ücretsiz e kitaplarına yer veren sitede ayrıca politika, yasalar ve hükümet raporları ile ilgili kitaplar da bulunmakta.

 

7- FreeTechBooks

\

bilgisayar bilimi, mühendislik ve programcılık kitapları, test kitapları ve konferans notlarını ücretsiz ve legal olarak indirebileceğiniz bir site.

 

8- GetFreeEBooks

\

yasal olarak ücretsiz e-book indirebileceğiniz geniş bir kaynak.

 

9- FreeComputerBooks
bilgisayar, programcılık, matematik ve mesleki e-kitapların yanında konferans notlarının ve çeşitli derslerin de bulunduğu oldukça geniş ve güzel bir kaynak.

10- KnowFree

\

kullanıcıların ücretsiz olarak e-kitapları değiştirebildikleri, eğitici video ve diğer materyallerin de bulunduğu

 

11- OnlineFreeEBooks

\

çoğunlukla pdf formatlı ekitapların bulunduğu geniş bir site. sitede şu 9 categori bulunmakta: Automotive Ebooks, Business Ebooks, Engineering Ebooks, Gadget Ebooks, Hardware Ebooks, Health & Medical Ebooks, Hobbies Ebooks, Programming & Technology Ebooks, Sport & Martial Art Ebooks.

 

12- MemoWare

\

binlerce dökümanın bulunduğu eşşiz bir kaynak. ayrıca sitede, PalmOS device, Pocket PC, Windows CE, EPOC ve Symbian'a kolaylıkla ekleyebileceğiniz özel formatlar da bulunmakta.

 

13- BluePortal

\

 

14- OnlineComputerBooks

bilgi teknolojisi, bilgisayar bilimi, Internet, iş, pazarlama, matematik ve fizik ile ilgili sayısız online kitap.

15- SnipFiles

\

 

16- The Online Books Page

30 binin üzerinde, ücretsiz elektronik kitabların listelendiği bir site.

17- Globusz

\

kolay ve kullanışlı bir e-book kaynağı.

 

18- Baen Free Library

downloadable science fiction novels
downloadable science fiction novels

 

ücretsiz indirilebilir bilimkurgu romanlarına yer veren muhteşem bir online kütüphane.

 

19- eBookLobby

\

iş, sanat, hesaplama ve eğitim kategorilerinde ebookların bulunduğu bir kaynak.

 

20- BookYards

The Library To The World
The Library To The World

ücresiz e kitapların ve eğitim materyallerinin bulunduğu bir site.

e-Kitap Teknolojileri (YENİ)

 
Elektronik kitap yüklü Kindle, boş Kindle'dan daha ağır

Elektronik kitap yüklü Kindle, boş Kindle'dan daha ağır Elektronik kitapların milyonlarla buluşmasına ön ayak olan Amazon Kindle, yenilenen özellikleriyle eKitap okuyucusu pazarının lideri olmayı sürdürüyor. Haberin devamı »

 

Sony'den yeni elektronik kitap okuyucusu; Reader WiFi (model PRS-T1)

Sony'den yeni elektronik kitap okuyucusu; Reader WiFi (model PRS-T1) Arka arkaya tanıttığı ürünlerle son günlerin en hareketli firmalarından biri olan Sony, elektronik kitap okuyucularından oluşan gamını, Reader WiFi (model PRS-T1) modeliyle güncelledi. Haberin devamı »

 

Asus elektronik kitap okuyucusu Eee Reader DR900'ü satışa sunuyor

Asus elektronik kitap okuyucusu Eee Reader DR900'ü satışa sunuyor Asus geçtiğimiz Haziran ayından bu yana merakla beklenen Eee Reader DR900 isimli elektronik kitap okuyucusunu önümüzdeki ay itibariyle Avrupa'da satışa sunmaya başlıyor. Haberin devamı »

 

Barnes & Noble'dan renkli ekrana sahip elektronik kitap okuyucusu: NOOKcolor

Barnes & Noble'dan renkli ekrana sahip elektronik kitap okuyucusu: NOOKcolor Teknoloji dünyasını yakından takip eden bazı analistler, tablet bilgisayarların, elektronik kitap okuycularını bitireceğini öngörseler de bu şu ana kadar gerçekleşmiş bir tahmin değil. Haberin devamı »

 

Sharp Galapagos serisi elektronik kitap okuyucularını tanıttı

Sharp Galapagos serisi elektronik kitap okuyucularını tanıttı Elektronik kitap okuyucusu pazarına gireceğini bir süre önce açıklayan Sharp, Galapagos adını verdiği eKitap okuyucularını ve içerik platformunu duyurdu. Haberin devamı »

 

Amazon, eKitap pazarının %61'ine sahip

Amazon, eKitap pazarının %61'ine sahip Elektronik kitap pazarının %80'ine sahip olduğunu iddia eden Amazon'un aksine, PR Bowker'ın araştırması firmanın, pazarın %61'ini kontrol ettiğini öne sürüyor. Barnes & Nobles'ın %20 paya sahip olduğu elektronik kitap pazarında Apple ve Sony'nin her ikisi de 5% pazar payını yönetiyorlar. Haberin devamı »

