e-KİTAP PROJESİ®

~ TÜRKİYE'NİN e-KİTAP PROJESİ ~

KİTABINIZI HEM "EKİTAP" HEM DE "BASILI" OLARAK YAYINLAYALIM, TÜM DÜNYADA OKUNSUN VE SATIŞA ÇIKSIN.. * Anı, Roman, Şiir, Hikaye, Akademik çalışmalarınızı yayınlayalım * Tüm Paket Fiyatlarımızda SABİT FİYAT + YURTİÇİ - YURTDIŞI Dağıtım ve Satış İmkanı - * Kitabınız KİTAPYURDU, İDEFİX, D & R ve tüm kitap marketlerde..

POPÜLER KİTAPLAR
Başlıkla Eşleşenler
Başlıklarda Ara
İçeriklerde Ara
Postalarda Ara
Sayfalarda Ara
Filter by Categories
e-Kitap Hakkında
e-KİTAP OKUMA KILAVUZU
e-KİTAP SATIN ALMA KILAVUZU
Güncel & Global Haberler
Hobi Köşesi
İndirilecek Belgeler
İzlenecek Yol
Kapak Şablonları
Kitap & Yayın Dünyasından Haberler
Kitap Ebat ve Fiyatları
Kitap ebatı seçimi & maliyet şablonu
Kitap Şablonları
KİTAP YAYIN PAKETLERİMİZ
Piyano & Gitar Müzik yapma Sayfası
ŞİMDİ YAYINLAMAK İSTİYORUM
Yayınlanmış Makaleler
Yazarın Telif Hakları
Yazarlar

Diğer Arama Sonuçları...

Amazon ve Apple’dan yayıncılık haberleri

yayınevlerinin sonunu hazırlıyor!

Amazon yayınevlerinin sonunu hazırlıyor!

mağazalarının korkulu rüyası haline gelen .com şimdi de ni zorlayacak bir adım atıyor.

Yazarların larını ne vermeden, kendi kendilerine basmalarını teşvik eden bu Sonbahar'da bu şekilde hazırlanmış 122 kitabı satışa sunuyor.

 

Söz konusu projeyi eski bir yayıncı olan Laurance Kirshbaum yürütüyor. Kirshbaum Amazon.com adına yazarların yayıncılığını üstleniyor. Yönetmen Penny Marshall'la anı kitabı için bir anlaşma imzalayan Kirshbaum'un 800 bin dolarlık ödeme yaptığı belirtiliyor.

Amazon'un söz konusu adımı yayıncıların paniğe sevk edebilir. yayıncısı Richard Curtis, "Eğer bir kitapeviniz varsa Amazon bir süredir sizinle rekabet ediyor demektir. Eğer yayıncıysanız bir gün kalkarsınız ve sizinle de rekabet içinde olduğunu görürsünüz. Eğer dağıtımcıysanız Amazon belki öğle yemeğinizi çalıyor olabilir çünkü onlara doğrudan kitaplarını basma ve sizi aradan çıkarma hakkı sunuyor" diyor.

"Bu eski bir stratejidir. Böl ve parçala."

Amazon yöneticileri şu an bu iş için ne kadar editör tuttuklarını ve ne kadar kişiyi istihdam ettiklerini söylemiyor.

Amazon'a göre yayıncılık dünyasında yapılan bir devrimle artık sadece okuyucular ve yazıcılar var. Geri kalan herkes Amazon'un yeni yöntemiyle aradan çıkmış olacak.

Çok sıkı bir şekilde tutulan Nielsen BookScan satış veritabanına yazarlar için erişim sağlayan Amazon, bu sayede yazarların okuyucuların neye tepki gösterdiğini, kitaplarının an ve an nerede ve ne kadar sattığını görmelerini sağlıyor.

Bu sistem sayesinde anlaşılmaz bir Alman tarih romanı olan "The Hangman's Daughter" Almanca'dan İngilizce'ye çevrildi ve çok satanlar arasına girdi. Kitap şu ana dek 250 bin adet sattı.

ve , ikinci el müzik ve satacak

 

Apple ve Amazon, ikinci el müzik ve e-kitap satacak

'dan aldığınız albümler ve 'dan aldığını 'lar, ikinci el olarak satılabilecek.

Normalde kitapçıdan aldığını bir kitabı hoşunuza gitmediği zaman ikinci el olarak satabiliyor veya bir arkadaşınıza verebiliyorsunuz. Ancak aldığınız bir e-kitabı, ikinci el olarak satmanız mümkün değil.

Bu durum iTunes'dan aldığınız bir şarkı veya albümde de geçerli. Ancak görünüşe göre bu durum değişmek üzere.

Geçtiğimiz Ocak ayında 'un aldığı bir patent, tüm dijital materyallerin takası yönündeydi. Bu durum yayıncıları ve medya şirketlerini korkuttu. Ancak bu durumun aynısı, Amazon 13 yıl önce ikinci el kitap satmaya başladığında da olmuştu.

Geçtiğimiz perşembe günü ise Apple'ın bir patent başvurusu yayınlandı. Bu patentte kullanıcıların e-kitap, müzik, film ve yazılımı, takas etme sistemiyle ilgili bilgiler bulunuyordu. Sisteme göre kullanıcılarda bu materyallerin aynı anda sadece 1 kopyası bulunabilecek.

Bu sırada bir New York mahkemesi de inanların şarkılarını satın alıp satmasını sağlayacak bir şirketin, telif hakları yasasını ihlal etmediğine karar verdi.

Bu durumla birlikte ve Amazon, patentleri hayata geçirmek için oldukça hızlı çalışmaya başlayabilir.

 

satarak 26 yaşında milyoner oldu

E-kitap satarak 26 yaşında milyoner oldu

, sadece satarak daha 26 yaşında milyonerlik sıfatını aldı.

Günümüz gençliğinin hayali internetten zengin olmak. Bunun farklı yolları var tabi, e-ticaret gibi, internetten ucuz mal satın alıp, ülkemizde satmak gibi. Biraz programlama bilenlerin hayali de mobil uygulama geliştirip binlerce satmak tabii ki. Fakat ülkemizde hala yerleşmeyen kültürü de aslında oldukça karlı bir iş. Tabii önüne gelen başarılı olacak diye bir kaide yok, fakat olmuş.