 

Sony, elektronik kitap okuyucularından fiyat indirimine gitti

Sony, elektronik kitap okuyucularından fiyat indirimine gitti Amazon ve Barnes & Nobles'ın, elektronik kitap okuyucularında fiyat indirimine gitmesinden sonra benzer bir adım Sony'den de geldi ve Japon elektronik üreticisi, güncel ürün gamındaki elektronik kitap okuycularından 20$ ile 50$ arasında fiyat indirimine gitti. Haberin devamı »

 

Amazon yeni bir Kindle modeli üzerinde çalışıyor

Amazon yeni bir Kindle modeli üzerinde çalışıyor Kindle modeliyle elektronik kitap okuyucularını yeniden gündeme taşıyan Amazon, iPad'in satışa sunulması ve dünya devi donanım üreticilerinin (Acer ve Asus) arka arkaya pazara adım atacağını duyurmasını takiben, yeni Kindle modeli için hazırlıklarını başladı. Haberin devamı »

 

Kobo'nun elektronik kitap okuyucusu eReader ön siparişte

Kobo'nun elektronik kitap okuyucusu eReader ön siparişte Elektronik kitap satıcısı Kobo'nun eReader adını verdiği e-kitap okuyucusunun ön siparişli satışları başladı. Kobo eReader'ın sahip olduğu özellikleri hatırlatmak gerekirse, 120x184x10 mm boyutlarında ve 200 g ğırlığında olan e-kitap okuyucu, 6 inç boyutunda E-ink ekrana sahip. Haberin devamı »

 

Nook, Amazon Kindle'ı geride bıraktı

Nook, Amazon Kindle'ı geride bıraktı Amazon Kindle ile hız kazanan elektronik kitap okuyucusu pazarında dengeler değişebilir mi ? Digitimes'ın yayınladığı yeni bir habere göre, Barnes & Noble'nin yeni eKitap okuyucusu Nook, Amerika'daki Mart ayı satış rakamlarına göre Kindle'ı geride bırakmayı başardı.Çift ekranlı tasarıma sahip olan N… Haberin devamı »

 

Elektronik kitap satıcısı Kobo, Kindle ile yüksek satış rakamlarına ulaşan Amazon'un açtığı yolda okuyucu trenine binen son isim oldu ve eReader isimli elektronik kitap okuyucusunu duyurdu. 120 x 184 x 10 mm boyutlarında ve 200 gram ağırlığınd olan cihaz, 6-inç büyüklüğünde EInk ekran kullanılıyor. 2 Erdi ÖZÜAĞ "Fx57" Haberin devamı »

 

AppStore'daki elektronik kitap sayısı, oyunları geçti

AppStore'daki elektronik kitap sayısı, oyunları geçti Amazon geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir açıklamayla elektronik kitapların ilk defa geleneksel kitap satışlarını geçtiğini açıklamış ve eKitap okuyucusu Kindle ile rekora koştuğunu duyurmuştu. Haberin devamı »

 

Elektronik Kitap Okuyucusu pazarında yeni bir oyuncu: Energy Book 2061

Elektronik Kitap Okuyucusu pazarında yeni bir oyuncu: Energy Book 2061 Kindle ile yüksek satış rakamlarına ulaşan Amazon, elektronik kitap okuyucusu pazarını gündeme taşımayı başardı. Haberin devamı »

 

Amazon eKitap okuyucusu Kindle için uygulama geliştirme kiti hazırlıyor

Amazon eKitap okuyucusu Kindle için uygulama geliştirme kiti hazırlıyor Amazon yüksek satış rakamlarına ulaştığı popüler eKitap okuyucusu Kindle için yeni bir geliştirme kiti hazırluyor. Haberin devamı »

 

Samsung eKitap okuyucularını duyurdu: E6 ve E101

Samsung eKitap okuyucularını duyurdu: E6 ve E101 Girdiği her sektörde liderliği hedefleyen Güney Kore merkezli dünya elektronik devi Samsung, son dönemin popüler pazarlarından birisi olarak eKitap okuyucularındaki yüksek satış potansiyeline kayıtsız kalmadı ve yeni okuyucularını duyurdu. Haberin devamı »

 

Tasarımıyla dikkat çeken eKitap okuyucusu: Skiff Reader

Tasarımıyla dikkat çeken eKitap okuyucusu: Skiff Reader Apple'ın hazırlık çalışmaları devam eden tablet bilgisayarı, eKitap okuyucularını ikinci plana itecek mi henüz bilmiyoruz ama Kindle ile Amazon'un yüksek satış rakamlarına ulaşması, pek çok üreticiyi eKitap okuyucusu pazarına çekiyor. Haberin devamı »

 

eKitap okuyucularının sayısı hızla artıyor, işte karşınızda Owen E1

eKitap okuyucularının sayısı hızla artıyor, işte karşınızda Owen E1 Donanım üreticileri arasında son dönemin popüler akımı eKitap okuyucuları. Haberin devamı »

 

eKitap satışları fiziksel kitap satışlarını geçti

eKitap satışları fiziksel kitap satışlarını geçti Amazon tarafından satışa sunulan popüler eKitap okuyucusu Kindle yeni rekorlarla gündeme gelmeyi sürdürüyor. Amazon.com tarihinde tatil dönemlerinde ulaşılan en yüksek satış rakamına imza atarak eKitap okuyucularının geleceği hakkında fikir veren Kindle, kitap satışlarını da etkiliyor. Haberin devamı »

 

Asus'un elektronik kitap okuycusu çift ekran ve entegre kamera ile gelecek

Asus'un elektronik kitap okuycusu çift ekran ve entegre kamera ile gelecek Elektronik kitap okuyucuları konsept olarak yeni bir kavram olmasa da bir süre öncesine kadar sağlıklı bir pazar öngörüsü olmadığı için segment olarak üreticilerin ilgisini çekmeyi başaramamışlardı. Haberin devamı »

 

Kindle DX; Amazon popüler e-Kitap okuyucusunu yeniledi

Kindle DX; Amazon popüler e-Kitap okuyucusunu yeniledi Amazon yaptığı açıklama ile popüler elektronik kitap okuyucusu Kindle'ın yeni versiyonunu duyurdu. Kindle DX isimli yeni model, 264 x 182.8 x 9.6 mm boyutlarında ve 535 gram ağırlığında.

 

Foxit'den elektronik kitap okuyucusu; eSlick

Foxit'den elektronik kitap okuyucusu; eSlick PDF uygulamalarıyla tanınan yazılım firması Foxit, geliştirdiği elektronik kitap okuyucusu için ön siparişe başladı. Haberin devamı »

 

Sony'den dokunmatik kontrollü eKitap okuyucusu

Sony'den dokunmatik kontrollü eKitap okuyucusu Teknoloji dünyasının saygın isimlerinden Sony, geliştirdiği yeni eKitap okuyucusunu duyurdu. Firmanın PRS-700 kod adlı yeni modelini segmentindeki rakip çözümlerden ayıran önemli bir farklılık bulunuyor.

Kitabımın Yayın Sürecinde Karşılaşabileceğim Yasal Prosedürler Nelerdir?

Kitabınızla ilgili yayın çalışmalarına başlamadan önce 16 maddelik bir yazar-yayıncı sözleşmesi yapılmaktadır. Ayrıca, bu sözleşme uyarınca Yazar ve Yayıncı karşılıklı olarak aşağıda maddeler halinde verilen sözleşme hükümlerini de karşılıklı olarak kabul etmiş sayılır. Buna göre, yazar yayıncıya işbu sözleşme akdinin bir nüshasını Word formatında doldurup teslim etmek zorundadır. Sözleşmeyi buradan indirebilirsiniz.

YAZAR-YAYINCI TELİF SÖZLEŞMESİ

___/___/_____tarihinde "Yazar" ile "Yayıncı" arasında yapılmış sözleşmedir.

 

YAZAR:

ADRES:

TEL :

FAX:

E-Posta

KİTAP:

YAYINCI:

ADRES:

TEL:

FAX:

E-Posta:
muratukray@hotmail.com
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

KİTAP:

SÖZLEŞME KOŞULLARI:

  1. Yazar…………………………adlı Eser'ini bu sözleşmedeki koşullarla Yayıncıya (Talep edilen dağıtım miktarı) adedince çoğaltma ve yayma hakkını devretmeyi kabul eder. Yazar, söz konusu Eser'de yer alan bölümleri başka başlık altında veya ayrı kitaplar halinde yayınlatmayacaktır.
  2. Yayıncı, sözleşme konusu Eser'i kendisine tesliminden itibaren 3 ay içinde yayınlamayı taahhüt eder. Aksi takdirde telif ücretinin tamamını 30 gün içinde Yazar'a öde­mekle yükümlüdür.
  3. Eser'in kapağında yazarın ismi ve eserin ismi açıkça belirtilir. Yayımcı, eserin, içeriğinde Yazar’ın izni olmadan hiçbir değişiklik yapamaz. Yazarın uygun görmesi durumunda gerekli değişiklikleri yapabilir.
  4. Eser, yayıncı kuruluş tarafından (Talep edilen dağıtım miktarı) adedince tekrarlı olarak basılacaktır. Yayıncı kuruluş olan (www.lulu.com) bu konuda eserin yayın, dağıtım ve telif haklarının korunması durumunda tam olarak yetkilidir.
  5. Yayıncı, bu sözleşmeden doğan haklarını yazarın yazılı izni olmaksızın hiçbir şekilde üçüncü şahıs ve kuruluşlara devredemez.
  6. Yayıncı, Yazar'a sözleşme konusu eser için telif hakkı olarak: Kitabın satışa sunulduğu tarihteki kapak fiyatı (KDV ve vergiler düşüldükten sonra) X Baskı adedi =Satış fiyatı x % 60-80 oranında ödemede bulunur. Yayıncı, bu ücretin tamamından elde edilecek tüm karı yazara devretmekle yükümlüdür.
  7. Yayıncı, telif alacağı kalmışsa, kalan kısım için Eser'in basım tarihinden itibaren ilk al­tı ay içinde yapılacak zamlardan doğan telif farkını Yazar'a ödemekle yükümlüdür.
  8. Yazar, eserin basılmasından itibaren geçen 3 aylık sürelerde Eser'in stok durumu hakkın­da yayıncıdan bilgi isteyebilir.
  9. Basılı mevcudunun tükenmesi halinde Yayıncı, Eser'in yeni basımını kendiliğinden gerçekleştirir. Eser'in her yeni basımı için Yazar'ın telif ücreti alması zorunludur.
  10. Eser'in basılı mevcudunun tükenmesinden itibaren 10 gün içinde Yayıncı, Yazar'a bildiri­mde bulunmalıdır. Bu bildirimin yapılmaması halinde Yazar, Yayıncıyı yazılı olarak uyarır. Uyarıya 7 gün içinde cevap verilemezse, sözleşme kendiliğinden fesholur ve telif hakkından doğan alacağın tamamı muaccel hale gelir.
  11. Her türlü ödeme, yürürlükteki vergi mevzuatının öngördüğü yükümlülüklere uygun olarak ve makbuz karşılığında yapılır.
  12. Yayıncı, sözleşmeye konu Eser'in her basımında Yazardan ekstra ücret talep edemez ve tüm geliri yazara devreder. Yayıncı yazara 1 adet telifli ve basılı haldeki materyalin kopyasını teslim etmek zorundadır. Yazarın ikinci ve daha sonraki yayınlayacağı eserlerde yayıncı %50 indirim yapmak zorundadır.
  13. Yukarıdaki adresler, değiştirildikleri yazılı olarak bildirilmediği sürece tarafların tebligat adresleridir.
  14. Bu sözleşme Eser'in Türkçe / Tüm yayın hakları için geçerlidir. Yazar-yayıncı uzlaşmazlıklarında ulusal ve uluslar arası mahkemeler yetkilidir. Sözleşme süresi imza tarihinden itibaren (Bir) yıldır.
  15. Yazar ve Yayıncı’nın bu sözleşmede belirtilmemiş tüm yasal hakları saklıdır.
  16. Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların çözümünde Türkiye Yazarlar Sendikası'nın saptayacağı bir üyesi, Türkiye Yayıncılar Birliği'nin saptayacağı bir üyesi ve tarafların saptayacağı bir hukukçudan oluşan bir hakem kuruluna başvurulur. Hakem Kurulu'nun çözümü yürürlüğe konulmazsa Mahkemeye başvurulur. Yazar'ın ikametgahının bulunduğu yerin Mahkeme ve İcra Daireleri yetkilidir.

Yazar                                                        Yayıncı:

İmza                                                          İmza

Önemli Not: Boş kısımlar, Yazar tarafından doldurulup elektronik olarak imzalanmalıdır. Elektronik imza için Paint programını kullanabilirsiniz.

Bu arada vergi ve muhasebe gibi yasal konuların size ne şekilde yansıyacağı şeklinde bir soru aklınıza gelebilir. Bu konuda şunu söyleyebiliriz ki, E-kitap projesi internet üzerinden yürütülen bir ticari faaliyet olduğu için, ilgili kanun maddesi uyarınca vergiden muaftır. Dolayısıyla, kitaplarınızın elektronik formatta olduğundan ve internet üzerinden satışa çıktığından, herhangi bir vergilendirmeye tabi değildir. Bununla birlikte, kitabınızın basılı olarak satılması sırasında ise, ilgili yayıncı kuruluş sizin yerinize vergi ve diğer masrafları üstlendiğinden ve bunu kitabınızın maliyetine eklediğinden sizin satışla ilgili herhangi bir muhasebe işlemi yapmanıza gerek yoktur. Bu konuyla ilgili daha detaylı kanun maddesi aşağıdadır:

Serbest Meslek Kazançlarında

Madde No: 18

Kapsam: (3239 sayılı Kanunun 40. maddesi ile değişen madde) (4444 sayılı Kanunun 4'üncü maddesiyle değişen fıkra, Yürürlük; 1.1.2000) Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat Gelir Vergisinden müstesnadır.(*) Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir. Yukarıda yazılı kazançların arızî olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez. Serbest meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.(**)

(*) Madde 18; (3239 sayılı Kanunun 40. maddesiyle değişen madde) Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr ve mucitlerin ve bunların kanunî mirascılarının şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hâsılat Gelir Vergisinden müstesnadır.