Amanda Hocking 26 yaşında bir serbest yazar. Şimdiye kadar yazdığı hiçbir , fiziksel olarak basılmamış. Fakat e-kitapları toplamda 900 bin adet satılmış. Bu kitapların sayıca fazla satmasının sebebi de Amanda'nın kitaplarının fiyatının diğer kitaplara nazaran ucuz olması. En pahalı kitabını 3 dolara, en ucuzunu ise bir uygulama fiyatına yani 0.99 dolara satan Amanda, yılda milyonlarca dolar kazanıyor.

için satılan kitaplar arasında, en çok satan 25 kitabın, 6'sının yazarı dışında diğerleri fiziksel olarak basılmamış. Kindle üzerinde satılan kitaplardan firma kendisine yüzde 30'luk bir komisyon alıyor, gerisi ise yazara kalıyor.AdTech Ad

 

, sında suçlu bulundu

Apple, e-kitap davasında suçlu bulundu

, geçtiğimiz yıl açılan fiyatları sında hakim tarafından suçlu bulundu.

Bugün teknoloji devi Apple'ın Amazon ile olan "app store" sını sizlere aktarmıştık. 'ın bunun dışında bir başka davası da ABD Adalet Bakanlığı ile bulunuyordu. , Apple ve altı yayın şirketini e-kitap fiyatlarını tarafından belirlenen seviyenin üzerine taşımak için anlaşma yapmakla suçlamış ve dava açmıştı. Bu davanın sonucu bugün nihayet açıklandı.

 

Yapılan duruşmaların ardından Apple, fiyatları davasında Hakim Denise Cote tarafından suçlu bulundu. Dava sürecine gelinene kadar aradan geçen dönemde yayıncılar bir bir bakanlık ile uzlaşarak suçlamalardan feragat etmişlerdi. Yani davanın direk olarak muhatabı Apple olmuştu.

 

Açıklanan bu kararın ardından ise Apple sözcüsü, karara itirazda bulunacaklarını ve Apple'ın e-kitap fiyatlarını ayarlamak için bir komplo işine girmediğini söyledi. Öte yandan Apple'ı suçlayan ve davayı kazanan ABD Adalet Bakanlığı da, kararı e-kitap okuyan milyonlarca tüketici için bir zafer olarak tanımladı. Şu anda bu konuda suçlu bulunan Apple'ın ne kadar tazminat ödeyeceği ise ilerleyen günlerde belli olacak.

Kağıt lerin son kullanma tarihi: 2040

Kağıt gazetelerin son kullanma tarihi: 2040

Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Dünya Entellektüel Mülkiyet Örgütü, geleneksel kağıt lerin 2040 yılına kadar ortadan kalkacağını ve yerini dijital olanların alacağını bildirdi.

BM'ye bağlı örgütün Genel Direktörü Francis Gurry, İsviçre'de yayınlanan La Tribune de Geneve sine verdiği demeçte, "Birkaç yıla bizim bugün bildiğimiz basılı gazeteler hiç kalmayacak. Bu bir evrim, ne iyi ne kötü, gazetelerin 2040'ta kaybolacağına dair araştırmalar var, bu ABD'de 2017'de tahmin ediliyor" dedi.

 

 

 

Bunun kaçınılmaz bir evrim olduğunu ve ABD'de şimdiden kağıt kitaptan çok dijital kitap satıldığını, kentlerde artık daha az kitapçı kaldığını belirten Gurry, bu gelişime bağlı sorunlardan birisinin de gazetecilerin gelirleri olacağının altını çizdi.

 

 

 

"Editörler, makaleleri yazanlara ödeyecek geliri nereden bulacaklar?" diye soran BM'ye bağlı kuruluşun yetkilisi Gurry, makaleleri yazanların parasını ödeyebilmek için telif hakları sistemini muhafaza etmek gerektiğini, bu olmadan makale ve haberleri yazanların yaşayamayacağının altını çizdi.AdTech Ad

 

lar, devrini bitiriyor

 

Online yayınlar, gazete devrini bitiriyor

Yapılan ya göre lar ve ler, lerin geleceğini karartıyorlar.

2011 yılında 4 inçlik bir dan ya da 7 inçlik bir ten bütün haberlere erişebilmek mümkünken kim alır değil mi? lar da bu doğrultuda. The Pew Project araştırmasına göre 2.200'den fazla kişiden alınan sonuçlar gösteriyor ki artık tabletler ve akıllı telefonlar birçok kişinin günlük haber alma alışkanlıkları arasında kendilerine yer edinmişler. Bu da önümüzdeki birkaç on yıl içinde belki de basılı gazetelerin sonunun geleceğinin bir göstergesi olabilir.

İstatistiklere daha detaylı bakacak olursak katılımcıların %42'si hava durumuna tablet ya da akıllı telefonlarından bakıyor. %37'si etraflarındaki restoran ve diğer işletmeler hakkında görüşleri almak için cihazlarını kullanırken %30'luk bir kesim ise bulundukları bölgeyle ilgili haberlerin geneline bakmak için cihazlarını kullanıyor. Yaklaşık %25'lik bir kesim ise maç sonuçları ve trafik durumu için telefon ve tabletlerine güveniyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer beklenen sonuç ise gençlerin bu yeni duruma daha kolay adapte olabildikleri. 18 – 29 yaş aralığındaki kullanıcıların %70'i cihazları tercih ederken 50 – 64 yaş aralığında bu ordan %33'de kalıyor. Ayrıca araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer ilginç sonuç da katılımcıların %23'ü haberleri takip edebilmek için aylık 5 doları gözden çıkarabileceğini söylerken %18'lik bir kesim de bunun için 10$'lık bir bütçe ayırabileceklerini söylüyorlar. Bir gün elektronik cihazların gazetelerin yerini tamamen alması birçok kişiye göre beklenen bir gelişmeydi. Görünen o ki bu değişim tahmin edilenden bir hayli daha hızlı olacak.

adamlarından e-kağıt: i2R

Tayvanlı bilimadamlarından e-kağıt: i2R e-Paper

adamları ''i2R '' adını verdikleri silinebilir ve 260 kez kullanılabilecek bir kağıt üretti.

Endüstriyel Teknoloji Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Enstitü'nün Görüntü Teknoloji Merkezi Genel Müdürü John Chen, kağıdın, ticari aşamaya getirilmesi halinde büyük ağaç tasarrufu sağlayacağını söyledi. Kağıtta, faks makinelerinde kullanılan termal yazıcıların benzerinin kullanıldığı dile getiren Chen, mesaja daha fazla ihtiyaç duyulmaması halinde kağıttaki yazıların bir düğmenin çevrilmesiyle silinebildiğini ve kağıdın 260 kez kullanılabileceğini açıkladı.

 

 

''i2R ''ın dünya genelinde milyonlarca üretilen poster ve kağıtların yerini almasının hedeflendiğini söyleyen Chen, geleneksel görüntü cihazlarındakilerin aksine kendi teknolojilerinin elektrot gerektirmediğini, kağıtlarının çok hafif, yumuşak ve yeniden yazılabilir olduğunu, bu açıdan bakıldığınıda ''''ın gerçek bir e- kağıt olduğunu ifade etti.

 

 

adamlarının kolestrik likid kristal içeren plastik bir filmle kapladıkları ''i2R e-paper''da baskı için arka ışığı gerekmiyor ve farklı renkler üretebiliyor. Kağıdın üzerinde basılı olanlar silinebiliyor. Ayrıca modifiye edilmiş bir yazıcı, kağıdı geriye doğru yuvarlayarak yazıları siliyor.

 

 

Bir A4 büyüklüğündeki e-kağıdın maliyetinin 2 dolar olduğu bildirilirken, kağıdın 2 yıl içinde tüketicilerin hizmetine sunulabileceği kaydediliyor.

 

Kitap & Yayın Dünyasından Haberler

Kitap…

02/25/2013

kitapKitap sözcüğü Arapça bir sözcüktür.

Aslı ketebe(yazmak)’ten gelen kitab (yazılı olan, yazılan) kelimesidir.

Türkçesi ise bitig’tir ve diğer yazılışlarıyla bitik ya da betiktir.

Kaşgarlı Mahmud’un Bağdat’ta 1072 – 1074 yılları arasında yazdığı Türkçe Arapça sözlük olan Divânu Lügati’t-Türk adlı yapıtında kitap sözcüğünün karşılığı Türkçe bitig olarak geçmektedir.

Göktürkler’den kalan Orhun Yazıtları’nda da kitap sözcüğü bitig olarak geçer.

E-kitap tartışması sürüyor


03/06/2013

 

ebookKültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın sorusu üzerine, basılı kitaplarda yüzde 8, e-kitapta ise yüzde 18 olan KDV oranının aynen basılı Kuran’ı Kerim’de olduğu gibi yüzde 1′e indirilmesi yetkisinin Maliye Bakanlığı’nda olduğunu ve bu yönde gerekli yazışmaların yapıldığını bildirdi.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Bakan Çelik’in yanıtlaması için Türkiye’deki yayınlarla ilgili bir soru önergesi verdi. ABD’de yılda 328 bin, Birleşik Krallık’ta 206 bin, Çin Halk Cumhuriyeti’nde 189 bin, Rusya Federasyonu’nda 123 bin, Almanya’da 93 bin, İspanya’da 86 bin 300, İran’da 65 bin başlıkta kitap yayımlandığını hatırlatan Oran, Türkiye’de kaç adet kitap üretildiğini sordu. Oran, basılı kitaplardaki yüzde 8, e-kitaplardaki yüzde 18 olan katma değer vergisi oranının kutsal kitaplarda olduğu gibi yüzde l’e indirilmesi yönünde çalışma olup olmadığını da sorularına ekledi.

Çelik, Türkiye’de 2012 yılında 42 bin 626 başlık kitap üretildiğini belirterek şu bilgileri aktardı: “Bunların konularına göre dağılımı ise şöyle olmuştur; genel konular 901 adet, felsefe ve psikoloji bin 933 adet, din 2 bin 826 adet, toplum bilimleri 14 bin 542 adet, dil ve dilbilim 651 adet, doğa bilimleri ve matematik 656 adet, teknoloji (uygulamalı bilimler) 2 bin 104 adet, güzel sanatlar bin 420 adet, edebiyat ve retorik 14 bin 726 adet, coğrafya ve tarih 2 bin 867 adettir. Telif Hakları Genel Müdürlüğü ile YAY-FED işbirliğinde 2012 yılında vermiş olduğu ‘Satılan Kitap Bandrol’ adedi 293 milyon 257 bin 824 olarak belirtilmiştir. Ücretsiz dağıtılan ders kitabı adedi 187 milyon, üretilen toplam kitap adedi ise 480 milyon 257 bin 824′tür. Türkiye’de basılı kitaplarda KDV oranı yüzde 8 (Basılı Kuran-ı Kerim için yüzde 1), süreli yayınlarda yüzde 1, elektronik yayınlarda ise yüzde 18′dir. Konuyla ilgili düzenleme yapma yetkisi Maliye Bakanlığı’na aittir. Yürürlükte olan oranların düşürülmesi ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı ile yazışmalar yapılmış bulunmaktadır.”

 

E-kitap sektöründe ABD, Türkiye’den otuz kat büyük

 

07/31/2012

Gelişen teknolojinin getirdiği yeniliklerden biri de; e-kitap… Tabletler, bilgisayarlar ve okuyucular aracılığıyla her yerde kitap okuma imkanı sağlayan bu yenilik, her geçen gün daha da yükselen bir akım haline geliyor. Türkiye’nin en büyük online kitapçısı idefix ise, okuma tutkunlarını 2010 yılında e-kitap platformuyla buluşturdu. Kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılaşan e-kitap uygulaması sayesinde, teknoloji üzerinden yepyeni bir okur profilinin oluştuğu görülüyor. İdefix’te de geçtiğimiz 2 yıl içerisinde, Kitaplık uygulaması vasıtası ile e-kitap okuyan kişilerin yüzde 84’ünün idefix’e yeni üye olduğunu açıkladı. Bu oran da bize gösteriyor ki, karşımızda e-kitap okumayı tercih eden yepyeni bir okur kitlesi var.