(**) 4369 sayılı Kanunun Geçici 7. maddesine göre; 1.1.1999-31.12.2008 tarihleri arasında; Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde sayılan serbest meslek faaliyetlerinden elde edilen hasılatın aynı Kanunun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin birinci ve ikinci gelir dilimleri toplamını aşan kısmı için 18 inci maddedeki istisna uygulanmaz. Bu istisnanın Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.

 

KANUN MADDESİ'NİN DETAYLI AÇIKLAMASI

 

1- TELİF HAKLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

1.1. Telif Kazançları İstisnasına Genel Bakış

Kanun koyucu mutad olarak yapılan serbest meslek faaliyetinden doğan kazançların serbest meslek kazancı olarak vergilendirilmesini öngörmüştür. Gelir Vergisi Kanunu’nun 18.maddesi “Serbest meslek kazançlarının istisnası” hükümlerini düzenlemekte olup bu istisnai düzenleme kitabımızın daha sonraki bölümlerinde “Telif Hakları İstisnası” olarak adlandırılacaktır.

Müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hâsılat  Gelir Vergisinden müstesnadır. Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.

Yukarıda yazılı kazançların arızî olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez. Serbest meslek kazançları istisnasının, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.

Gelir Vergisi Kanununun serbest meslek kazançlarında istisnaya ilişin 18 nci maddesinde 3239 ve 4444 sayılı Kanunlarla yapılan değişiklikler ile telif hakları istisnasının kapsamı genişletilmiş olup müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam ve bestekârlar, bilgisayar programcısı ile mucitler veya bunların kanuni mirasçıları istisna kapsamına alınmıştır.

Sözü edilen maddede yer alan istisnanın uygulanabilmesi için[1];

Telif hakları ve ihtira beratı sahiplerinin istisnadan yararlanabilmesi için aşağıdaki şartları taşımaları gerekir.

Söz konusu serbest meslek kazancı; müellif, mütercim, heykeltraş, hattat bilgisayar programcısı, ressam, bestekâr ve mucitler veya bunların kanuni mirasçıları tarafından elde edilmiş olması,

– Şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve inceleme, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserleri ile hattatların hat sanatı çerçevesinde değerlendirilen yazılarının gazete, dergi, radyo, televizyon ve videoda yayınlanması,

– Kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserler ile ihtira beratlarının satılması veya bunlar üzerindeki mevcut hakların devir ve temlik edilmesi veya kiralanması karşılığında elde edilmiş olacaktır.

– Elde edilen gelirin serbest meslek kazancı olması gerekir. Sözlü veya yazılı bir hizmet sözleşmesi ile herhangi bir işverene bağlı olan kişilere, 18 inci maddede belirtilen faaliyetleri dolayısıyla işverenler tarafından yapılan ödemeler, serbest meslek kazancı olmayıp, ücret geliri sayılacağından, bu gelire istisna uygulanmayacaktır,

– Yukarıda sözü edilen eserlerin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkında Kanun hükümlerine göre eser niteliğinde olması ve ihtira beratlarının da tescil edilmiş bulunması gerekmektedir,

– İhtira beratlarına konu olan buluşların ticari veya sınai bir işletmeye dahil iken satılması, devir ve temliki veya kiralanması yada ihtira beratına konu olan buluşun üretilerek satılması hallerinde elde edilen kazanç, serbest meslek kazancı kapsamına girmeyeceğinden, bu kazançlara söz konusu istisna uygulanmayacaktır.

  • Kazanç bu kişilerin;

Serbest meslek kazançlarına ait istisna maddesini düzenleyen Gelir Vergisi Kanunu’nun 18 inci maddesindeki istisnanın Vergi Reform Komisyonunun gerekçesinde “İsmi geçen eser sahiplerinin eserlerini ekonomik anlamda değerlendirilmelerinin zaman alabileceği, eserin tutmayabileceği, masraflarını telafi etmeyebilecekleri bu bakımdan serbestçe eser telif edenlerle bir yere bağlı olarak ücret mukabili yazanlar arasında farklılık olduğu, kazancın eserin satıldığı yılda vergilendirilmesinin müterakki tarifeye göre yüksek nispette hesaplanacak verginin ağır ve adaletli olamayacağı, ilmi edebi ve bedii faydaları nesle intikal edecek olan bazı eserlerin teşvik ve himaye edilmiş olması da mali istisna asıl sebeplerinden olmamakla birlikte kültür hayatımızın bakımından istisnanın hayırlı bir netice olarak kabul edilebilir” denilmektedir.

Bu kazanç istisnasının uygulanabilmesi için, maddede yer alan fikri ürünlerin serbest meslek faaliyeti olarak meydana getirilmesi, dolayısıyla elde edilen gelirin serbest meslek kazancı olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, serbest meslek faaliyeti sonucu ortaya konulan çalışmaların istisna kapsamında olabilmesi için bu çalışma, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca eser sayılmalıdır.