Idefix’in verilerine göre dünyaya bakıldığında ise ABD’de kitapların, kopyaları ile birlikte 1 milyondan fazla satıldığı görülüyor. Avrupa ülkeleri ve Brezilya dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkeler, Çin ve Rusya gibi ülkelerde sektör, dinamik bir büyüme sağlıyor. E-kitabın pazar payının ABD’de yüzde 13 olduğu görülürken; bu oranın İngiltere’de yüzde 6, Fransa’da yüzde 1,8, Almanya’da ise yüzde 1 olması dikkat çeken detaylar olarak göze çarpıyor. Türkiye’de ise bu oran binde 4…

Konuyla ilgili bir açıklama yapan idefix direktörü Bora Ekmekçi, okurlar açısından e-kitabın en önemli özelliğini internetin olduğu her yerden erişilebilirlik olarak gösterdi ve şunları ekledi: “Sadece Türkiye’nin her köşesi değil, dünyanın dört bir yanından Türkçe kitaplara ulaşabiliyorsunuz. Üstelik binlerce e-kitaptan oluşan kişisel kütüphanenizi küçük bir cihaz üzerinde yanınızda taşıyorsunuz. Müşterilerimizin idefix’teki sanal kütüphaneleri kalıcı. Bir başka deyişle, satın aldıkları e-kitaplar sürekli o kütüphanede duruyor ve saklanıyor. Diledikleri zaman da cihazlarına indirip okuyabiliyorlar. E-kitaplar kişi ve cihaz bazında şifrelenmiş olarak iletiliyor. Dolayısıyla kopyalanamıyorlar. Okur açısından bir diğer önemli avantaj ise e-kitapların yüzde 30-40 oranında daha ucuz olması.”

Yeni nesil e-kitap okuyucu ve tablet cihazların penetrasyonunun arttıkça, yayıncılık sektörünün e-kitap talebinin de aynı hızla yükseleceğini söyleyen Ekmekçi, “Elektronik ticaret gün geçtikçe daha da benimsenen bir satış kanalı olmakla birlikte, Türkiye’de online kitap satışları henüz yayıncılık pazarı içerisinde yüzde 3 gibi küçük bir paya sahip. ABD’de bu oran yüzde 20′ler seviyesinde gerçekleşiyor. Türkiye’de e-ticaret’in toplam perakende ticaret içindeki payı ise yüzde 6 seviyesinde. Bu rakamlar, online kitap satışlarının ciddi büyüme potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Nitekim idefix yıllık yüzde 35 oranında büyüyor. Ayrıca e-kitap sektörünün gelişimi kuşkusuz e-ticaret sektörünün büyümesiyle de destekleniyor ve desteklenecektir. Ülkemizde her yıl iki katı kadar artan e-ticaret sektörünün sayesinde e-kitap satışlarının da yükseleceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

İdefix hakkında:
Türkiye’nin en büyük online kitapçısı olan İdefix.com 1999 yılında kuruldu. EBİ bünyesinde faaliyet gösteren İdefix.com, kurulduğu günden bu yana e-ticaret alanında sayısız yeniliklerin öncüsü oldu. Bugün Kitap, Müzik, DVD Video ve SiberMarket kategorilerinde satış yapmakta olan İdefix, Ağustos 2009’da edebiyat tutkunları tarafından büyük beğeni toplayan Sabitfikir.com adlı güncel edebiyat sitesini yayınlamaya başladı, ardından Nisan 2010’da e-kitap online mağazasını bünyesine ekleyerek Türkiye’yi ilk defa e-kitapla tanıştırdı. İdefix, Ağustos 2010’da Anadolu’daki kitapçıların kitaba erişim sorununa köklü bir çözüm getiren B2B e-ticaret sitesi Prefix.com.tr’yi devreye soktu.

Hobbit ve Felsefe kitabından tadımlık bir bölüm

Geçtiğimiz Aralık ayında İthaki tarafından yayımlanan Hobbit ve Felsefe kitabından tadımlık bir bölüm…
Hobbit’in başlangıç kısmında Bilbo’yu okurun nezdinde dikkat çekici kılan özellik onun hiç de dikkat çekici biri olmayışıdır. Dış dünyadan kopuk bir halde sadece rutin gündelik işleriyle meşgul olarak sürdürdüğü bu son derece sakin ve rahat hayattan gayet memnundur Bilbo. Anne tarafından (ki bu, Took klanını ifade etmektedir) bazı akrabaları arasında yaygın olduğu kulaktan kulağa fısıldanan birbirinden saçma birtakım maskaralıklara rağmen kimse onu maceracı diye tanımlamaz. Sahip olduğu konukseverlik, gurur ve yumuşak huyluluk gibi erdemlerden yola çıkılarak, onun pek çok bakımdan su katılmamış bir İngiliz beyefendisine benzediği söylenebilir.

Çıkın Çıkmazı’ndaki evine doluşan Gandalf ve beraberindeki on üç yabancıya kilerinin kapılarını açması dolayısıyla, henüz kitabın başında okurun zihninde alçakgönüllülüğün birebir tasviri olduğu izlenimi bırakır Bilbo. Beklenmedik misafirlerine kahve, çay, şarap ve siyah biranın yanı sıra susamlı çörekler, üzümlü ve elmalı turtalar, domuz etli börek, tereyağlı çörekler, yumurta, söğüş tavuk eti ve turşu ikram eder. Dikkatimizi çeken bir diğer husus ise şudur: Bilbo’nun başının ciddi anlamda derde girmesinin sebebi, karakterini şekillendiren üstün niteliklerden taviz vermesidir. Erdem her an zaafa dönüşebilir.

Onun gurur anlayışı öyle bir boyuttadır ki, Cüce Gloin’in kendisi için “hırsızdan çok bakkala benziyor” demesine kulak misafiri olmak bile tüylerini diken diken yapmaya yetmiştir. “Rahat yatağını ve kahvaltı sofrasını aniden terk edip nasıl vahşi ve hırçın olunacağını öğrenmek üzere yola koyulmak için dayanılmaz bir istek duydu” ifadesi, Bilbo gibi tek bir öğünü bile kaçırmaya dayanamayan bir obur için hiç de küçümsenecek bir öfke belirtisi sayılmaz. “Onda [Hobbit’i kastederek] sizin tahmin ettiğinizden çok daha fazlası var,” diyerek Cüceleri acele yargıya varmamaları konusunda uyarır Gandalf, “kendisinin herhangi bir fikir sahibi olduğundan çok daha fazlası var.”

Erdemin, diğer bir deyişle, manevi değerlerin önemi Tolkien’in kaleminden çıkan her macera öyküsünün temel öğelerinden biridir. Yazarın sadece okurunu eğlendirme değil ona bir şeyler öğretme ve erdemin kişisel gelişmeye, ahlak bozukluğunun ise kişisel alçalmaya yol açtığına dair kökeni en az Sokrates’e (takriben M.Ö. 470–399) dek dayanan savı destekleme amacı güttüğü çok açık. Manevi değerlerle ilgili teoriler üç temel soruya verdikleri yanıtlarla birbirinden ayrılır: 1) En temel manevi ölçü kıstasları nelerdir? 2) Kişinin manevi değerleri niçin yüksek olmalı? 3) Bir davranışı doğru veya yanlış kılan nedir?