Sözü edilen Kanun'un 1 inci maddesinde eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanun uyarınca ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri olarak tanımlanmış olup bir fikir ürünün eser sayılmasındaki önem, onun korunmasıyla sıkı sıkıya ilgilidir. Koruma, ancak toplumun kültürünü geliştiren, zenginleştiren ve ona katkıda bulunan fikri ürünler için sağlanmaktadır. İşte Gelir Vergisi Kanunu'nun 18 inci maddesiyle getirilen istisnanın amacı da, bu şekilde toplum kültürüne katkıda bulunan, müellif, mütercim, heykeltraş, ressam, bestekâr ve mucitlerin, ilim ve edebiyat eserleri ile musiki eserleri, güzel sanat ve sinema eserlerinin devamını sağlamak, teşvik etmektir.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkında Kanunun 1 nci maddesine göre, eser; "Sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanun uyarınca ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri sayılan her nev'i fikir ve sanat mahsulleri" olarak tanımlanmıştır. Bu kanun kapsamına giren eserler aşağıda da belirtildiği üzere 4 ana başlık altında açıklanmıştır.

  1.    İlim ve Edebiyat Eserleri,
  2.    Musiki eserleri,
  3.    Güzel Sanat Eserleri,
  4.    Sinema eserleri,

Öte yandan, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 6.maddesine göre; diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve aşağıda yazılı fikir ve sanat mahsulleri işlenme kabul edilmiş ve işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmelerin bu kanuna göre eser sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu şekilde eser sayılan yazılı fikir ve sanat eserleri” şöyle sıralanmıştır.

  1.    Tercümeler,
  1.    Roman, hikâye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi,
  1.    Musiki, güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin film haline sokulması veya filme alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle sorulması,
  1.    Musiki aranjman ve tertipleri,
  1.    Güzel sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere sokulması,
  1.    Bir eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyet haline konulması,
  1.    Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dâhilinde seçme ve toplama eserler tertibi,
  1.    Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi,
  1.    Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut kısaltılması,
  1.   Bir bilgisayar programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim yapılması,
  1.   Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dâhilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan verilere materyalin korunması için genişletilemez),
  1.   İstifade edilen eserin sahibinin haklarına zarar getirmemek şartıyla oluşturulan ve İşleyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser sayılır.

Söz konusu eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi veya bu kazançların arızi olarak elde edilmesi halinde de istisna uygulanacaktır. Ancak, bu istisna hükmü elde edilen hâsılat üzerinden 94 üncü madde uyarınca tevkif yoluyla alınacak vergiyi kapsamayacaktır.

Bu durumda, Gelir Vergisi Kanununun değişik 94 üncü maddesinin (A) fıkrasının 2/a bendi hükmüne göre, vergi tevkifatı yapmakla yükümlü olanlar tarafından 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek kazançları dolayısıyla hak sahiplerine yapılacak ödemelerden, ödemenin miktarına bakılmaksızın % 17 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Bu bağlamda, eserlerin sahipleri veya kanuni mirasçıları tarafından satılması veya kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelirlerin tamamının herhangi bir miktarla sınırlı olmaksızın vergiden istisna edilmiştir. İhtira beratının mucitleri veya kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar aynı şekilde serbest meslek kazancıdır.

1.2. Telif Hakları İstisnası Kapsamındaki Eserler

1.2.1. Telif Hakları İstisnasından Kimler Yararlanabilir?

Gelir Vergisi Kanunu’nun 18 maddesinde sayılan eser sahipleri olarak müellif, mütercim, heykeltraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı ile mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları telif hakları istisnası kapsamında koruma altına alınan kişiler olarak aşağıda 3 grup olarak karşımıza çıkmaktadır.

  • Eser sahipleri,
  • Mucitler,
  • Kanuni mirasçılar,

Telif hakları kapsamındaki eserlerin satışından kiralanmasından ve devir temlik edilmesinden doğan vergisel avantajlardan eser sahiplerinin kendileri, mucitleri ve kanuni mirasçıları faydalanacak olup bunlar dışında kalan mansup mirasçılar bu imkândan yararlanamazlar. Mansup mirasçı (atanmış mirasçı) ile ilgili hususlar 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununda düzenlenmiştir.

Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde, malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir. Mirasbırakan, mirasının tamamı veya belli bir oranı için bir veya birden çok kişiyi mirasçı atayabilir. Bir kişinin, mirasın tamamını veya belli bir oranını almasını içeren her tasarruf, mirasçı atanması sayılır. Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir. Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. (MK.Md. 516)

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 19 uncu maddesinde de mansup (atanmış) mirasçıların eser sahibinin ölümünden sonra eserden doğan mali hakları kullanabilecekleri düzenlenmiştir. Buna göre Eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini, eser sahibi de eseri meydana getiren kişi olduğu ifade edilmiştir. Aynı kanunda mali hakları kullanma yetkisinin münhasıran eser sahibine ait olduğu, eser sahibi kendisine tanınan salahiyetlerin kullanılış tarzlarını tespit etmemişse yahut bu hususu her hangi bir kimseye bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eşi ile çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana- babasına, kardeşlerine ait olduğu açıklanmıştır.

Vergi Usul Kanunu’nun 12 inci maddesinde mirasçıların sorumluluğu açıklanmış olup “ölüm halinde mükelleflerin ödevleri kanuni ve mansup mirasçılara geçer. Ancak, mirasçıların her biri ölünün vergi borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar” hükmüne yer verilmiştir.

Bu anlamda Gelir Vergisi Kanunu’nun 18 inci maddesinde yer alan telif hakları istisnası kapsamında eser sahibinin atanmış (mansup) mirasçısı vergisel olanaklardan yararlanma imkânı bulunmazken, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda mansup mirasçıya eser sahibinin ölümünden sonra mali haklardan yararlanma imkanı tanınmıştır. Bunun yanında mirasçıların sorumluluğunda ölünün vergi borçlarının intikalinde mansup- kanuni mirasçı ayrımı yapılmazken vergisel imkânlardan yararlanma açısından kanuni mirasçı lehine ayrım yapıldığı görülmektedir.

1.2.2. Telif Hakları Kapsamındaki Eserler

Telif hakları istisnasını düzenleyen 18 inci maddede bazı eser isimleri bizatihi sayılmak suretiyle tadad edilmiştir. Buna göre aşağıdaki eserlerin, telif haklarının satışı, devir ve temlik edilmesi veya kiralanması gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bunlar sırasıyla;

  • Şiir,
  • Makale,
  • Roman,
  • Bilimsel araştırma,
  • Bilimsel incelemeler,
  • Bilgiyasar yazılımı,
  • Bilgisayar programları,
  • Röportaj,
  • Karikatür,
  • Fotoğraf,
  • Film,
  • Video band,
  • Radyo ve Televizyon senaryo ve oyunları,
  • Resim,
  • Heykel,
  • Nota,
  • Buluşlar ve yenilikler

Bunun yanında kanun koyucu telif hakları kapsamındaki eserlerinin bazılarını saymış olmakla beraber bunun yanında “…….gibi eserlerini” demek suretiyle bu kapsamdaki eserleri sınırlandırmamıştır. Keza, Maliye Bakanlığı uygulamalarında ve özelgelerinde aşağıdaki belirtilen eserlerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Buna göre;

  • Müzik besteciliği,
  • Anonim Türküler
  • Reklâm müziği,
  • Yazılıp oynanılan piyesler ve tiyatrolar,
  • Yönetmen gelirleri,
  • Senaryo yazarlığı,
  • Tezhip sanatı,
  • Takı tasarım çalışmaları,
  • Rölyef, Seramik, Pano ve Vitray,
  • Mozaik çalışmaları,
  • Hat sanatı,
  • Baskı, Cam altı, Duvar resimleri,
  • Üç boyutlu objeler,
  • Çini ve Ebru sanatı,
  • Grafik tasarımları,
  • Çizgi film,
  • Kitap yazarlığı,
  • Yazılı çevirmenlik,
  • Kendi bestelerinin konserlerde icrası,
  • Kaset, CD gibi ortamlarda kaydedilmek üzere seslendirilmesi,
  • Çoğaltılması ve dağıtımı başka firmalara yaptırılmış olsa dahi  Kaset/ CD olarak satışı,

1.2.3. Telif Haklarından Yararlanma Şartları

Telif hakları ile ihtira beratının müellifleri veya kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar serbest meslek kazancı olarak vergilendirilir. (GVK Md.70/5-6)

Eser sahiplerinin, mucitlerin ve kanuni mirasçılarının sözü edilen eserleri ve ihtira beratlarını satmaları veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmeleri veya kiralamaları gelir vergisinden istisna edilmiştir.

İhtira beratı, sanayide ve diğer alanlarda kullanılmaya mahsus makine, alet ve aracıların tamamen yenisini, yeni bir şeklini veya yeni bir kullanma tarzını keşfeden ya da bunları geliştiren kimselere, keşif ve icatlardan yalnız kendisinin, belirli bir süre yararlanması için devlet tarafından verilen belgedir. Yukarıda sözü edilen eserlerin 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkında Kanun hükümlerine göre eser niteliğinde olması ve ihtira beratlarının da tescil edilmiş bulunması gerekmektedir.

Eserin Sahibi

Gelirin Türü

İstisna Durumu

Eserlerin Sahipleri Tarafından Elden Çıkarılması

Serbest Meslek Kazancı

Telif Hakları Kapsamında İstisnadır

Eserlerin Sahipleri Tarafından Kiralanması

Serbest Meslek Kazancı

Telif Hakları Kapsamında İstisnadır

Eserlerin Kanuni Mirasçıları Elden Çıkarılması

Serbest Meslek Kazancı

Telif Hakları Kapsamında İstisnadır

Eserlerin Kanuni Mirasçıları Kiralanması

Serbest Meslek Kazancı

Telif Hakları Kapsamında İstisnadır

Bu anlamda eser sahiplerinin, mucitlerin ve kanuni mirasçılarının sözü edilen eserleri ve ihtira beratlarını aşağıdaki şekillerde değerlendirmeleri halinde elde edilen kazanç telif hakları kapsamında gelir vergiden istisna edilecektir.