Antik Yunan filozofları ilk soruya cevap olarak günümüzde erdem ahlakı şeklinde tanınan ve hüküm verirken erdemli bir karakteri ve erdemli davranışları esas alan bir maneviyat teoremini desteklemiştir. Neyin iyi (ya da kıymete değer) olduğuna ve manevi yasalar ile görevlere ilişkin diğer savlar da yine erdemlilik odaklı yargılara dayanmaktadır. Örneğin, Bilbo’nun dostlarını mümkün mertebe koruma görevi yüklenmesi, sadakat erdemine dayanıyordu. Bir bilmece oyununda hile yapmak ise kötüydü çünkü birisini kandırmaya yeltenmek erdemden yoksun fesat bir hareketti.

İkinci soruyu ele alacak olursak, Aristoteles (M.Ö. 384–322) erdemli bir yaşamın, adeta doğası gereği, kişiye sahip olduğu potansiyeli en yoğun şekilde ortaya koyabilme olanağı verdiğini öne sürer. Manevi erdemler kişinin karakterini mantıklı ve toplumsal bir hayvan haline geleceği yönde biçimlendiren niteliklerdir, kaldı ki tüm insanların doğasında mutluluğa ulaşma ve oturmuş bir karakter edinme hevesi vardır. Aristoteles’in görüşüne göre manevi değerlere uyacak şekilde hareket etmeliyiz, çünkü bireyin kendi kendini tatmin etmesi ancak böyle mümkün olur ve burada sözü edilen mutlak tatmin düzeyine ulaşma arzusu tüm diğer arzularımızın ardındaki itici güçtür de aynı zamanda.

Bilbo’nun mutluluk ve konfor içinde yaşayageldiği Çıkın Çıkmazı’ndaki ev ve Elrond’un kendisine yerleşke olarak seçtiği eşsiz güzellikteki Ayrıkvadi hakkında Tolkien’in yaptığı tasvirlerin buralarda yaşayanların karakterini yansıtıyor oluşu tesadüf değildir. Kahramanlarımız tepelerden aşağı, Son Sıcak Yuva’ya doğru inerken vadinin dibindeki nehir yatağında gürüldeyerek akan suyun sesini biz de neredeyse duyabilir, çam ve meşe ağaçlarının kokusunu içimize çekebiliriz. Gözlerimiz aşağıdaki kamp ateşlerinin yüreğe sıcaklık yayan parıltısını belli belirsiz seçerken, Elflerin söylediği şarkıların tınısı ağaçların arasında yankılanarak bize dek ulaşır. En sonunda Elrond ile karşılaşırız ve onun “bir Elf lordu kadar soylu ve güzel yüzlü, bir savaşçı kadar güçlü, büyücü kadar bilge, bir Cüce kralı kadar saygın ve yaz kadar müşfik” olduğu gerçeğini görmek bizi hiç mi hiç şaşırtmaz.

Gelelim üçüncü ve son sorunun yanıtına… Aristoteles’in erdem kuramı insan davranışlarının manevi övgüye ihtiyaç duyduğunu ve sadece ve sadece onları motive eden eğilim ve yaklaşımlarca yönlendirildiğini savunur. Başkalarının davranışlarının manevi bakımdan doğru ya da yanlış olduğu konusunda hüküm vermek, hedefi tutturamamış olsalar bile, öncelikle söz konusu davranışlarla neyin amaçlandığını çözümlemeyi gerektirir. Erdemli bir gerekçeye dayanarak hareket etmek manevi açıdan doğru, ahlaksız ve kötü niyetli bir amaçla hareket etmekse manevi açıdan yanlıştır.

İncelemeye aldığımız öyküde Cücelerin içine saklandıkları fıçılardan nihayet çıktıklarında kendilerine böylesine rahatsızlık verici bir kaçış planı empoze etmiş olmasından dolayı Bilbo’yu affetmekte zorlandığını görürüz. Hele liderleri Thorin’in durumu içler acısıdır: “Pasaklı sakalı ıslak samanlarla doluydu; her yanı o kadar çok ağrıyordu, her yanı öylesine tutulmuş, öyle berelenip sarsılmıştı ki, sahilde ayakta bile zor duruyordu.” Yine de Bilbo varılan noktadan dolayı suçlu olduğunu kabule yanaşmaz ve bunda haklıdır da, çünkü bu fikri ortaya atarken Cüceleri böyle acınası hale düşürmek aklının ucundan geçmemiştir. Thorin’in tepkisi karşısında verdiği karşılık biraz da bundandır: “Eh, ölü müsün diri mi?”

Öyle anlaşılıyor ki tıpkı Aristoteles gibi Tolkien de manevi değerler üzerinde yükselen bir erdem anlayışına sahip. En yoğun övgülerini hep erdemli hareketlere, tabiri caizse yüksek karakter örneği sergileyen karakterlerine yönelttiğini ve bu kişilerin herhangi bir işe girişmeden önce neyin sadakat çerçevesinde, yiğitçe veya adil olduğunu ölçüp biçtiğini ve çıkan sonuca göre karar verdiğini görürüz. Hobbit romanında karşımıza çıkan kahramanlar çoğunlukla kendilerinin bile olumlu sonuç doğuracağını ummadığı yollar seçmek durumunda kalır…çünkü yapılması gereken en erdemli harekettir bu.

Örneğin, Bilbo Goblinlerin mağaralarından kaçmayı başardığında Gandalf’ın ve Cücelerin akıbeti hakkında hiçbir fikri yoktur, her ne kadar gerisingeri karanlık dağ geçitlerinin yolunu tutmaya can atsa da, sırf sorumluluk duygusu yüzünden bunu yapamaz: “Tam da bunun görevi olduğuna ve geri dönmesi gerektiğine kanaat getirmişti –üstelik bu konuda da kendini çok mutsuz hissediyordu– ki, sesler duydu.” Bu olayda Bilbo’nun kendisini yerine getirmekle yükümlü hissettiği görevin adı, erdemli davranmanın esasları bakımından kolaylıkla konabilir: O an için yapılması gereken en mertçe ve sadık hareket, dostlarının yardımına koşmaktı…

Eric Bronson, Gregory Bassham ve William Irwin tarafından derlenen  Hobbit ve Felsefe kitabı,  Hobbit filminin gösterime girmesinden bir hafta önce raflardaki yerini alacak. Okuduğunuz bölüm, kitabın Hobbit Romanında Kibir ve Tevazu makalesinin bir kısmıdır.