  • Satmaları,
  • Bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmeleri,
  • Kiralamaları gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Bunun yanında sözü edilen eserlerin bilgisayar ve internet ortamında, radyo ve televizyon ve videoda yayınlanması veya CD, disket halinde satılması veya kiralanması da telif hakları kapsamında değerlendirilir. Örneğin; Şarkı sözü yazmak ve bu besteleri seslendirme çalışmaları yukarıda ki açıklamalar doğrultusunda yapılıyor olması halinde diğer bir anlatımla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre eser niteliği taşıması ve bu durumun kişi tarafından İl Kültür Müdürlüğü’nden alınacak bir belge ile tevsik ve ispat edilmesi  şartıyla söz konusu çalışmaların satışından elde edilen Gelir Vergisi Kanunu’nun 18 inci maddesinde yer alan istisnadan faydalanılması mümkündür.

Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanunî mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artış kazancı iken telif haklarının üçüncü kişiler tarafından kiralanmasından doğan kazançlar ise gayrimenkul sermeye iradı olarak vergilendirilmesi gerekeceğinden söz konusu kazançların telif hakları istisnasından yararlanmaları söz konusu değildir. (Mükerrer Md. 70/6 ve 80/3)

 

Eserin Sahibi

Gelirin Türü

İstisna Durumu

Mansup Mirasçılar Tarafından Elden Çıkarılması

Serbest Meslek Kazancı

Telif Hakları İstisnasından Yararlanılmaz

Mansup Mirasçılar Tarafından Kiralanması

Gayrimenkul Sermaye İradı

Telif Hakları İstisnasından Yararlanılmaz

Eserlerin Üçüncü Kişiler Tarafından Elden Çıkarılması

Değer Artış Kazancı

Telif Hakları İstisnasından Yararlanılmaz

Eserlerin Üçüncü Kişiler Tarafından Kiralanması

Gayrimenkul Sermaye İradı

Telif Hakları İstisnasından Yararlanılmaz

  • Telif haklarının satışı, devir ve temlik edilmesi veya kiralanması,
  • Konserlerde icra edilmesi,
  • Kaset, CD gibi ortamlarda kaydedilmek üzere seslendirilmesi,
  • Kaset ve CD olarak satışı (çoğaltılması ve dağıtımı başka firmalara yaptırılmış olsa dahi)

Gelir Vergisi Kanunu’nun eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler telif hakları istisnasına dahildir. Söz konusu faaliyetin arızi olarak yapılması da istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

Örneğin; Ses sanatçısı Sezen AKSOY, sözleri kendisine ait “bir rüzgar geldi geçti” şarkısını Adana’daki festivalde konserde icra etmiş olup 100.000 Liralık gelir elde etmiştir. Sanatçı, sözleri kendisine ait olan eserini temsil ve icra ettiğinden dolayı 100.000 TL’lik gelir telif hakları kapsamında vergiden istisna edilmesi gerekeceğinden yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmemesi gerekir.

Örneğin; Sanatçı Ferhat GÜN, sözleri ve bestesi Sezen AKSOY’a ait bir rüzgar geldi geçti” şarkısını Adana’daki festivalde konserde icra etmiş olup 100.000 TL gelir elde etmiştir. Sanatçının icra etmiş olduğu şarkının bestesi başka sanatçıya ait olduğundan dolayı telif hakları kapsamındaki istisnadan yararlanması mümkün değildir.

Diğer taraftan, ihtira beratlarına konu olan buluşların ticari veya sınai bir işletmeye dahil iken satılması, devir ve temliki veya kiralanması yada ihtira beratına konu olan buluşun üretilerek satılması hallerinde elde edilen kazanç, serbest meslek kazancı kapsamına girmeyeceğinden, bu kazançlara söz konusu istisna uygulanmayacaktır. Ayrıca, istisna kapsamına yeni alınan videobant halindeki eserlerin sahipleri veya kanuni mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından (video kulüpleri gibi) satılması veya kiralanmasından elde edilen gelirlere bu istisna uygulanmayacaktır.

Örneğin; IŞIK Yapım ve Film Ltd.Şti adına kayıtlı ve tescil edilmiş bulunan yeni buluşu (İhtira Beratını) 1.000.000 TL karşılığında satmıştır. Gelir Vergisi Kanunundaki telif hakları istisnası gerçek kişi serbest meslek erbabına getirilen bir istisna uygulaması olduğundan sermaye şirketi niteliğindeki Limited Şirket adına tescil edilmiş bulunan ihtira beratının satışından elde edilen gelir telif hakları istisnasından yararlanamayacaktır.