(Radikal Kitap)

Elektronik kitap satışı artıyor

 

 

 


Amazon.com, elektronik kitap satışına ilişkin bir rapor hazırladı. Hazırlanan raporda, satılan her 100 basılı kitap karşılığında 115 elektronik kitap satışı gerçekleştiği bilgisi verdildi.

Dünyada elektronik kitap satışına gösterilen ilgiye, Türkiye de kayıtsız kalmıyor. Ülkemizde kendi platformu üzerinden elektronik kitap satışına ilk başlayan yayınevi olan Timaş Yayın Grubu Genel Müdürü Osman Okçu,  “30 yıldır basılı şekliyle okuyucularımızın beğenisine sunduğumuz kitaplarımızın büyük bir bölümünü e-kitap olarak satışa sunduk ve bu sürece hızla devam ediyoruz, geldiğimiz noktada yeni yayınlanacak olan kitapların basılı versiyonu raflardaki yerini alırken, aynı anda iKitap’ta satışa sunuluyor. Basılı kitap okuru ile e-kitap okuruna eş zamanlı yayıncılık yapıyoruz. E-kitap satışlarında da yine popüler kitaplar öne çıkıyor, ancak bazen hiç beklenmedik kitapların sürpriz çıkışları ile karşılaşıyoruz” dedi.

 

JK Rowling, İskoçya’da yeni kitabını tanıtacak

09/11/2012

Harry Potter serisinin yazarı JK Rowling yetişkinler için yazdığı ilk romanını tanıtmak için, 2 Kasım tarihinde İskoçya’nın yeni ve en küçük kitap festivallerinden biri olan Lennoxlove Kitap Festivali’ne katılacak.

Yazarın yeni romanı The Casual Vacancy, 27 Eylül’de yayınlanacak. Kitap aynı zamanda e-kitap ve işitsel cd olarak da satılacak.

Kitabın basım ve dağıtımını Little Brown & Co üstleniyor. Yetkililer kitabı kara komedi, kırkırtıcı ve şaşırtıcı olarak tanımlıyor.

Roman, beklenmedik ölümüyle Pagfordlu köylüleri şaşırtan Barry Fairbrother’ın ölümü üzerine odaklanıyor.

(BBC)

 

Harry Potter zirveyi kaptırdı

08/20/2012

Amazon alışveriş sitesinde en çok kitap ünvanı Harry Potter serisinden Açlık Oyunları’na geçti. Buna gore 3 kitaplık Açlık Oyunları serisi, Harry Potter’ın 7 kitaplık serisini geride bırakarak zirveye oturmuş oldu.

İlk kitabı 1997’de yayınlanan Harry Potter, 15 yıllık ve 7 kitaplık geçmişine rağmen, Açlık Oyunları’nın 4 yıllık ve 3 kitaplık geçmişiyle baş edemedi.

Amazon’da en çok satan kitap serisi olan Açlık Oyunları ilk kitabın filme çekilmesi ile birlikte okuyucu kitlesini büyütmeye devam ediyor. Serinin ikinci filmi 2013 yılında gösterime girecek. Son kitabın ise tıpkı Harry Potter gibi iki film olarak çekilmesine karar verildi.

Amazon yayın müdürü Sara Nelson, Açlık Oyunları’nın bu başarısının dijital okumanın artmasıyla doğru orantılı olduğunu düşünüyor. Geçtiğimiz günlerde Amazon UK tarafından yapılan açıklamada site üzerinden dijital kitap satışlarının basılı kitapları geride bıraktığı duyurulmuştu.

 

Stephen King, silahlanmaya “hayır” dedi

01/28/2013

Stephen-KingStephen King, ABD’de bireysel silahlanmanın kontrol altına alınmasını destekleyen 25 sayfalık bir deneme yayımladı.

Kendisi de üç tabanca sahibi olan gerilim romanları üstadı Stephen King, silah sahiplerine yönelik küfürle bezeli metninde, aralık ayında Sandy Hook ilkokulunda meydana gelen ve 20’si çocuk 26 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın ardından otomatik ve yarı otomatik silahlara yasak getirilmesi çağrısında bulundu.

King, “Otomatikler ve yarı otomatikler kitle imha silahlarıdır. Silahsız ve savunmasız insanlara karşı savaş açmak istediklerinde sapkınların kullandığı silahlar bunlardır” dedi.

Silah kontrolüne kitlesel muhalefetin ABD Anayasası’nı savunmaktan çok elinde olanı koruyup yan etkilerini hiçe sayma konusunda inatçı bir eğilimi yansıttığını belirten King ekledi: “Durum eğer buysa kusura bakmayın ama ‘s*ktir git Jack, ben böyle iyiyim’ ahlaki olarak makul bir duruş değil.”

King, önceki hafta sonu bitirdiği denemenin, Obama yönetiminin Ulusal Tüfek Birliği (National Rifle Association) ve müttefiklerine karşı başlattığı mücadeleye destek amacıyla mümkün olan en kısa zamanda basılmasını istedi. Amazon’un online Kindle mağazasında geçtiğimiz cuma günü yayımlanan e-kitap 99 cente satılıyor.

Kitapları 350 milyondan fazla satılan Stephen King, geçen yıl kendisinin de aralarında bulunduğu zenginlerin daha fazla vergi ödemesi çağrısında bulunmuştu. Yazar bu son siyasi girişiminde liberal eğilimlerini itiraf etse de kendisinin de bir silah sahibi olduğunu ve kalbinin yarısının muhafazakâr tarafta olduğunu vurguluyor.

Radikal

Şiir yarışmasına rekor başvuru

03/06/2013

 

kalemÜmraniye Belediyesi tarafından bu yıl 9′uncusu düzenlenen ‘Geleneksel Hikaye ve Şiir Yarışmaları’ için başvurular sona erdi. Şiir yarışmasına yurt içi ve yurt dışından toplam 9 bin 630 başvuru yapılırken, hikaye yarışmasına ise toplam 2 bin 875 başvuru alındı.

Genç yetenekleri sanata kazandırmak ve bu alana yönelik ilgileri teşvik etmek amacıyla düzenlenen yarışmalara, bu yıl rekor bir başvuru gerçekleşti. Yurt içinden ve yurt dışından şiir yarışmasına toplam 9 bin 630 başvuru yapılırken, hikaye yarışmasına ise 2 bin 875 başvuru yapıldı.

Teması serbest olarak belirlenen; ‘serbest’, ‘hece’, ‘aruz’ olmak üzere üç kategoride düzenlenen şiir yarışmasında, her bir kategoride birinciliği elde eden şiire 5 bin, ikinci şiire 4 bin, üçüncüye 3 bin ve her biri bin TL’den 10 adet mansiyon olmak üzere toplam 66 bin TL ödül verilecek. Hikaye yarışmasında ise; birinciye 8 bin, ikinciye 6 bin, üçüncüye 4 bin ve her biri bin 500′er TL olarak belirlenen 10 adet mansiyon olmak üzere, toplam 33 bin TL para ödülü verilecek. Ayrıca dereceye giren eserler, Ümraniye Belediyesi tarafından kitaplaştırılarak edebiyat dünyasına kazandırılacak. Konusu, “Zaman Tünelinde İstanbul Evleri ve Yaşam” olan Geleneksel Resim Yarışması’nda ise, son başvuru 3 Mayıs Cuma günü yapılabilecek.

 

Independent Yabancı Roman Ödülü’ne Orhan Pamuk da aday

03/06/2013

 

Orhan-Pamukİngiltere’de verilen Independent Yabancı Roman Ödülü’nün 15 yazar ve eserinden oluşan aday listesi açıklandı.

Sessiz Ev (“Silent House”) adlı romanıyla Orhan Pamuk’un da yer aldığı “uzun” listedeki diğer yazarlar ve İngilizce’ye çevrilen eserleri şunlar oldu:

-Karl Ove Knausgaard, “A Death In the Family”
-Gerbrand Bakker, “The Detour”
-Laurence Binet,”HHhH”
-Juan Gabriel Vasquez, “The Sound of Things Falling”
-Diego Marani, “The Last of the Vostyachs”
-Pawel Huelle, “Cold Sea Stories”
-Ismail Kadare, “The Fall of the Stone City
-Alain Mabanckou, “Black Bazaar”
-Chris Barnard, “Bundu”
-Enrique Vila-Matas, “Dublinesque”
-Khalid Khalifa, “In Praise of Hatred”
-Pia Juul, “The Murder of Halland”
-Laszlo Krasznahorkai, “Satantango”
-Andres Neuman, “Traveller of the Century”
-Dasa Drndic, “Trieste”

Yarışmanın aday listesinde öne çıkan eserler arasında Khaled Khalifa’nın, Suriye’de yasaklanan “In Praise of Hatred” de yer alıyor.

Suriye’de gizlice basıldığı ve yayımlandıktan 40 gün sonra yasaklandığı belirtilen kitap, 1980′lerin Halep’inde geçiyor ve ülkedeki baskıcı yönetimi anlatıyor.

Aday listesinin öne çıkan diğer isimleri arasında, Independent Yabancı Roman Ödülü’nün 1990′da ilk kez verildiği Orhan Pamuk ile İsmail Kadere de bulunuyor.

Yazar Elif Şafak’ın da seçici kurulunda yer aldığı yarışmanın 6 kitaptan oluşacak listesi 11 Nisan’da açıklanacak ve ödül Mayıs ayında sahibini bulacak.

Independent Bağımsız Roman Ödülü, İngiltere’nin yüksek tirajlı gazetelerinden Independent’ın desteğiyle 1990′da verilmeye başlamış, 1995-2001 yılları arasında verilen aranın ardından İngiltere Sanat Konseyi’nin desteğiyle yeniden hayata getirilmişti.
Organizasyonu 2011′de “Booktrust” yardım kuruluşuna devredilen ve Independent gazetesinin desteğini sürdürdüğü yarışmada, yaşayan yazarların herhangi bir dilden İngilizce’ye çevrilmiş ve İngiltere’de basılmış eserleri dikkate alınıyor.

Eseri birinciliğe değer görülen yazar, 10 bin poundluk para ödülünü, yarı yarıya eserin çevirmeniyle paylaşıyor.

Nobel ödüllü Orhan Pamuk, 1990 yılında Independent Yabancı Roman Ödülü’nü Beyaz Kale (“The White Castle”) romanıyla almıştı.

 

İngiliz şair Rudyard Kipling’in yayımlanmamış şiirleri bulundu

03/04/2013

rudyard_kiplingNobel ödüllü İngiliz şair ve yazar Rudyard Kipling’in yayımlanmamış 50′den fazla şiiri bulundu.

California Üniversitesi’nden Amerikalı akademisyen Thomas Pinney’nin gün yüzüne çıkardığı şiirlerin, şairin diğer 1300 şiiriyle birlikte, Cambridge University Press tarafından basılıp Mart ayında okura sunulacağı belirtildi.

Kayıp olduğu sanılan şiirlerin, aileye ait belgeler arasından ve Manhattan’da bir evin onarımı sırasında bulunduğu ifade ediliyor.

Nobel Edebiyat Ödülü’ne 1907 yılında değer görülen Kipling (1865-1936) 19. yüzyılın sonlarında ve 20′nci yüzyılın başlarında İngiltere’nin en tanınmış şair, romancı ve hikaye yazarları arasında yer alıyordu.

Siyasi görüşleri nedeniyle zaman zaman eleştiren Kipling, büyük yazar George Orwell tarafından da “İngiliz emperyalizminin peygamberi” diye nitelenmişti.

Cemal Süreya’dan Aşk şiiri


02/14/2013

 

Aşk

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git…
Gözlerin durur mu, onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir, bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin, sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma, uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş, bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde, evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı

Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı  İstanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici, öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü, kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik

Oysa bir bardak su yetiyordu, saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin, bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem, ikinin hatırı kalıyordu
İki kere öpeyim desem, üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı, memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik…

 Cemal Süreya

Yasak kitap olmaz

02/18/2013

dogan-hizlan-2Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Doğan Hızlan, Türkiye’deki kitap yasaklarına değindi.

Antalya’da kendi adını taşıyan kütüphanenin birinci kuruluş yıldönümü etkinliklerinde konuşan Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Doğan Hızlan, “Türkiye’de kitap yasaklamalarının olmamasını diliyoruz. Dileğimiz kitap yüzünden içeride olanların çıkması” dedi.

Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Doğan Hızlan, Antalya’da Büyükşehir Belediyesi tarafından geçen yıl yaptırılan ve kendi adını taşıyan kütüphanenin birinci kuruluş yıldönümü etkinliklerine katıldı.

Konferansta eskiden kütüphanelere gidilerek ulaşılan bilginin günümüzde internet vasıtasıyla ulaşılabildiğini anlatan Doğan Hızlan, yeni neslin internet nedeniyle çok fazla kütüphaneye gitmediğini aktardı. İnternet ortamında bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını aktaran Doğan Hızlan, ancak bu bilgilerin yazılı kaynakla sınanmadan doğruluğuna karar verilmemesi, kanaat getirilmemesi gerektiğine dikkati çekti.

Türkiye’deki kütüphanelerin en büyük sorununun istenilen her kitabın bulunamaması olduğunu dile getiren Doğan Hızlan, devletin kitap toplayıp kütüphaneye gönderme gibi bir eylemi olmadığı için bir vatandaş ya da bir koleksiyoncu kütüphaneye kitap bırakmadığı sürece kitap bulanamadığını kaydetti.

Son dönemde internet üzerinden kitap okuma eyleminin yaygınlaştığını kaydeden Doğan Hızlan, “Ben bunlara alışamadım. Kitabın dokunması, zevki başka bir güzel. Ekranda okuduğunuz kitabın hepsinin rengi bir, görüntüsü bir. Ama öbür kitaba sadece yazar emek vermiyor ki, kapağına emek veren var, tasarımına emek veren var. Çoğumuz okuduğumuz kitabın kapağını kimin yaptığını merak etmeyiz. Ama çok önemlidir. Kitabın okurla birinci temasını bu yapar” dedi.

Türkiye’deki kitap okuma rakamlarının da aslında vahim durumda olmadığını ve bu rakamların şiir, roman, deneme, eleştirme şeklinde sınıflandırıldığını belirten Doğan Hızlan, “Halbuki genç kuşak fantastik edebiyatı seviyor. Polisiye romanlar müthiş arttı. İstanbul’da iki yeni yayınevi kuruldu, sadece polisiye romanlar çıkarıyor. Genç okurun bir değişim, başkalaşımı da var” diye konuştu.

Son dönemde kitap ile sinema ilişkisinin de arttığını, gerek yurt içinde, gerekse de yurt dışında çok sayıda kitabın sinemaya uyarlandığından bahseden Doğan Hızlan, yeni kuşağın uzmanlık kitapları yüzünden edebi eserleri okumaya yeterli zaman ayıramadığını kaydetti.

Pek çok ailenin kütüphaneye çalışma yeri gibi baktığını belirten Doğan Hızlan, bazı ailelerin çocuklarının ders kitabı dışında kitap okumalarına izin vermediğini anlattı. Herkesin evinde kütüphane oluşturmaya gücü olmadığını, bunu yapanların ise yasak kitaplar meselesi yüzünden evinde çok sayıda kitap biriktirdiğini vurgulayan Doğan Hızlan, “Çok önemli, çok gerekli kitaplar, okunması şart olan kitapların birçoğu yasaklı. Bizim bu kadar da evleri kitapla doldurmamız o yüzden. Batı’da yaşamış bir insan bilir ki yasaklı bir kitap yoktur. Burada bir kitap arıyorsunuz yok. O zaman evinizde siz o kitabı bulundurmalısınız. Kitap hala yasaklı muamele görüyor” diye konuştu.

Türkiye’de kitapların yasaklanmamasını dileyen ve kitap yüzünden insanların özgürlüğünün yok edilmesini istemediğini söyleyen Doğan Hızlan, “Kitap yasaklamalarının olmamasını diliyoruz. Kitap yüzünden bir insanın özgürlüğünün de yok edilmesini istemiyoruz. Aslında bunların hepsi kitabın gücünü azaltan, böylece de kitabı yücelten bazı işlemler bunlar. Hepsi çift taraflı bıçak. Ama dileğimiz kitap yüzünden içeride olanların çıkması. Yasak kitap olmaz. O darbelerde nice kitaplar yakıldı. Nice kitaplar yüzünden insanlar toplandı. Düşünebiliyor musunuz, kitabın insanın başına açtığını” ifadelerini kullandı.

Yazarlardan Sevgililer Günü Tweetleri

02/14/2013

Elif-Şafak

14 Şubat Sevgililer Günü, Twitter’da da geniş yankı buldu.

Birçok yazar ve popüler isim, Sevgililer Günü’ne ilişkin düşüncelerini Twitter üzerinden takipçileriyle paylaştı.

Bunların arasında Ahmet Ümit, Ahmet Hakan, Elif Şafak, Neslihan Acu, Oben Budak, İstiklal Akarsu gibi isimler vardı.

Ahmet Ümit, “Aşk gibi kişiye özel bir duyguyu hatırlatmak için Sevgililer Günü gibi genel bir gündem üretmek aşkın doğasıyla ne kadar örtüşüyor?” derken, Neslihan Acu, “Sevgililer Günü 1 gün, sevgisiz ve sevgilisizler günü 364 gün…” dedi.

Twitter

I. Ölüdeniz Öykü Yarışması’na başvurular sürüyor

02/11/2013

Ölüdeniz-Öykü-Ödüllerii

Ölüdeniz Belediyesi ve Bencekitap Yayınları’nın ortaklaşa düzenlediği ve başvuruları 1 Aralık 2012′den beri sürmekte olan I. Ölüdeniz Öykü Yarışması’na katılım sürüyor. Son başvuru tarihi ise, 1 Nisan 2013…

 

Öykü türünü desteklemek, edebiyatımıza yeni öykücüler kazandırmak ve bu yazarları ülke genelinde geniş bir okur kitlesine taşımak amacıyla düzenlenen yarışmada ilk üçe giren öykülerin yazarlarına Ölüdeniz Belediyesi tarafından verilecek hediyelerin yanı sıra, yine seçici kurul tarafından belirlenecek 25 civarında öykü, Bencekitap Yayınları tarafından basılacak olan kitapta yer alacak.

Ödüle hak kazananlar Mayıs ayı içinde açıklanacak.

Yarışmanın seçici kurulunda, Gültekin Emre, Hülya Soyşekerci, Kemal Gündüzalp, Ümit Yılmaz ve Mine Ömer bulunuyor.

I. Ölüdeniz Öykü Ödülleri hakkında daha detaylı bilgi için;

http://www.oludenizoykuodulleri.com